Sadece tarife uydum.I just followed the recipe.
Az önce bir sivrisinek tarafından ısırıldım.I just got bitten by a mosquito.
Ben sadece görünme tarzını seviyorum.I just love the way you look.
Sadece yol tarifine ihtiyacım vardı.I just needed directions.
Sadece Tom'la tartışmamam gerektiğini düşünüyorum.I just think I shouldn't argue with Tom.
Tom hakkında hissettiğin tarzı biliyorum.I know the way you felt about Tom.
Tom'un konuşma tarzını seviyorum.I like the way Tom talks.
Bana davranma tarzını seviyorum.I like the way you treat me.
Tarzını seviyorum.I like your style.
Senin tarzını beğeniyorum.I like your style.
Yan tarafta yaşıyorum.I live next door.
O tartışmayı kaybettim.I lost that argument.
Tom'la tartışmayı seviyorum.I love arguing with Tom.
Öpme tarzını seviyorum.I love the way you kiss.
Konuşma tarzını seviyorum.I love the way you talk.
Düşünme tarzını seviyorum.I love the way you think.
Yürüme tarzını seviyorum.I love the way you walk.
Tatlı için elmalı tart yaptım.I made an apple pie for dessert.
Bugün neredeyse bir kamyon tarafından çarpılıyordum.I nearly got hit by a truck today.
Benim tarafımda olmana ihtiyacım var.I need you at my side.
Senin benim tarafımda olmanı istiyorum.I need you at my side.
Tom gibi insanlarla asla tartışmam.I never argue with people like Tom.
Arka tarafa park ettim.I parked around back.
Onu burada tartışmak istemiyorum.I prefer not to discuss it here.
Tom babası tarafından tecavüze uğradı.Tom was raped by his father.
Hangi tarafta olduğun önemli değil.It doesn't matter which side you're on.
Bu, bigisayar tarafından üretilmiş.It's computer-generated.
Böyle sorunlu bir birey ile tartışmak anlamsız.It's pointless to argue with a disturbed individual like that.
Öyle dengesiz bir bireyle tartışmak için hiçbir yere gitmeyeceksin.You won't get anywhere arguing with a disturbed individual like that.
Böylesine rahatsız bir bireyle tartışarak bir yere varmayacaksın.You won't get anywhere by arguing with such a disturbed individual.
Bu benim tarzım değil.That's not my style.
Tom sağ tarafımda oturuyor.Tom is sitting right next to me.
Odanın diğer tarafında bir şey gördüm.I saw something on the other side of the room.
Tom'un Mary'ye baktığı tarzı gördüm.I saw the way Tom was looking at Mary.
Tom'a baktığın tarzı gördüm.I saw the way you looked at Tom.
Tom'un bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw Tom get hit by a car.
Başka bir hareket tarzı göremiyorum.I see no other course of action.
İlerde bunu tartışmak için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to discuss it further.
Sanırım beni en çok etkileyen şey Tom'un birisi hakkındaki konuşma tarzıydı.I think what impressed me most was the way Tom could talk to just about anyone.
Tom ve Mary sınıfta tartışıyor.Tom and Mary are arguing in the classroom.
Tom ve Mary birbiriyle tartışıyor.Tom and Mary are arguing with each other.
Tom ve Mary tartışıyor.Tom and Mary are arguing.
Bugün senaryosu bir arkadaş tarafından yazılmış bir oyun izledim.Today I watched a play of a script written by a friend.
Bugün bir arkadaşım tarafından yazılmış bir oyun izledim.Today, I watched a play written by a friend of mine.
O, ailesi tarafından destekleniyor.He's supported by his family.
Dünyada dağlar, ormanlar, tarım arazileri, hayvanlar ve insanlar vardır.Earth has mountains, forests, fields, animals and people.
Yazar George Orwell yaklaşık yirmi yıl İngiliz polisi tarafından gözlendi.The writer George Orwell was watched for about twelve years by the British police.
Makaleniz tarafından hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed by your article.
Bu sanatçının çok farklı bir tarzı var.This artist has a very distinctive style.
Mevcut anlaşmanın iki kopyası basıldı ve iki taraf tarafından imzalanacak.Two copies of the current agreement were printed and will be signed by the two sides.
Habil, Kabil tarafından öldürüldü.Abel was killed by Cain.
Kendi aralarında tartıştılar.They quarreled among themselves.
Bu ev termitler tarafından istila ediliyor.This house is infested with termites.
Oğlan tarlada sandaletini kaybetti.The boy lost his sandal in the field.
Annemin tarafından büyükannem, Osaka'da yaşıyor.My grandmother on my mother's side lives in Osaka.
Annemin tarafında büyükbabam on yıl önce vefat etti.My grandfather on my mother's side passed away ten years ago.
Beyaz Rusya'da bir adam bir kunduz tarafından öldürüldü.A man was killed by a beaver in Belarus.
Doktor tarafından kontrol edilmelisin.You should get checked by a doctor.
O bir tarot okuyucusu.She's a tarot reader.
Köpekbalığı tarafından saldırıya maruz kalma olasılığı çok düşüktür.The likelihood of being attacked by a shark is very low.