Ana içeriğe geç
Sözlük

tar ile cümle

tar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İncile göre, Üç Kıral parlayan bir yıldız tarafından Hazreti İsa'ya yol gösterildi.According to the Bible, the Three Kings were guided to Jesus by a shining star.
Tom tartışma zahmetine girmedi.Tom didn't bother to argue.
Siz ikiniz tartışmayı bırakmaz mısınız?Don't you two ever stop arguing?
Bugün neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I almost got hit by a car today.
Tom'la tartıştım.I argued with Tom.
Ben tarlayı sabanla sürdüm.I plowed the field.
O uzaylılar tarafından kaçırıldı.He was abducted by aliens.
Uzaylılar tarafından Tatoeba gezegeninden kaçırıldı.She was abducted by aliens from the planet Tatoeba.
Yaşlı adam neredeyse bir araba tarafından çiğneniyordu.The old man was almost run over by a car.
Yaşlı adam neredeyse bir araba tarafından eziliyordu.The elderly man was almost run over by a car.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten zar zor kaçtı.The old man barely missed being run over by a car.
Arka taraftan içeriye girdim.I came in the back way.
Tarafsız olabilirim.I can be impartial.
O, polis tarafından götürüldü.She was carried away by the police.
Onlar polis tarafından götürüldüler.They were carried away by the police.
Herkesin tepki verme tarzına inanamıyorum.I can't believe the way everyone is reacting.
Kardinal Bergoglio, konklav tarafından papa seçildi.Cardinal Bergoglio was elected Pope by the Conclave.
Adam, polis tarafından gözaltına alındı.The man was arrested by the police.
Sanırım Tom şarkı söyleme tarzımdan nefret ediyor.I think Tom hates the way I sing.
Buraya Tom'la tartışmaya gelmedim.I didn't come here to discuss Tom.
Ben senin düşünme tarzını seviyorum.I do like the way you think.
Seninle tartışmak için vaktim yok.I don't have time to argue with you.
O, Tom tarafından ayartıldı.She was seduced by Tom.
Bu sanatçının yaşam tarzı sıradışıdır.This artist's lifestyle is unconventional.
Bakma tarzımı sevmiyorum.I don't like the way I look.
Tom'un iş yapma tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom does business.
Tom'un davranma tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom is acting.
İşi yapma tarzını sevmiyorum.I don't like the way you do business.
İkinci şarkıyı söyleme tarzını özellikle beğendim.I especially liked the way you sang the second song.
Ben tarife uydum.I followed the recipe.
Onların yetişme ortamı ormansızlaşma tarafından tehdit ediliyor.Their habitat is threatened by deforestation.
Bir araba tarafından çarpıldım.I got hit by a car.
Bu yemek tarifini bir dergiden aldım.I got this recipe from a magazine.
Bu yemek tarifini Mary'den aldım.I got this recipe from Mary.
Seninle tartışmaktan nefret ediyorum.I hate to argue with you.
Tarih dersinden nefret ediyordum.I hated history class.
O, devlet başkanı tarafından Beyaz Saray açılış balosuna davet edildi.He was invited by the President to the White House inaugural ball.
Onun alışılmışın dışında mücadele tarzı şaşırtıcı şekilde etkiliydi.His unorthodox fighting style was surprisingly effective.
Tom Mary'den aşağı tarafta yaşar.Tom lives downstream from Mary.
O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.She has a healthy lifestyle.
Saçlarımı taradı.She brushed my hair.
O benim saçlarımı taradı.She brushed my hair.
Onun saçını taradım.I brushed her hair.
Kız oyuncak bebeğinin saçını taradı.The girl combed her doll's hair.
Mississippi deltası tarihin akışı boyunca büyük ölçüde şekiş değiştirdi.The Mississippi delta has changed shape drastically over the course of its history.
Yayınladığım makaleyi tartıştık.We discussed the article I published.
Bir son teslim tarihim var.I have a deadline.
Aslında onu Tom'la tartıştım.I've actually discussed that with Tom.
Onu Tom'la önceden tartıştım.I've already discussed it with Tom.
Endişelerimi Tom'la tartıştım.I've discussed my concerns with Tom.
Bu durumu Tom'la tartıştım.I've discussed this situation with Tom.
Bu tarz şeyleri daha önce de yaptım.I've done this kind of thing before.
Hangi tarafta olduğumu belirledim.I've made my position clear.
Son teslim tarihini hiç kaçırmadım.I've never missed a deadline.
Burada herhangi biriyle tartışmam yok.I have no quarrel with anyone here.
Tom'la tartışacak önemli bir şeyim var.I have something important to discuss with Tom.
Umarım yol tariflerim açıktı.I hope my directions were clear.
Tartışacak vaktim yok.I don't have time to argue.
Ben onu tarif etmeyi denemeyeceğim.I won't try to describe it.
Tom'la tartışmayacağım.I'm not going to argue with Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod