Sen tarafsızsın.You're objective.
Tom tarafsız.Tom is objective.
Bu yemek garson tarafından tavsiye edildi.This dish was recommended by the waiter.
Neden sen ve ben bu tartışmaya özel olarak devam etmiyoruz?Why don't you and I continue this discussion in private?
Neden birkaç dakika içinde benimle ön tarafta buluşmuyorsun?Why don't you meet me out front in a few minutes?
Niçin onu Tom'la tartışmıyorsun?Why don't you talk it over with Tom?
Neden kahvene biraz tarçın koymayı denemiyorsun?Why don't you try putting a little cinnamon in your coffee?
Tom vade tarihi yapacak.Tom will make due.
Anlambilim tartışıyorsunuz.You're arguing semantics.
Çok tatlı bir garson tarafından karşılandık.We were greeted by a cute waitress.
Onun tarzı gibi görünüyor.It seems like her style.
Tom tarihtir.Tom is history.
Tom tartışmayı durdurdu.Tom stopped arguing.
Baba tarafımdan büyük babam yarın 88. doğum gününü kutluyor.My grandfather on my father's side is celebrating his 88th birthday tomorrow.
Annemin tarafından dedem yarın 60. doğum gününü kutluyor.My grandfather on my mother's side is celebrating his 60th birthday tomorrow.
Tom kendini tarttı.Tom weighed himself.
Tom onu tarttı.Tom weighed it.
Tom tartışmayacak.Tom won't argue.
Biz onu tartışıyoruz.We're discussing that.
Bir samurayın kanı, Taro'nun damarlarında akıyor.A samurai's blood runs in Taro's veins.
Biz tarihçileriz.We're historians.
Onu tartışacağız.We'll discuss it.
Bunu tartıştık.We've discussed this.
Herkes tartışmaya başladı.Everyone started arguing.
Ben tartışmadım.I didn't argue.
Tatoeba'nın daha tartışmalı cümlelere ihtiyacı var.Tatoeba needs more controversial sentences.
Tartışmayı bitirdim.I'm done arguing.
Bu tarafa bak.Look this way.
Bir tarih seç.Pick a date.
Lütfen tartışma.Please don't argue.
Onu tartış.Talk it over.
Bu tarladan geçelim.Let's cut across this field.
Bu taraftan, baylar!This way, gentlemen!
Uzun bir tartışmadan sonra, ben nihayet boyun eğdim.After a long argument, I finally gave in.
Tartışmalarından sonra, o fit oldu.After their quarrel, she called it quits.
Ülkemizin şanlı bir tarihi var.Our country has a glorious history.
O taraftan, lütfen.That way, please.
Kargo yağmur tarafından hasara uğratıldı.The shipment was damaged by the rain.
Onlar kalabalık tarafından çiğnendiler.They were trampled by the crowd.
Çocuklara yetişkinler tarafından eşlik edilmeliler.Children must be accompanied by adults.
Makinenin ayarlaması mühendisler tarafından halledildi.The adjustment of the machinery was taken care of by engineers.
Her kültürün karanlık bir tarafı vardır.Every culture has a dark side.
Zaman bizim tarafımızda.Time is on our side.
Ben işleri kendi tarzımla yaparım.I do things in my own way.
Meksika kuzeyde Abd tarafından sınırlanmıştır.Mexico is bordered on the north by the United States.
Araba viraja gelince sağ tarafa döndü.The car turned right when it reached the corner.
Nehir tepenin diğer tarafında.The river's on the other side of the hill.
Sendika tartışma için hükümetten arabuluculuk istedi.The union has asked for the mediation of the government in the dispute.
Onlar ne var ne yoksa tartıştı.They argued about anything and everything.
Onlar her şeyi tartıştı.They argued about anything and everything.
Benimle tartışma.Don't argue with me.
Ülkenin tarihi yerlerini ziyaret ettik.We visited the historic sites of the country.
Ne tarz mobilya istiyorsunuz?What style of furniture would you like?
Mektuptaki tarih nedir?What's the date on the letter?
Onu tartışmayacağım.I won't dispute that.
Tom bir taraftar.Tom is a fan.
Tom ile tartışıldı.Tom is done arguing.
Tom arka tarafta.Tom is out back.
Biz onu tartışmadık.We didn't discuss it.
Onunla tartışmayacağım.I won't argue with that.