Ana içeriğe geç
Sözlük

tar ile cümle

tar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary ve John'un finansal durumlarını tartışmalarını dinlememeye çalıştı.Tom tried not to listen to Mary and John discussing their financial situation.
Tom, John'un Mary'ye bakış tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way John looks at Mary.
Yeni bir şiir tarzını belirleyen büyük çağdaş şair "Nima Youshij" idi.The great contemporary poet who established a new style of poem was “Nima Youshij.”
Tarla kır çiçekleriyle dolu.The field is full of wild flowers.
Tom yatağın ters tarafından kalktı ve bütün gün suratsızdı.Tom got up on the wrong side of the bed and has been grouchy all day.
John odaya girdiğinde Tom ve Marry ateşli bir tartışmanın ortasındaydı.Tom and Mary were in the middle of a heated argument when John walked into the room.
Tom ile gerçekten tartışmayacaksın, değil mi?You aren't really going to argue with Tom, are you?
Bu şiir kim tarafından yazıldı?Who was this poem written by?
Tom'la tartışarak daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time arguing with Tom.
Tom işe geç kaldığı için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss getting to work late.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss for showing up late for work.
Tom biraz tart aldı.Tom got a little pie.
Tom birazcık tart aldı.Tom got a little bit of pie.
İnsanlar sorunları tartışmanın bir zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.Men believe that discussing problems is a waste of time.
Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terkedilmiş hissediyorum.I feel abandoned by the only woman I love.
Arka taraftaki arabadayım.I'm in the rear car.
Yazarın iyi bir tarzı var.The author has a good style.
Şarkıcı vahşi çakallar tarafından öldürüldü.The singer was killed by wild coyotes.
Delhi belediye başkan yardımcısı dolaylı olarak rhesus maymunları tarafından öldürüldü.The deputy mayor of Delhi was indirectly killed by rhesus monkeys.
Tom onun yan tarafında bir ağrı ile uyandı.Tom woke up with a pain in his side.
Tom o kadar çok tart yememiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't eaten so much pie.
Tom metrodaki birisi tarafından öldüresiye bıçaklandı.Tom was stabbed to death by someone on the subway.
Tom vurulduğu zaman kasabanın diğer tarafındaydı.Tom was on the other side of town at the time of the shooting.
Tom serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.Tom was killed by a stray bullet.
Tom bir köpek tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a dog.
Tom düşman tarafından yakalanmaktan korkuyordu.Tom was afraid of being captured by the enemy.
Tom annesinin yulaf ezmeli kurabiye tarifini Mary ile paylaştı.Tom shared his mother's oatmeal cookie recipe with Mary.
Tom Boston'un diğer tarafında yaşıyor.Tom lives on the other side of Boston.
Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.Tom isn't the kind of person who is intimidated by anyone or anything.
Tom Amerikan tarihi ile çok ilgili.Tom is very interested in American history.
Tom Mary'nin polis tarafından tutuklanmamasını umuyor.Tom hopes Mary doesn't get arrested by the police.
Tom biri ya da bir şey tarafından asla korkutulmadı.Tom has never been intimidated by anyone or anything.
Tom'un sağlıklı bir yaşam tarzı vardır.Tom has a healthy lifestyle.
Tom'un şeyleri komik bir söyleme tarzı var.Tom has a funny way of saying things.
Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.Tom had his wisdom teeth taken out by a twenty-four year old dentist.
Tom öğretmeni tarafından azarlandı.Tom got scolded by the teacher.
Tom'a bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom got hit by a truck.
Tom sizinle tartışmak istemiyor.Tom doesn't want to argue with you.
Tom Mary ile tartışmak istemiyor.Tom doesn't want to argue with Mary.
Tom, Mary'nin John'a davranma tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like the way Mary treats John.
Tom Mary'nin ona davranma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary treats him.
Tom Mary'nin ona bakma tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way Mary looks at him.
Tom Mary ile işini tartışmayı sevmez.Tom doesn't like discussing his work with Mary.
Tom tartışmayı sevmez.Tom doesn't like controversy.
Tom işleri kendi tarzıyla yapar.Tom does things in his own way.
Tom planlarını Mary ile tartıştı.Tom discussed his plans with Mary.
Tom onu tartışarak çok fazla zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend too much time discussing that.
Tom son teslim tarihinin bugün olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know the deadline was today.
Tom onu senin tarzınla yaptı.Tom did it your way.
Tom onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.Tom described how he was able to escape from the locked room.
Tom dini tartışmamaya karar verdi.Tom decided not to discuss religion.
Tom sorunu Mary'den başka biriyle tartışamadı.Tom couldn't discuss the problem with anybody but Mary.
Tom tartışmanın faydasız olduğunu görebiliyordu.Tom could see that the argument was pointless.
Tom saçını taradı.Tom combed his hair.
Tom düşman tarafından esir alındığını iddia etti.Tom claimed he had been captured by the enemy.
Tom tarih sınavında kopye çekti.Tom cheated on his history test.
Tom kesinlikle tarafsız gibi görünüyor.Tom certainly seems to be unbiased.
Tom kesinlikle tartışmayı sever.Tom certainly likes to argue.
Tom sanat tarihi ile son derece ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod