En küçük erkek kardeşim, büyük annemiz tarafından yetiştirildi.My youngest brother was brought up by our grandmother.
Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.We would often sit up all night discussing politics.
Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.Generally speaking, history repeats itself.
Hayatın her günü tarihte bir sayfadır.Every day of thy life is a page in thy history.
Eğer bunu tartışırsak ikimizi de tatmin edecek bir çözüm bulabileceğimizi biliyorum.I know that if we discuss it, we can find a solution that will satisfy both of us.
Bir taraftan yoksulum diğer taraftan meşgulüm.For one thing, I am poor; for another, I am busy.
Kitap sade bir İngilizce ile yazıldığında senin tarafından bile okunabilir.Written in plain English, the book can be read even by you.
Komite eğitim sorunu üzerine bir tartışma düzenledi.The committee held a discussion on the problem of education.
Taro Ito suçlu bulundu.Taro Ito was found guilty.
Konuyu birbirimizle tartıştık.We discussed the matter with each other.
Biz konuyu eğitimsel bir bakış açısından tartıştık.We discussed the matter from an educational point of view.
Üç saat o konuyu tartışmamız için çok kısa.Three hours is too short for us to discuss that matter.
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.Broken glass lay scattered all over the road.
Beni nehrin diğer tarafına götürün lütfen.Please take me across the river.
Lütfen beni diğer tarafa götür.Please take me over to the other side.
Üçüncü bir taraf olarak pozisyon almaya niyetliyim.I intend to take my position as a third party.
Öğretim tarzımın yanlış olduğunu düşünüyor musun?Do you think that my way of teaching is wrong?
Biz dün planı tartıştık.We discussed the plan yesterday.
Okulumuz nehirin karşı tarafıdadır.Our school is across the river.
Yan tarafımda bir ağrı var.I've got a pain in my side.
Pekala, onu kendi tarzınla yap fakat başarısız olursan beni suçlama.All right, do it your own way, but don't blame me if you fail.
Roma'nın tarihi çok ilginç.The history of Rome is very interesting.
Roma tarihi ile ilgili kitaplar arıyorum.I'm looking for books on Roman history.
Mum rüzgar tarafından söndürüldü.The candle was blown out by the wind.
Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.I am terribly busy because the report deadline is near.
Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından alındı.The horse that won the race was owned by Mr Johnson.
Lucy onun büyük ebeveynleri tarafından büyütüldü.Lucy was brought up by her grandparents.
Lincoln'un hayatı bütün dünyada çocuklar tarafından okunur.The life of Lincoln is read by children all over the world.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, Amerikan tarihindeki en büyük figürlerden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Radyo, Marconi tarafından icat edilmiştir.The radio was invented by Marconi.
Radyo sesler tarafından rahatsız edilmektedir.The radio is disturbed by noises.
Kes şunu! Ben bir Giants taraftarıyım.Stop it! I'm a Giants fan.
Sonunda gerçek bizim tarafımızdan öğrenildi.At last, the truth became known to us.
Tabii ki yaşam tarzımız Amerika'dan farklı.Of course our lifestyle is different from America.
Bir kamyon tarafından çarpılmaktan güçlükle kaçtım.I barely escaped being hit by the truck.
Artık tartışmayalım.Let's not argue anymore.
Neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.I was nearly hit by a car.
Üç blok daha yürü ve müzeyi sol tarafında bulacaksın.Walk three more blocks and you will find the museum on your left.
Mary'ye işvereni tarafından bir zam verildi.Mary was given a raise by her employer.
Mary hocama karşı benim tarafımı tuttu.Mary took sides with me against my teacher.
Mary'ye herkes tarafından saygı duyulur.Mary is respected by everyone.
Mary onu elinde tarttı.Mary weighed it in her hand.
Mary ve John tartıştılar, ancak bir süre sonra barıştılar.Mary and John quarreled, but made up after a while.
Herkes onun hikayesi tarafından çok heyecanlandı.Everybody was thrilled by his story.
Onların hepsi onun şarkısı tarafından büyülendi.They were all charmed by her song.
Herkes onun tarafından yapılan resimlere hayrandır.Everyone admires the pictures painted by him.
Tom ile esrar kullanımı ile ilgili bir tartışma vardı.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Tom'la esrar kullanımı hakkında tartıştım.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Sıtma sivrisinekler tarafından taşınır.Malaria is carried by mosquitoes.
Madonna Japonya'da her lise öğrencisi tarafından bilinmektedir.Madonna is known to every high school student in Japan.
Toplanalım ve onu tartışalım.Let's get together and talk it over.
Mac herkes tarafından sevilir.Mac is loved by everyone.
Önce, her iki tarafı dinlemeliyim.First, I should hear both sides.
Meyer ve arkadaşları tarafından yapılan çalışma olağandışıydı.The study by Meyer and his colleagues was unusual.
Bayan White herkes tarafından sevilir.Miss White is liked by everyone.
Top ona kafasının sol tarafından çarptı.The ball hit him on the left side of the head.
Beth'den onun tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması istenildi.Beth was asked by her lazy boyfriend to do his history homework.
Beth'e tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması rica edildi.Beth was asked by her lazy boyfriend to do his history homework.
Bakers'ların nehrin üst tarafında bir çiftliği var.The Bakers have a farm up the river.