Yıldırım tarafından çarpılan evi gördüm.I saw the house struck by lightning.
Ben, makaleyi bir seyahat dergisi tarafından kabul ettirdim.I had the article accepted by a travel magazine.
Ben, bu tartışmada onların yanında yer aldım.I took sides with them in the argument.
Tarifede varış saatine baktım.I looked up the arrival time in the timetable.
Gençliğimde pek çok kitap okudum; Kendi tarzımda bir bilimciyim.I read a lot of books in my youth; I am a scholar in my own way.
Yeni planım hakkında onunla tartıştım.I argued with him about the new plan.
Coğrafya ve tarihi severim.I like geography and history.
Tarihi, coğrafyaya tercih ederim.I prefer history to geography.
Orta çağ tarihinde uzmanlaşıyorum.I specialize in medieval history.
Onun konuşması tarafından derinden etkilendim.I was deeply impressed by his speech.
Onun kararsızlığı tarafından sinirlendirildim.I was irritated by his indecision.
Ben onun konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way he talks.
Dün gece bizim evimize hırsızlar tarafından zorla girilmiş.Our house was broken into by burglars last night.
Biz tartışmayı kapattık.We closed the discussion.
Onun tarafından fotoğrafımız çekildi.We had our photo taken by him.
Fil avcı tarafından öldürüldü.The elephant was killed by the hunter.
Allah tarafından gönderilen bir adam geldi; onun adı Yahya'ydı.There came a man who was sent from God; his name was John.
Hiç ebeveynlerinle tartıştın mı?Have you ever argued with your parents?
Başarı her zaman azimlinin tarafındadır.Success is always on the side of the persevering.
Siyaset tartışmamızı öneriyorum.I suggest we discuss politics.
Hükümetin politikası muhalefet partisi tarafından eleştirildi.The policy of the government was criticized by the opposition party.
Ön tarafı çok kısa kesme.Don't cut it too short in the front.
Diğerlerine karşı onun tarafını seçmeye karar verdim.I decided to take his side against the others.
Taro ve Hanako önümüzdeki bahar evlenecekler.Taro and Hanako are going to get married next spring.
Beni lütfen Taro diye çağır.Please call me Taro.
Taro sınıfındaki başka bir çocuktan daha iyi gitar çalar.Taro plays the guitar better than any other boy in his class.
Taro, 10 yıldır Obihiro'da yaşıyor.Taro has lived in Obihiro for ten years.
Taro iki erkekten daha uzun boylu olanıdır.Taro is the taller of the two boys.
Taro iki yıl önce öldü.Taro died two years ago.
Taro, üçünün en ünlü olanıdır.Taro is the most famous of the three.
Taro, üç günlüğüne Tokyo'da kaldı.Taro stayed in Tokyo for three days.
Taro'nun acelesi vardı ve cüzdanını geride bıraktı.Taro was in a hurry and left his wallet behind.
Taro, annesinin sağ tarafında.Taro is on the right side of his mother.
Taro, kendi sınıfında herhangi bir çocuktan daha uzun.Taro is taller than any other boy in his class.
Taro oldukça çabuk öfkelenir.Taro has a low boiling point.
Taro çok çabuk sinirlenir.Taro has a low boiling point.
Taro ne kadar hızlı koşabiliyor!How fast Taro can run!
Taro çok geçmeden buraya gelecek.Taro will come here before long.
Taro, sıkı çalışıyor.Taro is studying hard.
Taro İngilizce konuşur, değil mi?Taro speaks English, doesn't he?
Taro, İngilizce kelimeleri ezberlemek üzerinde yoğunlaştı.Taro concentrated on memorizing English words.
Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.Taro ordered some English conversation textbooks from London.
Taro, dönem ödevi yazıyor.Taro is writing a term paper.
Taro bankadan 10.000 yen çekti.Taro drew 10,000 yen from the bank.
Taro tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı ve istifa etti.Taro had to eat dirt and resigned.
O, caddenin karşı tarafında.It's across the street.
Koridor tarafında oturabilir miyim?Could I sit on the aisle?
Tokaido Hattı, tayfun tarafından felce uğratıldı.The Tokaido Line was crippled by the typhoon.
Bir tartışmada konumunuzu bildirin.Declare your position in a debate.
Tartışma bir sonuca ulaştı.The discussion came to a conclusion.
Tartışma gece geç saatte kadar devam etti.The discussion went on till late at night.
Panelistler enerji sorunlarını tartıştı.The panelists discussed energy problems.
Kafan tek taraflı çalışıyor.You've got a one-track mind.
Ben tarihi yarın geceye değiştirmek istiyorum.I'd like to change the date to tomorrow night.
Suçlu polis tarafından tutuklandı.The criminal was arrested by the police.
Alt tarafı bir öğrencisin.You are nothing but a student.
Tartışmayı devam ettirelim.Let's carry on the discussion.
Tartışma söz konusu olduğunda o hepsinden iyidir.He is second to none when it comes to debating.
Tartışma ısıtıldı.The discussion was heated.
Tartışma karşılıklı saygıya dayalıdır.Discussion is based upon mutual respect.