Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınma ile cümle

tapınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Legămîntul dintîi avea şi el porunci privitoare la slujba dumnezeiască şi la un locaş pămîntesc de închinare.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Mala tedy aj prvá smluva pravidlá svätoslužby a svetskú svätyňu.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Mělať pak i první ona smlouva ustanovení z strany služeb a svatyni světskou.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Nu hadde vel og den første pakt sine forskrifter for gudstjenesten og sin jordiske helligdom
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Nu hade visserligen också det förra förbundet sina gudstjänststadgar och sin jordiska helgedom.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Olihan tosin ensimmäiselläkin liitolla jumalanpalvelussäännöt ja maallinen pyhäkkö.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Ora, também o primeiro pacto tinha ordenanças de serviço sagrado, e um santuário terrestre.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Perjanjian yang pertama mempunyai peraturan-peraturan ibadat, dan mempunyai juga tempat ibadat buatan manusia
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Ước trước cũng có những luật về việc thờ phượng và một nơi thánh dưới đất .
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Ước trước cũng có những luật về việc thờ phượng và một nơi thánh dưới đất.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Vel havde også den første Pagt Forskrifter for Gudstjenesten og en jordisk Helligdom.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Ειχε μεν λοιπον και η πρωτη σκηνη διαταξεις λατρειας και το αγιον το κοσμικον.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.И первый завет имел постановление о Богослужении исвятилище земное:
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Мала ж і перва скиня установи служби, і сьвятиню людську.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.הן היה גם לברית הראשונה משפטי העבודה ומקדש ארצי׃
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.ثم العهد الاول كان له فرائض خدمة والقدس العالمي.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.原 來 前 約 有 禮 拜 的 條 例 、 和 屬 世 界 的 聖 幕
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.原 來前約 有 禮拜 的 條例 、 和 屬世界 的 聖幕
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.bautest du dir Götzenkapellen und machtest dir Altäre auf allen Gassen;
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.bouwde u voor uzelf een heidens altaar en offerplaatsen in elke straat.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.byggde du dig kummel och gjorde dig höjdaltaren på alla öppna platser.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.byggede du dig en Alterfod og gjorde dig en Offerhøj på alle Torve.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.bygget du dig en hvelving* og gjorde dig en offerhaug i hver gate**. / {* til utukt.} / {** 2KR 28, 24.}
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.construiste plataformas e hiciste lugares altos en todas las plazas
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.da si si zgradila hram in naredila vzvišen kraj v vsaki ulici;
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.Építél magadnak tetõt, és csináltál magaslatot minden utczán.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.In ogni piazza ti sei fabbricata un tempietto e costruita una altura
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.너를 위하여 누를 건축하며 모든 거리에 높은 대를 쌓았도다
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.lại xây vòng khung cho mình , dựng nơi cao cho mình trên mọi đường_phố .
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.lại xây vòng khung cho mình, dựng nơi cao cho mình trên mọi đường phố.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.que te edificaste uma câmara abobadada, e fizeste lugares altos em todas as praças.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.sinä rakensit itsellesi korokkeita ja teit itsellesi kumpuja kaikille toreille;
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.ţi-ai zidit case de curvie, ţi-ai făcut înălţimi în toate pieţele.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.tu t`es bâti des maisons de prostitution, tu t`es fait des hauts lieux dans toutes les places;
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.Zbudowałaś sobie dom nierządny, i wystawiłaś sobie wyżynę w każdej ulicy.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.Že jsi vystavěla sobě i vysoké místo, a vzdělalas sobě výsost v každé ulici.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.že si si vystavila vysoké miesto necudnosti a spravila si si výšinu na každej ulici.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.εκτισας και εις σεαυτην οικημα πορνικον και εκαμες εις σεαυτην πορνοστασιον εν παση πλατεια.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.Съградила си за себе си и блудилище, И на всяка улица си направила за себе си издигнато място,
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.ты построила себе блудилища и наделала себе возвышений на всякой площади;
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.ותבני לך גב ותעשי לך רמה בכל רחוב׃
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.انك بنيت لنفسك قبّة وصنعت لنفسك مرتفعة في كل شارع.
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.又 為 自 己 建 造 圓 頂 花 樓 、 在 各 街 上 作 了 高 臺
kendine fuhuş yuvaları kurdun, bütün meydanlarda yüksek tapınma yerleri yaptın.又 為 自己 建造 圓頂 花樓 、 在 各 街上 作 了 高臺
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!모압 사람이 그 산당에서 피곤하도록 봉사하며 자기 성소에 나아가서 기도할지라도 무효하리로다
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!Moab si mostrerà e si stancherà sulle alture, verrà nel suo santuario per pregare, ma senza successo
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!И когато Моав, уморен от високите си места, Се яви и влезе в капището са да се помоли, Той няма да сполучи.
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!והיה כי נראה כי נלאה מואב על הבמה ובא אל מקדשו להתפלל ולא יוכל׃
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!ويكون اذا ظهرت اذا تعبت موآب على المرتفعة ودخلت الى مقدسها تصلي انها لا تفوز
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!摩 押 人 朝 見 的 時 候 、 在 高 處 疲 乏 、 又 到 他 聖 所 祈 禱 、 也 不 蒙 應 允
Moav halkı tapınma yerine çıkarak kendini yoruyor, Dua etmek için tapınağa gidiyor, ama hepsi boşuna!摩押人 朝 見 的 時候 、 在 高處 疲乏 、 又 到 他 聖所 祈禱 、 也不 蒙應允
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.De tabernakel en het altaar, die Mozes in de woestijn had gemaakt, stonden op de heuvel van Gibeon,
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.옛적에 모세가 광야에서 지은 여호와의 장막과 번제단이 그 때에 기브온 산당에 있으나
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.ומשכן יהוה אשר עשה משה במדבר ומזבח העולה בעת ההיא בבמה בגבעון׃
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.ومسكن الرب الذي عمله موسى في البرية ومذبح المحرقة كانا في ذلك الوقت في المرتفعة في جبعون.
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.摩 西 在 曠 野 所 造 之 耶 和 華 的 帳 幕 和 燔 祭 壇 都 在 基 遍 的 高 處
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.摩西 在 曠野 所 造 之 耶和華 的 帳幕 和 燔祭壇 都 在 基遍 的 高處
Müslümanlıkta, Eğitimin tapınma konsepti üzerinden olması sebebi ile,Es gibt im Islam natürlich wegen der vorherrschenden Auffassung zur Anbetung von Götzenbildern nicht so viele
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Avšak ľud ešte vždy obetoval na výšinách, len že Hospodinovi, svojmu Bohu.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.A však vždy ještě lid obětoval na výsostech, ale toliko Hospodinu Bohu svému.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod