Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınma ile cümle

tapınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.Denne opvigler folk til å dyrke Gud på annen vis enn loven byder.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler."Denne overtaler Folk til en Gudsdyrkelse imod Loven."
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.diciendo: --¡Éste persuade a los hombres a honrar a Dios contra la ley
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.dizendo: Este persuade os homens a render culto a Deus de um modo contrário � lei.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.en disant: Cet homme excite les gens à servir Dieu d`une manière contraire à la loi.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.govoreč: Ta nagovarja ljudi, naj časte Boga zoper postavo.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.ja sanoivat: "Tämä viettelee ihmisiä palvelemaan Jumalaa lainvastaisella tavalla".
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.말하되 이 사람이 율법을 어기어 하나님을 공경하라고 사람들을 권한다 하거늘
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.mà nói rằng : Người nầy xui dân thờ Ðức_Chúa_Trời một_cách trái luật_pháp .
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.mà nói rằng: Người nầy xui dân thờ Ðức Chúa Trời một cách trái luật pháp.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.Mondván: Ez a törvény ellen való istentiszteletre csábítja az embereket.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.och sade: »Denne man förleder människorna att dyrka Gud på ett sätt som är emot lagen.»
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.Pravíce: Tento navodí lidi, aby proti Zákonu ctili Boha.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.şi au zis: ,,Omul acesta aţîţă pe oameni să se închine lui Dumnezeu într'un fel care este împotriva Legii.``
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.Ten namawia ludzi, aby przeciwko zakonowi Boga chwalili.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.und sprachen: Dieser überredet die Leute, Gott zu dienen dem Gesetz zuwider.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.λεγοντες οτι ουτος πειθει τους ανθρωπους να λατρευωσι τον Θεον παρα τον νομον.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.говорячи, що він намовляє людей проти закону шанувати Бога.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.говоря, что он учит людей чтить Бога не по закону.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.ויאמרו האיש הזה מפתה את בני האדם לעבד את אלהים בלא כתורה׃
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.قائلين ان هذا يستميل الناس ان يعبدوا الله بخلاف الناموس‎.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.說 、 這 個 人 勸 人 不 按 著 律 法 敬 拜 神
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.說 、 這個 人 勸 人 不 按 著 律法 敬拜 神
Bu durumda bana tanrı muamelesi yapıp tapınmaları gerekiyor.이들은 절 보면 신처럼 숭배할 겁니다.
Bu durumda bana tanrı muamelesi yapıp tapınmaları gerekiyor.И с этого момента они будут мне поклоняться, как богу.
Bu durumda bana tanrı muamelesi yapıp tapınmaları gerekiyor.ולגשת אליהם, והם אמורים לסגוד לי בנקודה הזו כמו אל.
Bu durumda bana tanrı muamelesi yapıp tapınmaları gerekiyor.وأمشي ويجب عليهم أن يعبدوني بأعتباري الإله.
Eğitimin tapınma konsepti üzerinden olması sebebi ile,神性や精神の解放を
Eğitimin tapınma konsepti üzerinden olması sebebi ile,우상숭배에 대한 가르침의 방식 때문에
Eğitimin tapınma konsepti üzerinden olması sebebi ile,בגלל כל מה שמלמדים על עבודת אלילים,
Eğitimin tapınma konsepti üzerinden olması sebebi ile,وبسبب التعليم حول المفاهيم الوثنية
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Akárki pedig, a ki nem borul le és nem imádja, tüstént bevettetik az égõ, tüzes kemenczébe.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››A kto by nepadol a neklaňal sa, tej istej hodiny bude uvrhnutý doprostred ohnivej pece rozpálenej.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››A ktoby nie upadł i nie pokłonił się, tejże godziny wrzucony będzie w pośród pieca ogniem pałającego.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Barangsiapa tidak mentaati perintah ini, akan langsung dilemparkan ke dalam perapian yang menyala-nyala.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Ieder die niet neervalt om te aanbidden, zal ogenblikkelijk in de brandende oven worden gegooid."
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kdor pa ne pade in ne moli, zdajci bo vržen v gorečo, razbeljeno peč.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kdož by pak nepadl a neklaněl se, té hodiny uvržen bude do prostřed peci ohnivé rozpálené.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kẻ nào không sấp mình xuống và không thờ lạy , tức_thì sẽ phải quăng vào giữa lò lửa hực .
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Kẻ nào không sấp mình xuống và không thờ lạy, tức thì sẽ phải quăng vào giữa lò lửa hực.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››누구든지 엎드리어 절하지 아니하는 자는 즉시 극렬히 타는 풀무에 던져 넣으리라 하매
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Men den som icke faller ned och tillbeder, han skall i samma stund kastas i den brinnande ugnen.»
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Mutta joka ei lankea maahan ja kumarra, se heitetään sillä hetkellä tuliseen pätsiin."
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Og den, som ikke falder ned og tilbeder, skal øjeblikkelig kastes i den gloende Ovn."
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Og den som ikke faller ned og tilbeder, skal i samme stund kastes i den brennende ildovn.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Quiconque ne se prosternera pas et n`adorera pas sera jeté à l`instant même au milieu d`une fournaise ardente.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››Wer aber alsdann nicht niederfällt und anbetet, der soll von Stund an in den glühenden Ofen geworfen werden.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››а който не падне да се поклони, в същия час ще бъде хвърлен всред пламенната огнена пещ.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››А кто не падет и не поклонится, тотчас брошен будет в печь, раскаленную огнем.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››ומן די לא יפל ויסגד בה שעתא יתרמא לגוא אתון נורא יקדתא׃
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››ومن لا يخرّ ويسجد ففي تلك الساعة يلقى في وسط أتون نار متقدة.
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››凡 不 俯 伏 敬 拜 的 、 必 立 時 扔 在 烈 火 的 狺 中
Her kim yere kapanıp tapınmazsa hemen kızgın fırına atılacaktır.››凡 不 俯伏 敬拜 的 、 必立 時 扔在 烈火 的 狺中
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Ahora bien, el primer pacto tenía reglamentos acerca del culto y del santuario terrenal
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.A miałoć i pierwsze ono przymierze ustawy około służby Bożej i świątnicę świecką.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Certo, anche la prima alleanza aveva norme per il culto e un santuario terreno
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Es hatte zwar auch das erste seine Rechte des Gottesdienstes und das äußerliche Heiligtum.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.Imela je pač tudi prva zaveza predpise za službo božjo in pozemeljsko svetišče.
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.첫 언약에도 섬기는 예법과 세상에 속한 성소가 있더라
İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve dünyasal tapınağı vardı.La première alliance avait aussi des ordonnances relatives au culte, et le sanctuaire terrestre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tapınma ile cümle - Sayfa 5 - tapınma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App