Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınma ile cümle

tapınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.Также окропил кровью и скинию и все сосуды Богослужебные.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.וכן הזה מן הדם על המשכן ועל כל כלי השרת׃
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.والمسكن ايضا وجميع آنية الخدمة رشها كذلك بالدم.
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.他 又 照 樣 把 血 灑 在 帳 幕 、 和 各 樣 器 皿 上
Aynı biçimde çadırın ve tapınmada kullanılan bütün eşyaların üzerine kan serpti.他 又 照樣 把 血灑 在 帳幕 、 和 各 樣 器皿 上
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.A boli tam niektorí z tých Grékov, ktorí chodievali hore do Jeruzalema, aby sa tam pomodlili na sviatok.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.A byli niektórzy Grekowie z tych, którzy przychodzili do Jeruzalemu, żeby się modlili w święto.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Bili so pa nekateri Grki med tistimi, ki so prihajali, da bi molili o prazniku.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Byli pak někteří Řekové z těch, kteříž přicházívali, aby se modlili v svátek.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Enkele Grieken die naar het Paasfeest waren gekomen om God te aanbidden,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Es waren aber etliche Griechen unter denen, die hinaufgekommen waren, daß sie anbeten auf dem Fest.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Había ciertos griegos entre los que habían subido a adorar en la fiesta
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ja oli muutamia kreikkalaisia niiden joukosta, jotka tulivat ylös juhlaan rukoilemaan.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.명절에 예배하러 올라온 사람 중에 헬라인 몇이 있는데
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Men der var nogen grekere blandt dem som pleide å dra op for å tilbede på høitiden;
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Men der var nogle Grækere af dem, som plejede at gå op for at tilbede på Højtiden.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Néhány görög is vala azok között, a kik felmenének, hogy imádkozzanak az ünnepen:
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Nişte Greci dintre ceice se suiseră să se închine la praznic,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Nu voro där ock några greker, av dem som plägade fara upp för att tillbedja under högtiden.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ora, entre os que tinham subido a adorar na festa havia alguns gregos.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Quelques Grecs, du nombre de ceux qui étaient montés pour adorer pendant la fête,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Tra quelli che erano saliti per il culto durante la festa, c'erano anche alcuni Greci
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Vả , trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ , có mấy người Gờ-réc ,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Vả, trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ, có mấy người Gờ-réc,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ησαν δε τινες Ελληνες μεταξυ των αναβαινοντων δια να προσκυνησωσιν εν τη εορτη.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Були ж деякі Геленяне між тими, що поприходили, щоб поклонитись у сьвято.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Из пришедших на поклонение в праздник были некоторые Еллины.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Учениците се спогледваха помежду си, недоумявайки за кого говори.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.ובתוך העלים להשתחות בחג היו אנשים יונים׃
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.وكان اناس يونانيون من الذين صعدوا ليسجدوا في العيد.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.那 時 、 上 來 過 節 禮 拜 的 人 中 、 有 幾 個 希 利 尼 人
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.那時 、 上來過 節禮 拜 的 人中 、 有 幾個 希利尼人
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Chúng ta có một cái bàn thờ, phàm kẻ hầu việc trong đền tạm không có phép lấy gì tại đó mà ăn.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Chúng_ta có một cái bàn_thờ , phàm kẻ hầu việc trong đền tạm không có phép lấy gì tại đó mà ăn .
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Imamo oltar, ki ž njega ne smejo jesti, kateri služijo šatoru.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.우리에게 제단이 있는데 그 위에 있는 제물을 장막에서 섬기는 자들이 이 제단에게 먹을 권이 없나니
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Máme oltár, z ktorého jesť nemajú práva tí, ktorí svätoslúžia stánu.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Mámeť oltář, z něhož nemají moci jísti ti, jenž stánku slouží.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Mamy ołtarz, z którego nie mają wolności jeść ci, którzy przybytkowi służą.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Meillä on uhrialttari, josta majassa palvelevilla ei ole valta syödä.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Noi avem un altar, din care n'au drept să mănînce ceice fac slujbă în cort.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Nous avons un autel dont ceux qui font le service au tabernacle n`ont pas le pouvoir de manger.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Temos um altar, do qual não têm direito de comer os que servem ao tabernáculo.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Tenemos un altar del cual los que sirven en el tabernáculo no tienen derecho a comer
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Van oltárunk, a melyrõl nincs joguk enni azoknak, a kik a sátornak szolgálnak.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi har et alter som de ikke har rett til å ete av de som tjener ved teltet;
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi hava ett altare, från vilket de som göra tjänst vid tabernaklet icke hava rätt att få något att äta.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi have et Alter, hvorfra de, som tjene ved Tabernaklet, ikke have Ret til at spise.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Wij hebben een altaar, waarvan niet gegeten mag worden door mensen die in dienst staan van het oude verbond.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Wir haben einen Altar, davon nicht Macht haben zu essen, die der Hütte pflegen.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Εχομεν θυσιαστηριον, εξ ου δεν εχουσιν εξουσιαν να φαγωσιν οι λατρευοντες εις την σκηνην.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.А особено ви се моля да правите това, за да ви бъда по-скоро повърнат.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Маємо жертівню, з котрої не мають права їсти, хто служить скинї.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Мы имеем жертвенник, от которого не имеют правапитаться служащие скинии.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.יש לנו מזבח אשר אינם רשאים לאכל מעליו משרתי המשכן׃
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.لنا مذبح لا سلطان للذين يخدمون المسكن ان يأكلوا منه.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.我 們 有 一 祭 壇 、 上 面 的 祭 物 是 那 些 在 帳 幕 中 供 職 的 人 不 可 同 喫 的
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.我 們有 一 祭壇 、 上面 的 祭物 是 那些 在 帳幕 中 供職 的 人 不 可同喫的
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.a hovorili: tento navádza ľudí, aby ctili Boha spôsobom, ktorý sa protiví zákonu.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.«Costui persuade la gente a rendere un culto a Dio in modo contrario alla legge»
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod