Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Yapacağım tapınak büyük olacak. Çünkü Tanrımız bütün tanrılardan büyüktür.והבית אשר אני בונה גדול כי גדול אלהינו מכל האלהים׃
‹‹Yapacağım tapınak büyük olacak. Çünkü Tanrımız bütün tanrılardan büyüktür.والبيت الذي انا بانيه عظيم لان الهنا اعظم من جميع الآلهة.
‹‹Yapacağım tapınak büyük olacak. Çünkü Tanrımız bütün tanrılardan büyüktür.我 所 要 建 造 的 殿 宇 甚 大 . 因 為 我 們 的 神 至 大 、 超 乎 諸 神
‹‹Yapacağım tapınak büyük olacak. Çünkü Tanrımız bütün tanrılardan büyüktür.我 所 要 建造 的 殿宇 甚大 . 因為 我 們 的 神至大 、 超乎 諸神
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.De zevende engel goot zijn schaal in de lucht uit. Een stem uit de troon in de tempel riep: "Het is gebeurd!"
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.In sedmi izlije čašo svojo v zrak; in prišel je glas velik iz svetišča, od prestola, rekoč: Zgodilo se je!
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.일곱째가 그 대접을 공기 가운데 쏟으매 큰 음성이 성전에서 보좌로부터 나서 가로되 되었다 하니
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.וישפך המלאך השביעי את קערתו על האור ויצא קול גדול מהיכל השמים מן הכסא ויאמר היה נהיתה׃
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.ثم سكب الملاك السابع جامه على الهواء فخرج صوت عظيم من هيكل السماء من العرش قائلا قد تم.
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.第 七 位 天 使 把 碗 倒 在 空 中 、 就 有 大 聲 音 從 殿 中 的 寶 座 上 出 來 、 說 、 成 了
Yedinci melek tasını havaya boşalttı. Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, ‹‹Tamam!›› dedi.第七 位 天使 把 碗 倒 在 空中 、 就 有 大聲 音從 殿 中 的 寶 座上 出來 、 說 、 成了
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakC'est vert. C'est un sanctuaire de verdure.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakDen er grøn. Den er et tempel til grønhed.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakEste verde. Este un altar al verdeţii.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakEs verde. Es el santuario de lo verde.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakE' verde. E' un santuario del verde.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakHet is groen. Het is een heiligdom voor groenigheid.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakJest ekologiczna. Jest świątynią ekologiczności.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınak초록색이죠. 초록색을 띄는 곳입니다.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakNó có màu xanh.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakSie ist grün. Sie ist ein Schrein für Grünheit.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakTeljesen zöld. Maga a megtestesült "zöldség".
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakΕίναι πράσινο. Ένας "πράσινος" ναός.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakОна зеленая. Это просто храм экологичности.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakТя е зелена, параклис на зеленината.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakהיא ירוקה. היא מקדש ירוק.
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınakهي صديقة للبيئة, و معلم للصداقة مع البيئة
Yeşil. yemyeşil, yeşile tapılan bir tapınak「こんな子供だましが なぜ
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.Flüchtet sie nach Norden, zu den üppigen Weidegründen, die ihr die geballten Bergkuppen bieten?
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.Lahko bi se odpravila na sever.
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.- til det yppige område som bjergtinderne tilbyder.
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara. Ya da güneye gidebilir.Dia boleh pergi ke selatan.
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara. Ya da güneye gidebilir.Ou au sud...
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara. Ya da güneye gidebilir.Или пък да иде на юг.
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara. Ya da güneye gidebilir.Или пък да иде на юг.
Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.مزوده بقمم الجبال فى الأعلى
Zarar gören binalar arasında antik başkent Bagan'daki 187 adet tuğla tapınak bulunmakta.Entre las estructuras afectadas hay 187 templos de ladrillo de la antigua capital de Bagan.
Zarar gören binalar arasında antik başkent Bagan'daki 187 adet tuğla tapınak bulunmakta.Fra le strutture danneggiate, ci sono 187 templi in mattoni nell'antica capitale del Bagan.
Zarar gören binalar arasında antik başkent Bagan'daki 187 adet tuğla tapınak bulunmakta.Parmi les structures endommagées il y a 187 temples en briques dans l'ancienne capitale du royaume de Bagan.
Zarar gören binalar arasında antik başkent Bagan'daki 187 adet tuğla tapınak bulunmakta.Ανάμεσα στα κατεστραμμένα κτίρια βρίσκονται και 187 πλίνθινοι ναοί στην αρχαία πρωτεύουσα Μπαγκάν.
Zarar gören binalar arasında antik başkent Bagan'daki 187 adet tuğla tapınak bulunmakta.В числе повреждённых строений — 187 кирпичных храмов, расположенных в древней столице Баган.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.A ľud očakával Zachariáša a divil sa, keď predlieval v chráme.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.A lud oczekiwał Zacharyjasza; i dziwowali się, że tak długo bawił w kościele.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.A nép pedig várja vala Zakariást, és csodálkozék, hogy a templomban késik.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Bấy giờ, dân chúng đợi Xa-cha-ri, và lấy làm lạ, vì người ở lâu trong nơi thánh.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Bấy_giờ , dân_chúng đợi Xa-cha-ri , và lấy_làm lạ , vì người_ở lâu trong nơi thánh .
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Cependant, le peuple attendait Zacharie, s`étonnant de ce qu`il restait si longtemps dans le temple.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.El pueblo estaba esperando a Zacarías, y se extrañaba de que él pasara tanto tiempo en el templo
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.In ljudstvo je čakalo Zaharija, in čudili so se, da se tako dolgo mudi v svetišču.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Intanto il popolo stava in attesa di Zaccaria, e si meravigliava per il suo indugiare nel tempio
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Ja kansa oli odottamassa Sakariasta, ja he ihmettelivät, että hän niin kauan viipyi temppelissä.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.백성들이 사가랴를 기다리며 그의 성소 안에서 지체함을 기이히 여기더니
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Lid pak očekával Zachariáše, a divili se, že on tak prodléval v chrámě.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Norodul însă aştepta pe Zaharia, şi se mira de zăbovirea lui în Templu.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Och folket stod och väntade på Sakarias och förundrade sig över att han så länge dröjde i templet;
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Og folket biede efter Sakarias, og de undrede sig over, at han tøvede i Templet.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Og folket stod og ventet på Sakarias, og de undredes over at han blev så lenge i templet.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.O povo estava esperando Zacarias, e se admirava da sua demora no santuário.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Sementara itu, orang-orang terus menantikan Zakharia. Mereka heran mengapa ia begitu lama di dalam Rumah Tuhan
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Und das Volk wartete auf Zacharias und verwunderte sich, daß er so lange im Tempel verzog.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod