Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.Wie zweert bij de tempel, zweert bij de tempel èn bij Hem, Die erin woont.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.Y el que jura por el santuario, jura por el santuario y por aquel que habita en él
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.και ο ομοσας εν τω ναω ομνυει εν αυτω και εν τω κατοικουντι αυτον.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.и клянущийся храмом клянется им и Живущим в нем;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.И който се кълне в храма, заклева се в него и в Онзи, Който обитава в него.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.І хто кленеть ся церквою, кленеть ся нею й тим, що живе в нїй.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.והנשבע בהיכל נשבע בו ובשוכן בתוכו׃
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.من حلف بالهيكل فقد حلف به وبالساكن فيه.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.人 指 著 殿 起 誓 、 就 是 指 著 殿 和 那 住 在 殿 裡 的 起 誓
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.人 指著 殿 起誓 、 就是 指著 殿 和 那 住在 殿裡 的 起誓
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.비밀 결사, 혹은 내주의를 돌려 성전에 신사 실.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, alebo naopak moju pozornosť na džentlmena komory v chráme.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, ali pa mojo pozornost zbornice prijateljski v templju.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, atau mengalihkan perhatian saya ke pria's ruang di Bait Allah.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, eller vända min uppmärksamhet på gentleman's kammare i templet.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, eller vende min opmærksomhed på gentleman's kamre i templet.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, hoặc chuyển sự chú ý của tôi vào phòng của quý ông trong Đền Thờ.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, lub włączyć moją uwagę na gentleman's komór w świątyni.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, nebo naopak mou pozornost na džentlmena komory v chrámu.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, oder wiederum meine Aufmerksamkeit auf die Gentleman's Kammern im Tempel.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, of draai mijn aandacht op de gentleman's kamers in de Tempel.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, o girare la mia attenzione sul gentleman's Chambers nel Tempio.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, ou tourner mon attention vers l' monsieur chambres dans le temple.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, sau îndrepte atenţia mea la gentleman's camere în Templu.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, tai käännän huomiota herrasmies kamarit temppelissä.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, vagy pedig a figyelmemet, hogy a úri kamarák a templomban.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, ή να στρέψω την προσοχή μου στην επιμελητήρια κυρίων στο Ναό.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, или да ми внимание на джентълмен камери в храма.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Лодж, або звернути свою увагу на джентльмена камери в храмі.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Лодж, или обратить свое внимание на джентльмена камеры в храме.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.לודג ', או להפוך את תשומת לבי הג 'נטלמן של לשכות בבית המקדש.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.لودج ، أو تحويل انتباهي إلى جنتلمان الدوائر في الهيكل.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.寺の紳士室。 それは微妙な点で、それは拡大
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Dans la jungle du Guatemala, à Tikal, il y a un temple.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Guatemala dzsungelében, Tikal-ban áll egy templom.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,I djungeln i Guatemala, i Tikal, står ett tempel.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Im Dschungel von Guatemala, in Tikal, steht ein Tempel.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,In de jungles van Guatemala, in Tikal, staat een tempel.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,În junglele din Guatemala, în Tikal, se află un templu.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,과테말라의 정글에 위치하고 있는 티칼 유적지 가운데 한 신전이 있습니다.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Nas florestas da Guatemala, em Tikal, ergue-se um templo.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Nella giungla del Guatemala, a Tikal, si trova un tempio.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Trong khu rừng nhiệt đới của Guatemala, ở Tikal, có một ngôi đền.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,V džungli Guatemale, v Tikalu, je tempelj.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,V guatemalské džungli, v Tikalu, stojí chrám.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,Στη ζούγκλα της Γουατεμάλας, στο Τικάλ, υπάρχει ένας ναός.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,В джунглях Гватемалы, в Тикале, стоит храм.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,У джунглях Гватемали, у Тікалі, є храм.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,בג'ונגלים של גואטמלה, בטיקאל, ניצב מקדש.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,في ادغال غواتيمالا ، في تيكال ، يشخص معبد.
Tikal'da, Guatemala ormanlarında bir tapınak vardır,建設したのは 偉大な太陽の王
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.A stalo sa po troch dňoch, že ho našli v chráme sedieť medzi učiteľmi počúvať ich a opytovať sa ich.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Dopo tre giorni lo trovarono nel tempio, seduto in mezzo ai dottori, mentre li ascoltava e li interrogava
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.După trei zile, L-au găsit în Templu, şezînd în mijlocul învăţătorilor, ascultîndu -i şi punîndu-le întrebări.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.I stalo se po třech dnech, že nalezli jej v chrámě, an sedí mezi doktory, poslouchaje jich a otazuje se jich.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Khỏi ba ngày , gặp Ngài tại trong đền thờ đang ngồi giữa mấy thầy thông_thái , vừa nghe vừa hỏi .
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.Khỏi ba ngày, gặp Ngài tại trong đền thờ đang ngồi giữa mấy thầy thông thái, vừa nghe vừa hỏi.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.사흘 후에 성전에서 만난즉 그가 선생들 중에 앉으사 저희에게 듣기도 하시며 묻기도 하시니
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.И след три дни Го намериха в храма, седнал между законоучителите, че ги слушаше и ги запитваше.
Üç gün sonra Onu tapınakta buldular. Din öğretmenleri arasında oturmuş, onları dinliyor, sorular soruyordu.І сталось, через три дні знайшли Його в церкві, сидячого серед учителїв, і слухаючого їх, і питаючого.