Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Templu. A se vedea avantajele unui şofer de taxi ca o confident.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Ναός. Δείτε τα πλεονεκτήματα ενός σωφέρ ως έμπιστος.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Храма. Виж предимствата на шофьор на такси в довереник.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Храм. Показати переваги як візник довірена особа.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.Храм. Показать преимущества как извозчик доверенное лицо.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.בית המקדש. לראות את היתרונות של עגלון כמו סודו.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.المعبد. انظر مزايا وجود قائد المركبة باعتبارها المقربين.
Tapınak. olarak bir arabacı avantajları bak sırdaş.として御者の利点を参照してください 腹心。 彼らは十回から帰って彼を駆動した
Tapınakta biraz yemek olacağını düşünmüştüm.Je pensais qu'il y aurait de quoi manger au temple.
Tapınakta biraz yemek olacağını düşünmüştüm.Mình tưởng đền thờ phải có thức ăn chứ.
Tapınakta biraz yemek olacağını düşünmüştüm.Pensaba que en el templo habría comida.
Tapınakta biraz yemek olacağını düşünmüştüm.Мислех, че ще има храна тук.
Tapınakta biraz yemek olacağını düşünmüştüm.Я думала, что в храме будет еда.
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Aniž žádali počtu od mužů těch, jimž v ruce peníze dávali, aby platili dělníkům; nebo věrně dělali.
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Esso era consegnato solo agli esecutori dei lavori, che l'usavano per restaurare il tempio
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.또 그 은을 받아 일군에게 주는 사람들과 회계하지 아니하였으니 이는 성실히 일을 하였음이라
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Người ta chẳng bắt những người lãnh bạc đặng phát cho các thợ phải tính sổ, bởi vì họ làm cách thành thực.
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Người_ta chẳng bắt những người lãnh bạc đặng phát cho các thợ phải tính_sổ , bởi_vì họ làm cách thành_thực .
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Para pengawas pekerjaan itu jujur sekali, jadi tak perlu diminta laporan keuangan dari mereka
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Tedy mu rzekł Elizeusz: Wemij łuk i strzały; a wziąwszy przyniósł do niego łuk i strzały.
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.Tudi niso zahtevali računa od mož, ki so jim dajali denar, da plačajo delavcem, ker so ž njim zvesto ravnali.
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.ולא יחשבו את האנשים אשר יתנו את הכסף על ידם לתת לעשי המלאכה כי באמנה הם עשים׃
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.ولم يحاسبوا الرجال الذين سلموهم الفضة بايديهم لكي يعطوها لعاملي الشغل لانهم كانوا يعملون بامانة.
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.且 將 銀 子 交 給 辦 事 的 人 、 轉 交 作 工 的 人 、 不 與 他 們 算 賬 . 因 為 他 們 辦 事 誠 實
Tapınakta çalışanlara para ödemekle görevli kişiler öyle dürüst insanlardı ki, onlara hesap bile sorulmazdı.且將銀子 交給 辦事 的 人 、 轉交 作工 的 人 、 不 與 他 們算賬 . 因為 他 們辦 事 誠實
Tapınakta değil.Il n'est pas au temple.
Tapınakta değil.No está en el templo.
Tapınakta değil.Ông ấy không ở trong đền.
Tapınakta değil.Его нет в храме.
Tapınakta değil.Няма го в храма.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Au luat cenuşarele, lopeţile, mucările, ceştile şi toate uneltele de aramă cu cari se făcea slujba.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.I hrnce, lopatky, nože, panvy i všetky medené nádoby, ktorými svätoslúžili, pobrali.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Karrene, Skovlene, Hnivene, Kanderne og alle Kobbersagerne, som brugtes ved Tjenesten, røvede de;
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.또 가마들과 부삽들과 불집게들과 숟가락들과 섬길 때에 쓰는 모든 놋그릇을 다 가져갔으며
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Kotły też i łopaty, i naczynia muzyczne, i misy i wszystko naczynie miedziane, którem usługiwano; pobrali.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Též hrnce, lopaty a nástroje hudebné, a kadidlnice i všecky nádoby měděné, jimiž sloužili, pobrali.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.Und die Töpfe, Schaufeln, Messer, Löffel und alle ehernen Gefäße, womit man diente, nahmen sie weg.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.и тазы, и лопатки, и ножи, и ложки, и все сосуды медные, которые употреблялись при служении, взяли;
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.отнесоха и котлите, лопатите, щипците, темянниците и всичките медни прибори, с които се извършваше службата.
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.ואת הסירת ואת היעים ואת המזמרות ואת הכפות ואת כל כלי הנחשת אשר ישרתו בם לקחו׃
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.والقدور والرفوش والمقاص والصحون وجميع آنية النحاس التي كانوا يخدمون بها اخذوها
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.又 帶 去 鍋 、 鏟 子 、 蠟 剪 、 調 羹 、 並 所 用 的 一 切 銅 器
Tapınak törenlerinde kullanılan kovaları, kürekleri, fitil maşalarını, tabakları, bütün tunç eşyaları aldılar.又 帶去鍋 、 鏟子 、 蠟剪 、 調羹 、 並 所 用 的 一切 銅器
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.A kdož přisahá skrze chrám, přisahá skrze něj, i skrze toho, kterýž přebývá v něm.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.A kto przysięga na kościół, przysięga na niego, i na tego, który w nim mieszka;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.a ten, kto prisahá na chrám, prisahá naň i na toho, ktorý býva v ňom;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.celui qui jure par le temple jure par le temple et par celui qui l`habite;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.cine jură pe Templu, jură pe el şi pe Celce locuieşte în el;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.e chi giura per il tempio, giura per il tempio e per Colui che l'abita
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.e quem jurar pelo santuário jura por ele e por aquele que nele habita;
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.És a ki a templomra esküszik, esküszik arra és Arra, a ki abban lakozik.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.In kdor prisega pri templju, prisega pri njem in pri tistem, ki prebiva v njem.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.Ja joka vannoo taivaan kautta, vannoo Jumalan valtaistuimen kautta ja hänen kauttansa, joka sillä istuu.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.또 성전으로 맹세하는 자는 성전과 그 안에 계신 이로 맹세함이요
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.người nào chỉ đền thờ mà thề , là chỉ đền thờ và Ðấng ngự nơi đền thờ mà thề
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.người nào chỉ đền thờ mà thề, là chỉ đền thờ và Ðấng ngự nơi đền thờ mà thề
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.Och den som svär vid templet, han svär både vid detta och vid honom som bor däri.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.Og den, som sværger ved Templet, sværger ved det og ved ham, som bor deri.
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.og den som sverger ved templet, han sverger ved det og ved ham som bor i det,
Tapınak üzerine ant içen de hem tapınak, hem de tapınakta yaşayan Tanrı üzerine ant içmiş olur.Und wer da schwört bei dem Tempel, der schwört bei demselben und bei dem, der darin wohnt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod