Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Og tresklenes poster bevet ved de ropendes røst, og huset blev fylt med røk.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Şi se zguduiau uşiorii uşii de glasul care răsuna, şi casa s'a umplut de fum.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Suara mereka membuat alas Rumah TUHAN bergetar, dan Rumah TUHAN itu sendiri penuh asap
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Vibravano gli stipiti delle porte alla voce di colui che gridava, mentre il tempio si riempiva di fumo
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.Και οι παρασταται της θυρας εσεισθησαν εκ της φωνης του κραζοντος, και ο οικος επλησθη καπνου.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.И основите на праговете се поклатиха от гласа на оня, който викаше, и домът се напълни с дим.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.И поколебались верхи врат от гласа восклицающих, и дом наполнился курениями.
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.וינעו אמות הספים מקול הקורא והבית ימלא עשן׃
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.فاهتزت اساسات العتب من صوت الصارخ وامتلأ البيت دخانا
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.因 呼 喊 者 的 聲 音 、 門 檻 的 根 基 震 動 、 殿 充 滿 了 煙 雲
Serafların sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu.因 呼喊者 的 聲音 、 門檻 的 根基 震動 、 殿 充滿 了 煙雲
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Ale mówię wam, iż tu większy jest niż kościół.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Ale pravímť vám, žeť větší jest tuto nežli chrám.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Dar Eu vă spun că aici este Unul mai mare decît Templul.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Digo-vos, porém, que aqui está o que é maior do que o templo.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Ich sage aber euch, daß hier der ist, der auch größer ist denn der Tempel.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.내가 너희에게 이르노니 성전보다 더 큰 이가 여기 있느니라
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Maar Ik zeg u: Hier staat iemand die meer is dan de tempel!
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Men jag säger eder: Här är vad som är förmer än helgedomen.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Men jeg sier eder at her er det som er større enn templet.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Men jeg siger eder, at her er det, som er større end Helligdommen.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Mondom pedig néktek, hogy a templomnál nagyobb van itt.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Mutta minä sanon teille: tässä on se, joka on pyhäkköä suurempi.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.No, hovorím vám, že tu je väčší ako chrám.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Ora io vi dico che qui c'è qualcosa più grande del tempio
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Or, je vous le dis, il y a ici quelque chose de plus grand que le temple.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Perhatikan apa yang Kukatakan ini: di sini ada yang lebih besar dari Rumah Tuhan
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Pero os digo que uno mayor que el templo está aquí
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Pravim vam pa, da je tu večji nego tempelj.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Vả lại, ta phán cùng các ngươi, tại chỗ nầy có một đấng tôn trọng hơn đền thờ.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Vả_lại , ta phán cùng các ngươi , tại_chỗ nầy có một đấng tôn_trọng hơn đền thờ .
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Σας λεγω δε οτι εδω ειναι μεγαλητερος του ιερου.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Но говорю вам, что здесь Тот, Кто больше храма;
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Но казвам ви, че тук има повече от храма.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.Я ж вам глаголю: Що тут єсть більший од церкви.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.אבל אני אמר לכם כי יש פה גדול מן המקדש׃
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.ولكن اقول لكم ان ههنا اعظم من الهيكل.
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.但 我 告 訴 你 們 、 在 這 裡 有 一 人 比 殿 更 大
Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var.但 我 告訴 你 們 、 在 這裡 有 一 人 比 殿 更大
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Aber wenn der Gott widerborstig wurde und anfing, Menschenopfer zu verlangen, zerstörten die Igbo den Gott.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,A jeśli bóg stawał się niesforny i prosił o ofiary z ludzi,
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Dar dacă zeul ar deveni desfrânat şi ar cere sacrificii umane, oamenii igbo ar distruge zeul.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,De ha az istenség engedetlenné vált és emberi áldozatot követelt, az igbók elpusztították az istenséget.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,사당은 신을 위해 만들어졌습니다. 그러나 신이 제멋대로이고 인간이 더 희생하기를 요구한다면,
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Maar als de god onhandelbaar werd en menselijke offers ging verlangen, vernietigden de Igbo's de god.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Mas se o Deus se tornasse num déspota e começasse a exigir sacrifícios humanos, os Igbos destruíam o Deus.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Nhưng nếu vị thần trở nên hung bạo và bắt đầu đòi nhiến tế mạng người, người Igbo sẽ hủy hoại vị thần ấy.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Pero si el dios se rebelaba y comenzaba a pedir un sacrificio humano,
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Але якщо божество виходило з-під контролю і просило про людські жертви,
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Но ако богът станеше буен и започнеше да иска човешки жертви, игбо унищожаваха бога.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,Но стоило богу разбушеваться и потребовать приношения человеческих жертв, как народ Игбу уничтожал этого бога.
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,והמקדש לאל היה נבנה. אבל אם האל היה יוצא משליטה ומתחיל לדרוש קרבן אדם,
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,وبعد هذا، يتم بناء ضريح للإله. ولكن إذا قام هذا الإله بأمور غير عادلة، وبدأ يطلب تضحية بشرية،
Sonra kurban için bir tapınak kurulur; eğer tanrı haşarılık yapar ve insan kurban isterse,しかし 神が手に負えなくなり 人間の生贄を求め始めたら イボ族は神を滅ぼします
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.A Dávid riekol Šalamúnovi: Môj synu, ja som si bol umienil vystaviť dom menu Hospodina, svojho Boha.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.A řekl David Šalomounovi: Synu můj, uložil jsem byl v srdci svém vystavěti dům jménu Hospodina Boha svého.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.David a zis lui Solomon: ,,Fiul meu, aveam de gînd să zidesc o casă Numelui Domnului, Dumnezeului meu.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.David dit à Salomon: Mon fils, j`avais l`intention de bâtir une maison au nom de l`Éternel, mon Dieu.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Davide disse a Salomone: «Figlio mio, io avevo deciso di costruire un tempio al nome del Signore mio Dio
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Ða-vít nói với Sa-lô-môn rằng: Hỡi con, ta có ý muốn xây cất một cái đền cho danh Giê-hô-va Ðức Chúa Trời ta;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod