Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Elke ochtend en avond stonden zij voor de HERE om dankliederen te zingen en Hem te prijzen.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.eller att var morgon göra tjänst genom att tacka och lova HERREN, och likaledes var afton,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.És hogy álljanak az Úrnak tiszteletére és dícséretére, úgy reggel, mint este;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.hver Morgen skal de stå og love og prise HERREN, ligeså om Aftenen,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.hver morgen skulde de stå og love og prise Herren, og likeså hver aften,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ils avaient à se présenter chaque matin et chaque soir, afin de louer et de célébrer l`Éternel,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.새벽과 저녁마다 서서 여호와께 축사하며 찬송하며
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều , họ phải đứng tại đó cảm_tạ và ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va ;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều, họ phải đứng tại đó cảm tạ và ngợi khen Ðức Giê-hô-va;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.seisoa joka aamu kiittämässä ja ylistämässä Herraa, ja samoin joka ilta;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Selain itu mereka harus menyanyi untuk memuji TUHAN setiap pagi dan setiap malam
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ter naj stojé vsako jutro, da hvalijo in slave GOSPODA, takisto zvečer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.und zu stehen des Morgens, zu danken und zu loben den HERRN, und des Abends auch also,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.και δια να ιστανται καθ' εκαστην πρωιαν και εσπεραν, δια να υμνωσι και να δοξολογωσι τον Κυριον
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и всяка заран да стоят за да славят и хвалят Господа, тоже и вечер,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и чтобы становились каждое утро благодарить и славословить Господа, также и вечером,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ולעמד בבקר בבקר להדות ולהלל ליהוה וכן לערב׃
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ولاجل الوقوف كل صباح لحمد الرب وتسبيحه وكذلك في المساء.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早 晚 、 站 立 稱 謝 讚 美 耶 和 華
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早晚 、 站立 稱謝讚 美 耶和華
RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: ‹‹Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim.밤에 여호와께서 솔로몬에게 나타나사 이르시되 내가 이미 네 기도를 듣고 이곳을 택하여 내게 제사하는 전을 삼았으니
RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: ‹‹Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim.וירא יהוה אל שלמה בלילה ויאמר לו שמעתי את תפלתך ובחרתי במקום הזה לי לבית זבח׃
RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: ‹‹Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim.وتراءى الرب لسليمان ليلا وقال له. قد سمعت صلاتك واخترت هذا المكان لي بيت ذبيحة.
RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: ‹‹Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim.夜 間 耶 和 華 向 所 羅 門 顯 現 、 對 他 說 、 我 已 聽 了 你 的 禱 告 、 也 選 擇 這 地 方 作 為 祭 祀 我 的 殿 宇
RAB geceleyin ona görünerek şöyle dedi: ‹‹Duanı duydum. Burayı kendime kurban sunulan tapınak olarak seçtim.夜間 耶和華 向 所羅門 顯現 、 對他說 、 我 已 聽 了 你 的 禱告 、 也選擇這 地方 作 為 祭祀 我 的 殿宇
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.A všecken lid na úsvitě přicházel k němu do chrámu, aby ho poslouchal.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.A všetok ľud prichádzal na úsvite k nemu do chrámu počúvať ho.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.A wszystek lud rano się schodził do niego, aby go słuchał w kościele.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.És kora reggel hozzá megy vala az egész nép, hogy õt hallgassa a templomban.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.E todo o povo ia ter com ele no templo, de manhã cedo, para o ouvir.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Et tout le peuple, dès le matin, se rendait vers lui dans le temple pour l`écouter.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.E tutto il popolo veniva a lui di buon mattino nel tempio per ascoltarlo
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.In prihajalo je vse ljudstvo zgodaj k njemu, poslušat ga v templju.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Ja kaikki kansa tuli varhain aamuisin hänen tykönsä pyhäkköön kuulemaan häntä.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.모든 백성이 그 말씀을 들으려고 이른 아침에 성전에 나아가더라
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Och allt folket kom bittida om morgonen till honom i helgedomen för att höra honom.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Og alt folket kom tidlig om morgenen til ham i templet for å høre ham.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Og hele Folket kom årle til ham i Helligdommen for at høre ham.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Setiap pagi semua orang datang ke Rumah Tuhan untuk mendengar Yesus mengajar
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Şi tot norodul venea dis de dimineaţă la El în Templu, ca să -L asculte.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Und alles Volk machte sich früh auf zu ihm, im Tempel ihn zu hören.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng sáng, cả dân sự đến cùng Ngài trong đền thờ, đặng nghe Ngài dạy.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Vừa tảng_sáng , cả dân_sự đến_cùng Ngài trong đền thờ , đặng nghe Ngài dạy .
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Y todo el pueblo venía a él desde temprano para oírle en el templo
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.και πας ο λαος απο του ορθρου συνηρχετο προς αυτον εν τω ιερω δια να ακουη αυτον.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И весь народ с утра приходил к Нему в храм слушать Его.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.И всичките люде подраняваха при Него в храма да Го слушат.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.Усї ж люде сходились рало до Него в церкву слухати Його.
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.וכל העם השכימו לבוא אליו במקדש לשמע אותו׃
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.وكان كل الشعب يبكرون اليه في الهيكل ليسمعوه
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾 百 姓 清 早 上 聖 殿 、 到 耶 穌 那 裡 、 要 聽 他 講 道
Sabah erkenden bütün halk O'nu tapınakta dinlemek için O'na akın ediyordu.眾百姓 清早 上 聖殿 、 到 耶穌那裡 、 要聽 他 講道
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››A jam zbudował dom na mieszkanie tobie, o Panie! i miejsce, gdziebyś miał mieszkać na wieki.
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››A ja som ti, ó, Pane, vystavil dom za príbytok a stále miesto na to, aby si tam býval na veky.
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››A jaz sem ti zgradil hišo v prebivališče, stan tebi za sedež na veke!
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››Aj, jižť jsem vystavěl tobě, Pane, dům k přebývání, a místo, v němž bys přebýval na věky.
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››Bygget har jeg et hus til bolig for dig, et sted hvor du kan bo til evig tid.
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››Certamente te edifiquei uma casa para morada, assento para a tua eterna habitação.
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››Ciertamente te he edificado una casa sublime, una morada donde habites para siempre.
Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››E eu te construí uma casa para morada, um lugar para a tua eterna habitação.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod