Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,Kteřížto bydlili v ní, a vzdělali tobě v ní svatyni, jménu tvému, řkouce:
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,Mereka telah tinggal di sini dan mendirikan sebuah rumah tempat menyembah Engkau. Mereka tah
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,Og de bosatte sig der og byggede dig der en Helligdom for dit Navn, idet de sagde:
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,Uw volk vestigde zich hier en bouwde deze tempel voor U,
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,Za jego dni odstąpili Edomczycy, aby nie byli poddanymi Judzie, a postanowili nad sobą króla.
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,Και κατωκησαν εν αυτη και ωκοδομησαν εις σε αγιαστηριον εν αυτη δια το ονομα σου, λεγοντες,
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,И они поселились на ней и построили Тебе на ней святилище во имя Твое, говоря:
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,И те се заселиха в нея, и построиха Ти светилище в нея за твоето име, и рекоха:
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,וישבו בה ויבנו לך בה מקדש לשמך לאמר׃
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,فسكنوا فيها وبنو لك فيها مقدسا لاسمك قائلين
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,他 們 住 在 這 地 、 又 為 你 的 名 建 造 聖 所 、 說
Onlar orada yaşadılar, adına bir tapınak kurdular ve,他 們 住在 這地 、 又 為 你 的 名 建造 聖所 、 說
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.aby mi nachystali množstvo dreva, lebo dom, ktorý ja staviam, bude veľký a zázračný.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Aby mi připravili dostatek dříví; nebo dům, kterýž já stavěti chci, veliký býti má a slavný.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.a fim de me prepararem madeiras em abundância, porque a casa que vou edificar há de ser grande e maravilhosa.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.da mi pripravijo veliko lesa, zakaj hiša, ki jo hočem graditi, bo nenavadno velika.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.đặng lo đốn sắm sửa cây gỗ cho nhiều; vì cái đền mà tôi toan cất sẽ nguy nga lạ kỳ.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.đặng lo đốn sắm_sửa cây_gỗ cho nhiều ; vì cái đền mà tôi toan cất sẽ nguy_nga lạ_kỳ .
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.daß man mir viel Holz zubereite; denn das Haus, das ich bauen will, soll groß und sonderlich sein.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Hogy készítsenek nékem sok fát, mert a ház, a melyet építek, nagy és csudálatos lészen.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.이와 같이 나를 위하여 재목을 많이 예비하게 하소서 내가 건축하려 하는 전은 크고 화려할 것이니이다
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Må du skaffa mig virke i myckenhet, ty huset som jag vill bygga skall vara stort och härligt.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.men Træ må jeg have i Mængde, thi Huset, jeg vil bygge, skal være stort, det skal være et Underværk.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Minulle on hankittava paljon puuta, sillä temppeli, jonka minä rakennan, on oleva suuri ja ihmeellinen.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.para que me preparen mucha madera, porque el templo que voy a edificar ha de ser grande y maravilloso
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Que l`on me prépare du bois en abondance, car la maison que je vais bâtir sera grande et magnifique.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.så jeg kan få tre i mengdevis; for det hus jeg vil bygge, skal være stort og prektig.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.Să mi se pregătească lemn din belşug, căci casa pe care o voi zidi, va fi mare şi măreaţă.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.за да ми приготвят изобилно дървета; защото домът, който строя, ще бъде голям и чудесен.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.чтобы мне приготовить множество дерев, потому что дом, который я строю, великий и чудный.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.ולהכין לי עצים לרב כי הבית אשר אני בונה גדול והפלא׃
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.وليعدّوا لي خشبا بكثرة لان البيت الذي ابنيه عظيم وعجيب.
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.這 樣 、 可 以 給 我 豫 備 許 多 的 木 料 . 因 我 要 建 造 的 殿 宇 、 高 大 出 奇
Öyle ki, bana çok sayıda tomruk sağlayabilsinler. Çünkü yapacağım tapınak büyük ve görkemli olacak.這樣 、 可以 給 我 豫備許 多 的 木料 . 因我 要 建造 的 殿宇 、 高大 出奇
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Allora raccolsero pietre per scagliarle contro di lui; ma Gesù si nascose e uscì dal tempio
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài; nhưng Ðức Chúa Jêsus đi lén trong chúng, ra khỏi đền thờ.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy_giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài ; nhưng Ðức_Chúa_Jêsus đi lén trong chúng , ra khỏi đền thờ .
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da hoben sie Steine auf, daß sie auf ihn würfen. Aber Jesus verbarg sich und ging zum Tempel hinaus. {}
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Då togo de upp stenar för att kasta på honom. Men Jesus gömde sig undan och gick sedan ut ur helgedomen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da tok de stener op for å kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gikk ut av templet.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Então pegaram em pedras para lhe atirarem; mas Jesus ocultou-se, e saiu do templo.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Entonces tomaron piedras para arrojárselas, pero Jesús se ocultó y salió del templo
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.저희가 돌을 들어 치려하거늘 예수께서 숨어 성전에서 나가시니라
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Là-dessus, ils prirent des pierres pour les jeter contre lui; mais Jésus se cacha, et il sortit du temple.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Så toge de Sten for at kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gik ud af Helligdommen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Silloin he poimivat kiviä heittääksensä häntä niillä; mutta Jeesus lymysi ja lähti pyhäköstä.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Tedaj pograbijo za kamenje, da bi ga lučali vanj. Ali Jezus se skrije in odide iz templja.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.На следния ден едно голямо множество, което бе дошло на празника, като чуха, че Исус идел в Ерусалим,
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.אז ירימו אבנים לרגם אתו וישוע התעלם ויצא מן המקדש ויעבר בתוכם עבור וחלוף׃
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.فرفعوا حجارة ليرجموه. اما يسوع فاختفى وخرج من الهيكل مجتازا في وسطهم ومضى هكذا
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於 是 他 們 拿 石 頭 要 打 他 . 耶 穌 卻 躲 藏 、 從 殿 裡 出 去 了
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於是 他 們拿 石頭 要 打他.耶穌卻 躲藏 、 從殿裡 出去 了
Para bozanları, tapınaktan kovacaktı .[ İsa'ya gönderi yapılmış]그는 성전에서 돈을 바꾸어 이동 합니다.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.A aby stáli každého jitra k slavení a chválení Hospodina, tolikéž i u večer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.a aby stáli na mieste každého rána oslavovať a chváliť Hospodina, a tak i večer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.A iżby stali na każdy poranek ku wysławianiu, i ku chwaleniu Pana, także i w wieczór;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Dovevano presentarsi ogni mattina per celebrare e lodare il Signore, così pure alla sera
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.e de estarem cada manhã em pé para render graças e louvor ao Senhor, e semelhantemente � tarde.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ei aveau să stea în fiecare dimineaţă şi în fiecare seară, ca să laude şi să mărească pe Domnul,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Ejercen su servicio cada amanecer, y asimismo al atardecer, para dar gracias y alabar a Jehovah
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod