Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Og jeg så intet Tempel i den; thi dens Tempel er Herren, Gud, den almægtige, og Lammet.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Og noget tempel så jeg ikke i den; for dens tempel er Gud Herren, den allmektige, og Lammet.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Und ich sah keinen Tempel darin; denn der HERR, der allmächtige Gott, ist ihr Tempel, und das Lamm.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Και ναον δεν ειδον εν αυτη διοτι ναος αυτης ειναι ο Κυριος ο Θεος ο παντοκρατωρ και το Αρνιον.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.А храму не бачив я в ньому; бо Господь Бог Вседержитель - його храм, і Агнець.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Храма же я не видел в нем, ибо Господь Бог Вседержитель – храм его, и Агнец.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.והיכל לא ראיתי בה כי יהוה אלהים צבאות היכלה הוא והשה׃
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.ولم أر فيها هيكلا لان الرب الله القادر على كل شيء هو والخروف هيكلها.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.我 未 見 城 內 有 殿 、 因 主 神 全 能 者 、 和 羔 羊 、 為 城 的 殿
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.我 未 見 城內 有 殿 、 因 主 神全 能者 、 和 羔羊 、 為城 的 殿
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Königlicher Palast und Silber-Pagoda in Phnom Penh.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Koninklijk Paleis, Zilveren Pagode in Phnom Penh.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Královský palác, Stříbrná pagoda v Phnompenhu.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Le palais Royal et la pagode d'argent à Phnom Penh.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Palacio Real, Pagoda de Plata en Phnom Penh.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Βασιλικά Ανάκτορα, Ασημένια Παγόδα στην Πνομ Πενχ.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.Королевский дворец и Серебряная пагода в Пномпене.
Kraliyet Sarayı, Gümüş Tapınak, Phnom Penh.القصر الملكي، المعبد الفضي في بنوم بنه.
Kuzeye gidebilir. Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.Asi se vydá na sever, do bezpečí hor.
Kuzeye gidebilir. Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.Han kan fly norrut... ...till det yppiga betet som bergstopparna erbjuder.
Kuzeye gidebilir. Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.Mogłaby ruszyć na północ, gdzie na zboczach gór... ...czeka obfitość pożywienia.
Kuzeye gidebilir. Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.Podria irse al norte... ...al amplio sustento que le suministrarian... ...los picos montañosos, arriba.
Kuzeye gidebilir. Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara.-vuoria muistuttavien huippujen tarjoaman runsaan ravinnon luo.
Kuzeye gidebilir. Yüksek tepelerin üstündeki... ...olağanüstü güzel tapınaklara. Ya da güneye gidebilir..את לא חייבת לספר לו ממי זה ...רק
Limandaki bir tapınakta bulunmuştu.Została znaleziona w jednej ze świątyń niedaleko przystani.
Limandaki bir tapınakta bulunmuştu.Скульптуру обнаружили в святилище в гавани.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.A Šebuel, syn Geršoma, syna Mojžišovho, knieža nad pokladmi.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Był Sebuel, syn Giersona, syna Mojżeszowego, przełożony nad skarbami.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.c`était Schebuel, fils de Guerschom, fils de Moïse, qui était intendant des trésors.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.có Sê-bu-ên , con_cháu Ghẹt-sôn , là con_trai của Môi-se , làm quan cai_quản khung_thành .
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.có Sê-bu-ên, con cháu Ghẹt-sôn, là con trai của Môi-se, làm quan cai quản khung thành.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.era Şebuel, fiul lui Gherşom, fiul lui Moise, care îngrijea de vistierii.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.in Sebuel, sin Gersoma, sinu Mojzesovega, je bil poglavar nad zakladi.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.모세의 아들 게르솜의 자손 스브엘은 곳간을 맡았고
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.niin Sebuel, Geersomin poika, joka oli Mooseksen poika, oli aarrekammioiden esimies.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.så var Sebuel, sønn av Moses' sønn Gersom, overopsynsmann over skattene.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.så var Sebuel, son till Gersom, son till Mose, överuppsyningsman över skatterna.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Sebuel dari kaum Gersom, anak Musa, adalah pengawas harta benda Rumah TUHAN
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Sebuel, filho de Gérsom o filho de Moisés, que era chefe dos tesouros.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Sebuel hijo de Gersón, hijo de Moisés, era jefe sobre los tesoros
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Sebuel pak syn Gersoma, syna Mojžíšova, přední nad poklady.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Sébuel pedig Gersonnak, a Mózes fiának fia a kincs fõgondviselõje volt.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Subaèl figlio di Gherson, figlio di Mosè, era sovrintendente dei tesori
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.var Sjubael, en Søn af Moses's Søn Gersom, Overopsynsmand over Skattene.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.war Sebuel, der Sohn Gersoms, des Sohnes Mose's, Fürst über die Schätze.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.ο μεν Σεβουηλ ο υιος του Γηρσωμ, υιου του Μωυσεως ητο επιστατης επι τους θησαυρους.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Суваил, син на Гирсама, Моисеевия син, бе надзирател над съкровищата.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.Шевуил, сын Гирсона, сына Моисеева, был главным смотрителем за сокровищницами.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.ושבאל בן גרשום בן משה נגיד על האצרות׃
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.كان شبوئيل بن جرشوم بن موسى وكان رئيسا على الخزائن.
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.摩 西 的 孫 子 革 舜 的 兒 子 細 布 業 掌 管 府 庫
Musa oğlu Gerşomun soyundan Şevuel tapınak hazinelerinin baş sorumlusuydu.摩西 的 孫子 革舜 的 兒子細 布業 掌管 府庫
Müslüman tapınaklarına beyaz insanların girmesine izin verilmiyordu.이슬람 사원 안에 없는 백인들이 허용 되었다.
Müslüman tapınaklarına beyaz insanların girmesine izin verilmiyordu.داخل معابد المسلمين، لايسمح بالأشخاص البيض.
[müzik] Müslüman tapınaklarına beyaz insanların girmesine izin verilmiyordu.In den islamischen Tempel waren weiße Menschen nicht gestattet.
Myanmar'ın ünlü Bagan tapınaklarından bazılarının yıkımına ait fotoğraflar aşağıda bulunmakta:Debajo algunas fotos que muestran la destrucción en algunos famosos templos de Myanmar:
Myanmar'ın ünlü Bagan tapınaklarından bazılarının yıkımına ait fotoğraflar aşağıda bulunmakta:Ecco qui di seguito alcune foto che mostrano la distruzione di alcuni dei famosi templi di Bagan del Myanmar:
Myanmar'ın ünlü Bagan tapınaklarından bazılarının yıkımına ait fotoğraflar aşağıda bulunmakta:Ниже вы можете увидеть фотографии повреждений, которые получили некоторые знаменитые храмы Багана:
Ne kadar zamandır Tokyo'dasın? Seni en son Ueda'da, tapınakta görmüştüm.La dernière fois qu'on s'est vus, c'était à Ueda.
O anda tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü.A opona chrámu sa roztrhla na dvoje od hora až dolu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod