İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Nişte orbi şi şchiopi au venit la El în Templu, şi El i -a vindecat.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Och blinda och halta kommo fram till honom i helgedomen, och han botade dem.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Og der kom blinde og lamme til ham i Helligdommen, og han helbredte dem.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Og det kom blinde og halte til ham i templet, og han helbredet dem.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Orang-orang buta dan lumpuh datang kepada Yesus di Rumah Tuhan, dan Ia menyembuhkan mereka
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Tedy przystąpili do niego ślepi i chromi w kościele, i uzdrowił je.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Und es gingen zu ihm Blinde und Lahme im Tempel, und er heilte sie.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.Και προσηλθον προς αυτον τυφλοι και χωλοι εν τω ιερω και εθεραπευσεν αυτους.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.И някои слепи и куци дойдоха при Него в храма; и Той ги изцели.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.И приступили к Нему в храме слепые и хромые, и Он исцелил их.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.І приходили до Него в церкві слїпі й криві, і сцїляв їх.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.ויגשו אליו עורים ופסחים במקדש וירפאם׃
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.وتقدم اليه عمي وعرج في الهيكل فشفاهم.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.在 殿 裡 有 瞎 子 瘸 子 、 到 耶 穌 跟 前 . 他 就 治 好 了 他 們
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.在 殿裡 有 瞎子 瘸子 、 到 耶穌 跟前 . 他 就 治好 了 他 們
Japonya'da bir tapınak.Dit is een tempel in Japan voor een boeddhistische monnik.
Japonya'da bir tapınak.승려를 위한 일본의 절 계획안 입니다.
Japonya'da bir tapınak.Y este es un templo en Japón para un monje budista.
Japonya'da bir tapınak.А това е храм в Япония, за будистки монах.
Japonya'da bir tapınak.עבור נזיר בודהיסטי.
Japonya'da bir tapınak.لراهب بوذي.
Japonya'da bir tapınak.これはイギリスの海辺にある
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Dan dia membawa saya ke kuil-kuil di Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.El m-a dus sus la templele din Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Er nahm mich mit zu den Tempeln von Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.És felvitt engem Nikko-ban a templomokhoz.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Hij nam me mee naar de tempels in Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Il m'a emmené aux temples de Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Mi portò ai templi di Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Y me llevó a los templos en Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Zabrał mnie do świątyń w Nikko.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Με ανέβασε στους ναούς στο Νίκκο.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.И он повел меня в храм в Никко.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.І він повів мене до храмів у Нікко.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.Той ме заведе в храмовете в Никко.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.הוא לקח אותי למקדשים בניקו.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.اخذني معبد في نيكو.
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.これは階段を登ったすぐの場所で撮った写真で
Kendisi beni Nikko'daki tapınaklara götürdü.그는 니코시(市)에 있는 절로 저를 데리고 갔지요.
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.또 스스로 높아져서 군대의 주재를 대적하며 그에게 매일 드리는 제사를 제하여 버렸고 그의 성소를 헐었으며
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.S'innalzò fino al capo della milizia e gli tolse il sacrificio quotidiano e fu profanata la santa dimora
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.ועד שר הצבא הגדיל וממנו הרים התמיד והשלך מכון מקדשו׃
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.وحتى الى رئيس الجند تعظم وبه ابطلت المحرقة الدائمة وهدم مسكن مقدسه.
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.並 且 他 自 高 自 大 、 以 為 高 及 天 象 之 君 . 除 掉 常 獻 給 君 的 燔 祭 、 毀 壞 君 的 聖 所
Kendisini Gök Ordusunun Önderine kadar yükseltti. Tanrıya sunulan günlük sunu kaldırıldı, tapınak terk edildi.並且 他 自高自大 、 以 為高 及 天象 之 君 . 除掉 常 獻給 君 的 燔祭 、 毀壞 君 的 聖所
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.A chrámu som nevidel v ňom, lebo Pán Bôh, všemohúci, je jeho chrámom a Baránok.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ale chrámu jsem v něm neviděl; nebo Pán Bůh všemohoucí chrám jeho jest a Beránek.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Alem kościoła nie widział w niem; albowiem Pan, Bóg wszechmogący, jest kościołem jego, i Baranek.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.A svetišča nisem videl v njem, kajti Gospod, Bog, Vsegamogočni, je svetišče njegovo in Jagnje.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.És templomot nem láttam abban: mert az Úr, a mindenható Isten annak temploma, és a Bárány.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ik zag in de stad geen tempel, want de Here, de Almachtige God, en het Lam werden er overal vereerd.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.În cetate n'am văzut niciun Templu; pentrucă Domnul Dumnezeu, Cel Atotputernic, ca şi Mielul, sînt Templul ei.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.성안에 성전을 내가 보지 못하였으니 이는 주 하나님 곧 전능하신 이와 및 어린 양이 그 성전이심이라
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Mutta temppeliä minä en siinä nähnyt; sillä Herra Jumala, Kaikkivaltias, on sen temppeli, ja Karitsa.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Nela não vi santuário, porque o seu santuário é o Senhor Deus Todo-Poderoso, e o Cordeiro.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Non vidi alcun tempio in essa perché il Signore Dio, l'Onnipotente, e l'Agnello sono il suo tempio
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.No vi en ella templo, porque el Señor Dios Todopoderoso, y el Cordero, es el templo de ella
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Och jag såg i den intet tempel, ty Herren Gud, den Allsmäktige, är dess tempel, han och Lammet.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ở đó , tôi không thấy đền thờ nào ; vì Chúa là Ðức_Chúa_Trời toàn_năng và Chiên_Con đều là đền thờ của thành .
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ở đó, tôi không thấy đền thờ nào; vì Chúa là Ðức Chúa Trời toàn năng và Chiên Con đều là đền thờ của thành.