Ana içeriğe geç
Sözlük

tapınak ile cümle

tapınak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Ella estaba en la proa de un barco de piedra que estaba dentro de un entorno de templo.
Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Вона стояла на носі кам'яного корабля, який знаходився в храмі.
Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Она стояла на носу каменного корабля, на территории храма.
Helsinki’de birçok farklı dini mezhebin tapınaklar ve değişik faaliyet merkezleri vardır.Helsingissä on monen eri uskontokunnan pyhäkköjä sekä lisäksi erilaisia toimintakeskuksia.
Helsinki’de birçok farklı dini mezhebin tapınaklar ve değişik faaliyet merkezleri vardır.I Helsingfors finns många olika religionssamfunds tempel och dessutom olika verksamhetscenter.
Helsinki’de birçok farklı dini mezhebin tapınaklar ve değişik faaliyet merkezleri vardır.Il y a de nombreux sanctuaires de différentes religions et des centres religieux.
Helsinki’de birçok farklı dini mezhebin tapınaklar ve değişik faaliyet merkezleri vardır.También hay muchos lugares de culto y sedes de diversas religiones y congregaciones.
Helsinki’de birçok farklı dini mezhebin tapınaklar ve değişik faaliyet merkezleri vardır.В Хельсинки расположены храмы множества религиозных конфессий, а также действуют различные духовные центры.
Helsinki’de birçok farklı dini mezhebin tapınaklar ve değişik faaliyet merkezleri vardır.توجد في هلسنكي العديد من المعابد الدينية وبالإضافة إلى ذلك مختلف مراكز النشاطات والفعاليات.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.A neprestávali učiť každého dňa v chráme a po domoch a zvestovať Ježiša Krista.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.És mindennap a templomban és házanként nem szûnnek vala meg tanítani és hirdetni Jézust, a Krisztust.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.E todos os dias, no templo e de casa em casa, não cessavam de ensinar, e de anunciar a Jesus, o Cristo.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.I nie przestawali na każdy dzień w kościele i po domach nauczać i opowiadać Jezusa Chrystusa.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.In niso nehali v templju in po hišah vsak dan učiti in oznanjevati evangelija o Jezusu, da je Kristus.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.저희가 날마다 성전에 있든지 집에 있든지 예수는 그리스도라 가르치기와 전도하기를 쉬지 아니하니라
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Na každý pak den nepřestávali v chrámě i po domích učiti a zvěstovati Ježíše Krista.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.og de holdt ikke op med å lære hver dag i templet og hjemme og å forkynne evangeliet om Kristus Jesus.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Και πασαν ημεραν εν τω ιερω και κατ' οικον δεν επαυον διδασκοντες και ευαγγελιζομενοι τον Ιησουν Χριστον.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.И всякий день в храме и по домам не переставали учить и благовествовать об Иисусе Христе.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.І по всяк день не переставали вони і в церкві і по домах навчати й благовіствувати Ісуса Христа.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.וכל היום לא חדלו ללמד במקדש ובבתים ולבשר את בשורת ישוע המשיח׃
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.‎وكانوا لا يزالون كل يوم في الهيكل وفي البيوت معلّمين ومبشرين بيسوع المسيح
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.他 們 就 每 日 在 殿 裡 、 在 家 裡 、 不 住 的 教 訓 人 、 傳 耶 穌 是 基 督
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.他 們 就 每日 在 殿裡 、 在 家裡 、 不 住 的 教 訓人 、 傳耶穌 是 基督
Her ne kadar ulusun bir üyesi değilse de, Clay son iki senedir Müslüman tapınakları ziyaret ediyordu.비록 민족의 구성원이 아닌 클레이 2 년 동안 이슬람 사원 방문 했다
Heykel yaklaşık olarak 5-6 metre uzunlukta.Tahmin ediyorum ki daha önce bir tapınak içinde yer alıyordu.A:
Heykel yaklaşık olarak 5-6 metre uzunlukta.Tahmin ediyorum ki daha önce bir tapınak içinde yer alıyordu.B: exactamente, él mide casi quince o veinte pies de alto y me imagino que se situó en el complejo del templo.
Heykel yaklaşık olarak 5-6 metre uzunlukta.Tahmin ediyorum ki daha önce bir tapınak içinde yer alıyordu.Саме так, заввишки вона приблизно 15 чи 20 футів, і я уявляю, як вона стояла у храмовому комплексі.
Heykel yaklaşık olarak 5-6 metre uzunlukta.Tahmin ediyorum ki daha önce bir tapınak içinde yer alıyordu.طوله بالتحديد يجب أن يكون حوالي ارتفاع خمسة عشر إلى عشرين قدم ، وها قد تخيلته واقفا في وسط المعبد
İki sene içinde, Boston'da, Harford'da ve Philadelphia'da, tapınaklar yapılmasını organize etti.2 년 이내 그는 보스턴, 하트포드, 필라델피아에 있는 사찰을 정리 도움이.
İki sene içinde, Boston'da, Harford'da ve Philadelphia'da, tapınaklar yapılmasını organize etti.Innerhalb von zwei Jahren half er dabei Tempel in Boston, Hartford und Philadelphia aufzubauen.
İki sene içinde, Boston'da, Harford'da ve Philadelphia'da, tapınaklar yapılmasını organize etti.Μέσα σε δύο χρόνια, βοήθησε ν' οργανωθούν ναοί στην Βοστόνη, το Χάρτφορντ και την Φιλαδέλφεια.
İki sene içinde, Boston'da, Harford'da ve Philadelphia'da, tapınaklar yapılmasını organize etti.خلال سنتين، ساعد أن ينظم معابد في بوسطن، هاتفورد و فيلادلفيا.
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).Den Dag hjemsøget jeg alle, som hopper over Tærsklen, som fylder deresHerresHus med Vold og Svig.
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).Jag skall på den dagen hemsöka alla som hoppa över tröskeln, dem som fylla sin herres hus med våld och svek.
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).그 날에 문턱을 뛰어 넘어서 강포와 궤휼로 자기 주인의 집에 채운 자들을 내가 벌하리라
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).Navštívím v ten den i každého, kterýž vskakuje na prah, kteříž naplňují dům pánů svých nátiskem a lstí.
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).punirò in quel giorno chiunque salta la soglia, chi riempie di rapine e di frodi il palazzo del suo padrone
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).ופקדתי על כל הדולג על המפתן ביום ההוא הממלאים בית אדניהם חמס ומרמה׃
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).وفي ذلك اليوم اعاقب كل الذين يقفزون من فوق العتبة الذين يملأون بيت سيدهم ظلما وغشّا.
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).到 那 日 、 我 必 懲 罰 一 切 跳 過 門 檻 、 將 強 暴 和 詭 詐 得 來 之 物 充 滿 主 人 房 屋 的
İlahların tapınaklarını zorbalık ve hileyle dolduran putperestleri O gün cezalandıracağım. (bkz. 1Sa.5:4-5).到 那日 、 我 必懲罰 一切 跳過門檻 、 將強 暴 和 詭詐 得 來 之 物 充滿 主人 房屋 的
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Chúng ta biết về những ngôi đền họ xây, nơi người ta đến để trải nghiệm một hiện thực khác.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Conocemos los templos que construyeron -- donde la gente podría venir a experimentar una realidad diferente.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Conosciamo i templi che hanno costruito - dove la gente poteva andare per sperimentare una realtà diversa.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Cunoaştem templele construite, unde oamenii pot veni să încerce o realitate diferită.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Ismerjük a templomokat, melyeket építettek, hogy az emberek megtapasztalhassák ezt az alternatív valóságot.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Kita tahu kuil-kuil yang mereka buat -- di mana orang dapat datang untuk merasakan realitas yang berbeda.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.사원들은 그런 목적으로 지어졌습니다. -- 사람들은 사원에 와서 다른 현실을 경험하는 것입니다.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Poznamo templje, ki so jih gradili, kamor so ljudje prihajali, da bi doživeli alternativno realnost.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Vi har lärt känna deras tempel ... dit människor kunde komma för att uppleva en annan verklighet.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Vi kender de templer de byggede, hvor folk kunne komme og opleve en anderledes virkelighed.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.We kennen de tempels die ze bouwden -- waar mensen kwamen om een andere realiteit te ervaren.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Známe jejich chrámy, kam mohli přicházet zažít jinou realitu.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Znamy ich świątynie, czyli miejsca, gdzie ludzie przychodzili, aby doświadczyć innej rzeczywistości.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Ξέρουμε για τους ναούς που έχτισαν, ώστε οι άνθρωποι να έρχονταν να βιώσουν μια διαφορετική πραγματικότητα.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Знаем какви храмове за построили, където хората са можели да отидат, за да преживеят различна реалност.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.Мы знаем о построенных ими храмах, куда могли прийти люди, чтобы выйти за пределы привычной реальности.
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.אנחנו יודעים על המקדשים שהם בנו, אז---מקום שאליו אנשים יכלו לבוא לחוות מציאות אחרת
İnşa ettikleri tapınakları biliyoruz - insanların gelip farklı bir gerçeklik deneyimledikleri yerleri.نعرف المعابد التي بنوها حيث يذهب الناس ليشعروا بواقع مختلف
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod