Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.Ialah yang menyusun seluruh bangunan itu menjadi Rumah Allah yang khusus untuk Tuhan
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.i hvem enhver Bygning sammenføjes og vokser til et helligt Tempel i Herren,
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.i hvem hver bygning føies sammen og vokser til et hellig tempel i Herren,
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.În El toată clădirea, bine închegată, creşte ca să fie un Templu sfînt în Domnul.
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.In lui ogni costruzione cresce ben ordinata per essere tempio santo nel Signore
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.i vilken allt det som uppbygges bliver sammanslutet och så växer upp till ett heligt tempel i Herren.
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.jossa koko rakennus liittyy yhteen ja kasvaa pyhäksi temppeliksi Herrassa;
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.그의 안에서 건물마다 서로 연결하여 주 안에서 성전이 되어가고
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.Na którym wszystko budowanie wespół spojone rośnie w kościół święty w Panu;
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.Na němžto všecko stavení příslušně vzdělané roste v chrám svatý v Pánu;
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.no qual todo o edifício bem ajustado cresce para templo santo no Senhor,
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.v ktorom každé stavänie prístojne dovedna pojené rastie v svätý chrám v Pánovi,
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.εν τω οποιω πασα η οικοδομη συναρμολογουμενη αυξανεται εις ναον αγιον εν Κυριω
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.на което станах служител според Божията благодат, – дар, който ми е дадeн по дейстието на Неговата сила.
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.на котором все здание, слагаясь стройно, возрастает в святый храм в Господе,
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.на котрому вся будівля, докупи споєна, росте в церкву сьвяту в Господї.
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.אשר חבר בו יחד הבנין כלו עדי יגבה להיכל קדש ליהוה׃
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.الذي فيه كل البناء مركبا معا ينمو هيكلا مقدسا في الرب.
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.各 〔 或 作 全 〕 房 靠 他 聯 絡 得 合 式 、 漸 漸 成 為 主 的 聖 殿
Bütün yapı Rabbe ait kutsal bir tapınak olmak üzere Onda kenetlenip yükseliyor.各 〔 或 作全 〕 房 靠 他 聯絡 得 合式 、 漸漸 成 為主 的 聖殿
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Alors, il a construit un temple en son honneur, faisant face au sien.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Assim, ele construiu um templo em honra dela, em frente do dele.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Astfel că a construit un templu în onoarea ei, faţă în faţă cu propriul său templu.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Daarom bouwde hij een tempel in haar eer, tegenover de zijne.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Darum baute er ihr zu Ehren einen Tempel gegenüber dem seinen.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.De manera que construyó un templo en su honor, frente al de él
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Egli, in suo onore, le fece costruire un tempio di fronte al proprio.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Ezért épített egy templomot az ő tiszteletére, ami szemben volt a sajátjával.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Jadi, dia membangun kuil untuk menghormati istrinya, menghadap kuilnya.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.자신의 신전에서 마주 보이는 곳에 그녀를 위한 신전을 지었다고 합니다.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Na jej cześć wybudował świątynię, naprzeciwko własnej.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Proto na její počest postavil chrám, oproti jeho chrámu.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Så han byggde ett tempel till hennes ära, mitt emot sitt eget.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Vì vậy ông cho dựng một ngôi đền tưởng niệm bà, đối diện với ngôi đền của ông.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.V njeno čast je zgradil tempelj nasproti njegovemu.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Έτσι, έφτιαξε ένα ναό προς τιμήν της, που έβλεπε προς τον δικό του.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.В ее честь он выстроил храм напротив своего.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Отже, він побудував храм на її честь, навпроти свого.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.Той построил храм в нейна чест, разположен точно срещу неговия.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.לכן הוא בנה לכבודה מקדש שניצב מול מקדשו.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.لذلك ، قام ببناء معبد على شرفها ، يواجه نصبه.
Bu yüzden, eşinin şerefine kendininkinin karşısına bir tapınak inşa etti.毎年 ちょうど春分と秋分の日
Cevap: Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Nie, znajdowała się na dziobie kamiennego statku w pobliżu świątyni.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Daarna gaf hij zijn zoon Salomo opdracht een tempel te bouwen voor de HERE, de God van Israël.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.David a chemat pe fiul său Solomon, şi i -a poruncit să zidească o casă Domnului, Dumnezeul lui Israel.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.David appela Salomon, son fils, et lui ordonna de bâtir une maison à l`Éternel, le Dieu d`Israël.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Derpå lod han sin Søn Salomo kalde og bød ham bygge HERREN, Israels Gud, et Hus.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Então chamou a Salomão, seu filho, e lhe ordenou que edificasse uma casa ao Senhor Deus de Israel.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Entonces David llamó a su hijo Salomón y le mandó que edificase una casa a Jehovah Dios de Israel
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Hivatá azért Dávid az õ fiát, Salamont, és meghagyá néki, hogy az Úrnak, Izráel Istenének házat csináltasson.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.In pokliče sina svojega Salomona in mu zapove zgraditi hišo GOSPODU, Bogu Izraelovemu.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Ja hän kutsui poikansa Salomon ja käski hänen rakentaa temppelin Herralle, Israelin Jumalalle.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.다윗이 그 아들 솔로몬을 불러 이스라엘 하나님 여호와를 위하여 전을 건축하기를 부탁하여
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Och han kallade till sig sin son Salomo och bjöd honom att bygga ett hus åt HERREN, Israels Gud.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Og han kalte sin sønn Salomo til sig og bød ham bygge et hus for Herren, Israels Gud.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Poi chiamò Salomone suo figlio e gli comandò di costruire un tempio al Signore Dio di Israele
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Potom povolal Šalamúna, svojho syna, a prikázal mu, aby vystavil dom Hospodinovi, Bohu Izraelovmu.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Potom povolav Šalomouna syna svého, přikázal mu, aby vystavěl dům Hospodinu Bohu Izraelskému.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Tedy zawołał Salomona, syna swego, a przykazał mu, aby zbudował dom Panu, Bogu Izraelskiemu.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Und er rief seinem Sohn Salomo und gebot ihm, zu bauen das Haus des HERRN, des Gottes Israels,