Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.И призвал Соломона, сына своего, и завещал ему построить дом Господу Богу Израилеву.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.Тогава повика сина си Соломона, та му заръча да построи дом за Господа Израилевия Бог.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.ויקרא לשלמה בנו ויצוהו לבנות בית ליהוה אלהי ישראל׃
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.ودعا سليمان ابنه واوصاه ان يبني بيتا للرب اله اسرائيل.
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.對 所 羅 門 說 、 我 兒 阿 、 我 心 裡 本 想 為 耶 和 華 我 神 的 名 建 造 殿 宇
Davut, oğlu Süleymanı yanına çağırdı. Onu İsrailin Tanrısı RAB için bir tapınak kurmakla görevlendirdi.對 所羅門 說 、 我 兒阿 、 我心裡 本 想 為 耶和華 我 神 的 名 建造 殿宇
Depremden önce ve sonrasında #Nepal'in Bhaktapur'daki tapınaklarından birisi.Jeden z chrámů v Bhaktapuru před a po zemětřesení.
Depremden önce ve sonrasında #Nepal'in Bhaktapur'daki tapınaklarından birisi.Один из храмов в Бхакапуре #Nepal до и после землятресения.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Chúng tôi cần phải đến Hồ Ý Thức khi trăng tròn. nhưng chúng tôi đã lạc lối đến Đền thờ Bí Mật này.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Kami harus berada di Kolam Pemantulan saat bulan purnama... ...tapi kami tersesat di tempat persembunyian ini.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Musíme se dostat k Bazénu Zrcadlení do úplňku, ale ztratili jsme se v této Tajné svatyni.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Musimy dotrzeć do "Stawu Refleksji" przed pełnią księżyca, ale zgubiliśmy się na tym "Ukrytym Sanktuarium".
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Nous devions aller au Bassin des reflets pour la pleine lune, mais on s'est perdus dans ce sanctuaire.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Pred polno luno morava priti do Bazena odseva, a sva se izgubila na tem Skrivnem pokopališču.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Trebuie să ajungem la Izvorul Reflexiei până la luna plină, însă ne-am rătăcit în acest Sanctuar Ascuns.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.Трябва да стигнем до фонтана на Отражението преди пълнолуние, но се загубихме в това убежище.
Dolunaya kadar Yansıma Havuzuna ulaşmamız gerek, ama bu Gizli Tapınakta kaybolduk.עלינו להגיע לבריכת .ההשתקפות עד לירח המלא אך נאבדנו .בבית-המקדש החבוי הזה
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,Dacă va ganditi la cladiri marete, la catedrale, la temple, la piramide, la pagode,
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,Hogyha a nagyszerű épületekre gondolnak, katedrálisokra, templomokra, piramisokra, pagodákra,
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,대성당이나 사원, 피라미드나 탑,
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,Pomyślcie o wspaniałych budynkach, świątyniach, piramidach, pagodach, miastach w Indiach, itd.
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,Величайшие соборы, храмы, пирамиды, пагоды, прекрасные индийские города...
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,אם חושבים על הבניינים הגדולים, על הקתדרלות, על המקדשים, על הפירמידות, על הפגודות,
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,إذا فكرت بالمباني العظيمة, بالكاتدرائيات, بالمعابد بالأهرامات, بالباجودا (معبد بوذي متعدد الطوابق)
Eğer muhteşem yapıları, katedralleri, tapınakları, piramitleri, pagodaları,ピラミッド、仏塔、 インドの町々などを思い浮かべる時
Evet, oldukça büyük,muhtemelen tapınakta ibadet yerinin en önemli yapısıydı.R: sí; es inmenso, y frontal, tal era la imagen principal para la adoración en su ubicación.
Evet, oldukça büyük,muhtemelen tapınakta ibadet yerinin en önemli yapısıydı.Так, вона величезна та вертикальна,тож, мабуть, була головним образом для поклоніння у цих місцях.
Evet, oldukça büyük,muhtemelen tapınakta ibadet yerinin en önemli yapısıydı.نعم ، هو ضخم وواضح وبارز ودائما ما يكون في مقدمة المعبد ، ولذلك خٌيل للبعض أنه صورة أساسية للتعبد به
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Af Tempelsangerne: Eljasjib og Zakkur. Af Dørvogterne Sjallum, Telem og Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.av sångarna: Eljasib; av dörrvaktarna: Sallum, Telem och Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.av sangerne Eljasib; av dørvokterne Sallum og Telem og Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Az énekesek közül pedig: Eliásib, s a kapunállók közül: Sallum, Telem és Uri;
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.A z śpiewaków: Elijasyb; a z odźwiernych: Sallum i Telem, i Ury.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Dei cantori: Eliasib. Dei portinai: Sallùm, Telem e Uri
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.De los cantores: Eliasib. De los porteros: Salum, Telem y Uri
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Dintre cîntăreţi: Eliaşib. Dintre uşieri: Şalum, Telem şi Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Dos cantores: Eliasibe. Dos porteiros: Salum, Telem e îri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.In iz pevcev: Eliasib; iz vratarjev: Salum, Telem in Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.노래하는 자 중에는 엘리아십이요 문지기 중에는 살룸과 델렘과 우리였더라
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Para penyanyi: Elyasib. Para penjaga pintu gerbang Rumah TUHAN: Salum, Telem dan Uri
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Parmi les chantres: Éliaschib. Parmi les portiers: Schallum, Thélem et Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Trong các người ca hát có Ê-li-a-síp; trong những người giữ cửa có Sa-lum, Tê-lem, và U-ri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Trong các người ca_hát có Ê - li-a-síp ; trong những người giữ cửa có Sa-lum , Tê-lem , và U-ri .
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.unter den sängern: Eljasib; unter den Torhütern: Sallum, Telem und Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Van de zangers alleen Eljasib. Van de poortwachters: Sallum, Telem en Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Veisaajia: Eljasib. Ovenvartijoita: Sallum, Telem ja Uuri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.zo spevákov Eljašib a z vrátnych Šallum, Telem a Úri,
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Z zpěváků pak Eliasib, a z vrátných Sallum, Telem a Uri.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.Και εκ των ψαλτωδων, Ελιασειβ και εκ των θυρωρων, Σαλλουμ και Τελεμ και Ουρει.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.и из певцов: Елияшив; и из привратников: Шаллум, Телем и Урий;
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.От певците, Елиасив; и от вратарите: Селум, Телем и Урий,
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.ומן המשררים אלישיב ומן השערים שלם וטלם ואורי׃
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.ومن المغنين الياشيب. ومن البوابين شلوم وطالم واوري.
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.歌 唱 的 人 中 、 有 以 利 亞 實 。 守 門 的 人 中 、 有 沙 龍 、 提 聯 、 烏 利
Ezgicilerden: Elyaşiv. Tapınak kapı nöbetçilerinden: Şallum, Telem, Uri.歌唱 的 人 中 、 有 以利 亞實 。 守門 的 人 中 、 有 沙龍 、 提聯 、 烏利
Fiziksel olarak formları mükemmel. Ancak akılları öğrendikleri metafizik, tapınaklar ve bu tür şeylerle dolu.Физически те са в перфектна форма, но психически - смятат, че са изградили храмове на метафизиката и т.н.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Azért ifjúságukban hal meg az õ lelkök, és életök a paráznákéhoz hasonló.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Chúng chết đương buổi thanh xuân; Ðời chúng bị hư mất trong bọn gian dâm.
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.Chúng chết đương buổi thanh_xuân ; Ðời chúng bị hư mất trong bọn gian_dâm .
Genç yaşta ölüp giderler, Yaşamları putperest tapınaklarında fuhşu iş edinmiş erkekler arasında sona erer.De dør i ungdommen, og deres liv ender som tempel-bolernes*. / {* 1KG 14, 24.}