Kapatılan tapınaklar "terk edilmiş" kabul ediliyordu."Waking the Fallen" foi aclamado.
Bu tören, Kudüs’teki tapınakta gerçekleşen söğüt ağacı törenini anar.A Igreja acredita que haverá um templo construído em Jerusalém.
Tapınak alev alev yanmaya başlar.Após isso, o Templo é incendiado.
Tapınakçılar’ın itirafçıları, hiç şüphe yok ki yapılan işkencenin boyutlarına göre çeşitlilik arz etmekteydi.Os fiéis, contudo, recolheram esses preciosos restos e as relíquias foram distribuídas entre muitas cidades.
Tapınak, kazılardan sonra sökülmüş ve Şanlıurfa Müzesi'ne sergilenmek üzere taşınmıştır.Em seguida foi desmontada e realocada ao lado do Museu.
Tapınak İmparator Meiji ile İmparatoriçe Shōken'ın ruhlarına adanmıştır.O templo é dedicado ao Imperador Kammu e ao Imperador Komei.
Bu simge, tanrının tapınakta bulunduğuna işaret eder.Fortuna lhe fala que ele está no Templo de Céu.
Tapınak inşasının tamamlanması İsrailoğullarınca kutlanır.De Thora somt de rustplaatsen van de Israëlieten op.
Tapınak ayrıca geleneksel Thai Masajı'nında doğduğu yer olarak da bilinmektedir.De tempel wordt ook wel gezien als de ontstaansplek van de traditionele Thaise massage.
Dikilitaşlar genelde çift halinde tapınakların girişine dikilirdi.Ze werden, vaak in paren, bij de ingang van een tempel gezet.
Tapınaklar tek katlı olurdu.De tempels hadden geen dak.
Burada bir tapınak vardır.Er zijn tempels aanwezig.
M.Ö. 167’te, Antiyokus, tapınakta Tanrı Zeus’a adanmış bir sunak hazırlanmasını emretti.167 v.Chr.: Antiochus beveelt dat een heiligdom ter ere van Zeus in de tempel moet worden opgericht.
Kilisenin girişi Yunan tapınaklarını anımsatmakda.De voorgevel doet denken aan een Griekse tempel.
Kom Ombo Tapınağı - yakın bir tapınak.De tempel van Kom Ombo is een zeer uitzonderlijke tempel.
Tapınaktaki tahttan yükselen gür bir ses, “Tamam!” dedi.Verbluft door de illusie riep de koningin volgens de Koran uit: "Mijn Heer!
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Hierop begint de tempel in te storten.
Ertuğrul'a Tapınakçılara karşı yardım etmiştir.De rabbijnen hebben hem volledig gesteund.
Baalshamin Tapınağı Kenan tanrısı Baalshamin'e adanmış Palmira kenti, Suriye'deki, antik bir tapınakdı.De tempel van Baal-Shamin was een aan de Fenicische god Baalshamin gewijde tempel in de Syrische stad Palmyra.
Tapınak MÖ 46 yılında Jül Sezar tarafından Venüs'e adanmıştı.De tempel werd in 46 v.Chr. ingewijd door Julius Caesar.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.De stad en het klooster werden in brand gestoken.
Kısa bir süre sonra, adına bir tapınak ve rahip ithaf edilmiştir.Een schrijn en een priester werden kort daarop aan haar gewijd.
Bu tapınak Romalılar tarafından 70 yılında tahrip edilmiştir.Zij bouwden onder meer een tempel, die in het jaar 70 door de Romeinen werd verwoest.
Tapınak tamamlanmak üzeredir.De tempel wordt verwoest.
Tapınak serbest bırakıldı ve yeniden adandı.De duivel schreeuwt en wordt weer vrijgelaten.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.Elke burcht had een bijzondere opdracht in de opleiding.
Ömer tapınaktan geri kalanları buldu.Daarbij werden resten van de eerste kerk gevonden.
Tapınak beş basamaklı bir teras üzerinde yükselir.De tempel heeft een pagoda met vijf verdiepingen.
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Na de vernietiging van de Tweede Tempel in 70 verdwenen de meeste sektes.
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.Om naar Cuzco te komen, waar de tempel gebouwd zou worden, reisden ze door ondergrondse gangen.
Jin şeytan geni sayesinde kurtulur ve Heihachi'yi tapınaktan aşağı atarak kaçar.Jin transformeert in Devil Jin, en slaat Heihachi en zijn mannen in elkaar.
Muhtemelen bu tapınakta da 108 heykelcik bulunmaktadır, ancak altı tanesine hiçbir zaman ulaşılamamıştır..84 preken van hem bleven bewaard, zij het geen enkele in zijn handschrift.
Nüfuz sahibi başka tapınaklarda da bu eğilim göze çarpar.Daardoor zijn er nog meer tempels aan haar toegewijd.
Diğer Tapınakçılar da aynı beyanda bulundular.De overige bekentenissen werden in dezelfde geest gedaan.
12 Ekim 1307 tarihinde Templie (Tapınak) Şovalyeleri Fransa kralı tarafından tutuklandılar.De Franse koning liet op vrijdag 13 oktober 1307 alle tempeliers in zijn rijk arresteren wegens ketterij.
Bu kompleksin içerisinde tapınak ve kütüphane de bulunmaktadır.Het complex omvat ook een bibliotheek en een kerk.
Bu olaydan sonra tapınaktaki Ahit Sandığı kaybolmuş ve bir daha bulunamamıştır.Echter, Bay heeft nooit in het graf gelegen, aangezien er niets van hem is teruggevonden.
Tapınaklarına "serapeum" adı verilir.Een tempel die gewijd is aan de god Serapis heet een Serapeum.
Tapınak 10. yüzyılın başına tarihlenmektedir.De tempel dateerde uit de 1e eeuw.
Real History Behind the Templars (Tapınaklıların Arkasındaki Gerçek Tarih).Men spreekt dan van de buurt achter de Jordaan (Prinsengracht).
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Centraal in het tempelcomplex is de Hathortempel.
Tapınaklar sadece dini merkezler değildi.Zij waren echter niet de enige stichters van de kerk.
En üst kademede asıl tapınak bulunur.In Wijnandsrade ligt hun voornaamste klooster.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hutten, officiële gebouwen, tempels en stadswallen stortten plots in."
Tapınak, Lord Şiva'ya ithaf edilmiştir ve eşsiz bir yapıya sahiptir.De grote tempel is gewijd aan Shiva en is alleen voor mannen toegankelijk.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Hij bevindt zich in het interieur van het tempelcomplex.
Kraliyet ailesi, çocuklar ve Prenses Elisabeth de dahil olmak üzere Paris'teki Tapınak Kalesi'nde hapsedildi.Samen met de koninklijke familie werd Elisabeth gevangengezet in Tour du Temple te Parijs.
Pompey'in mezarı ve pagan tapınaklar haraboldu.Pogańskie świątynie i grobowiec Pompejusza zostały zniszczone.
Ertuğrul'a Tapınakçılara karşı yardım etmiştir.Zbudował im pomocnika - Demitasa.
Bunlara ek olarak 120 adet yan tapınak bulunmaktadır.Wśród nich na szczęście było też 120 kapłanów.
Tapınak aynı zamanda, bir Budist okulu olan, Kegon’un da ana merkezidir.Świątynia jest również główną siedzibą buddyjskiej szkoły kegon.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.Po upadku Paganu wznoszono jedynie znacznie mniejsze świątynie w stylu gu.
Yeni İkinci Tapınak inşa edildi ve eski dini uygulamalara yeniden başlandı.Drugą świątynię rozpoczęto wznosić na starych fundamentach.
Xuanzang'ın heykeli tapınak alanının önünde durmaktadır.Przed świątynią stoi posąg mnicha Xuanzanga.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Jest to obecnie skarb narodowy Japonii.
Aynı zamanda Amneris ve Ramfis tapınaktan çıkarlar.Niespodziewanie pojawia się Amneris wraz z Ramfisem.
Yalnızca Nandi'ye adanmış tapınaklar da bulunur.Istnieją również świątynie poświęcone Nandinowi jako głównemu bóstwu.
Tapınaktan bugüne ulaşan hemen hiçbir iz kalmamış.Obecnie po świątyni nie ma żadnych śladów.
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Najlepiej zachowanym zabytkiem na terenie Dendery jest świątynia Hathor.
Japonya'da değer verilen genellikle tapınakların etrafında kullanılan bir süs ağacıdır.W Japonii drewno stosowane do budowy świątyń.