"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ceea ce am în mine din Dumnezeu salută ce ai în tine din Dumnezeu."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ciò che di Dio c'é in me saluta ciò che di Dio c'é in te".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Das Göttliche in mir grüßt das Göttliche in dir."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Dat wat van God is in mij, groet dat wat van God is in jou."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""내안에 있는 신이 당신안에 있는 신에게 인사드립니다."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Le divin en moi accueille le divin en vous"
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Phần nào của Chúa trong tôi chào hỏi phần nào của Chúa trong bạn."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ta část ve mně, která je Bůh, zdraví tu část, která je Bůh v tobě."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""To, co jest od Boga we mnie wita to, co jest od Boga w tobie".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Το θεϊκό μέσα μου χαιρετά το θεϊκό μέσα σου".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Божественное во мне приветствует божественное в тебе".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Това, което е Бог в мен, поздравява това, което е Бог в тебе."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""מה שאלוהי בתוכי מברך את מה שאלוהי בך".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""ما بداخلي من الرب يلقي التحية على ما بداخلك منه"
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum"ナマステ
İnsan gibi, aynı zamanda da tanrısal bir görünüşü var.Este atat de uman si atat de divin in acelasi timp...
İnsan gibi, aynı zamanda da tanrısal bir görünüşü var.Jest taki ludzki, a jednocześnie boski.
İnsan gibi, aynı zamanda da tanrısal bir görünüşü var.М: Да. Ж:
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.Afirma astfel ca este, in parte, divin.
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.Auguste remonter son ascendance à Aeneas,
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.Egli sta dicendo che di fatto è in parte divino
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.Hij zegt dat hij in feite voor een deel onsterfelijk is
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.Он утверждает, что его происхождение отчасти божественное
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.Според него самият, той е, в действителност, полу-бог
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.في الحقيقة هو يقول أنه هو مقدس
Kendisinin bir parçasının tanrısal olduğunu söylüyor.また、ビーナスの子孫だと言っているだけでなく、
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Aby go poświęcił, oczyściwszy omyciem wody przez słowo;
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Aby ji posvětil, očistiv ji obmytím vody v slovu,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.aby ju posvätil očistiac ju kúpeľom vody, slovom,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.a fim de a santificar, tendo-a purificado com a lavagem da água, pela palavra,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.afin de la sanctifier par la parole, après l`avoir purifiée par le baptême d`eau,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.a fin de santificarla, habiéndola purificado en el lavamiento del agua con la palabra
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.auf daß er sie heiligte, und hat sie gereinigt durch das Wasserbad im Wort,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.ca s'o sfinţească, după ce a curăţit -o prin botezul cu apă prin Cuvînt,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Christus zonderde Zijn Gemeente voor Zichzelf af. Zijn woord was als een bad dat haar reinigde.
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.da jo posveti, očistivši jo v kopeli vode, z besedo,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.để khiến Hội nên thánh sau khi lấy nước rửa và dùng Ðạo làm cho Hội tinh sạch ,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.để khiến Hội nên thánh sau khi lấy nước rửa và dùng Ðạo làm cho Hội tinh sạch,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.että hän sen pyhittäisi, puhdistaen sen, vedellä pesten, sanan kautta,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.for å hellige den, idet han renset den ved vannbadet i ordet,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.for at han kunde hellige den, idet han rensede den ved Vandbadet med et Ord,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Hogy azt megszentelje, megtisztítván a víznek feredõjével az íge által,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.이는 곧 물로 씻어 말씀으로 깨끗하게 하사 거룩하게 하시고
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.per renderla santa, purificandola per mezzo del lavacro dell'acqua accompagnato dalla parola
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.till att helga henne, genom att rena henne medelst vattnets bad, i kraft av ordet.
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.δια να αγιαση αυτην, καθαρισας με το λουτρον του υδατος δια του λογου,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Деца, покорявайте се на родителите си в Господа;
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.чтобы освятить ее, очистив банею водною посредством слова;
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.щоб осьвятити її, очистивши купіллю води у слові,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.למען קדשה בדברו אחרי אשר טהרה ברחיצת המים׃
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.لكي يقدسها مطهرا اياها بغسل الماء بالكلمة
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.要 用 水 藉 著 道 、 把 教 會 洗 淨 、 成 為 聖 潔
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.要 用水 藉著 道 、 把 教會 洗淨 、 成為聖潔
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.위대함이란 특별한 이들만 맛볼 수 있는 그런 굉장한, 소수에게만 허락되는, 종잡을 수 없는, 신과 같은 것이 아닙니다.
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.Много поражения, много болка. Ще има моменти в които ще се съмняваш в себе си
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.גדולה,זוהי לא תכונה פלאית,מיועדת למעטים,אשלייתית ואלוהית שרק המיוחדים מבינינו יחוו אי פעם.
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.偉大さとは 何か素晴らしいことや 輝かしく 神懸ったようなことや 特別な人たちだけに与えられたものではなく
Oluşturmak istediği imaj tanrısal ve Antik Yunan'a, Perikles'in M.Ö.古代ギリシャ最盛期(紀元前5世紀のアテナ)のペリクレスを思い起こすものでした。
Oluşturmak istediği imaj tanrısal ve Antik Yunan'a,Questa identità che vuole ritrarre e comunicare è semi-divina e richiama l'antica Grecia
Oluşturmak istediği imaj tanrısal ve Antik Yunan'a,Черты, которые он пожелал отразить в скульптуре, должны напоминать о его богоподобии и Древней Греции -