Sonuç olarak balık için temiz olan su tekrar balık tankına pompalanır.Das überlaufende Wasser wird wieder in den Fischtank zurückgeführt.
Çelik tanklar IR yi sızdırmamaktadır.Stahlfass: Diese Fässer können nicht zerbrechen.
Tankları güçlü fakat yavaştır.Der Flug ist kraftvoll, aber recht langsam.
Bu süspansiyon tanka arazide daha fazla sürat ve daha iyi hareket kabiliyeti sağlıyordu.Die bergige Strecke konnte so schneller und mit höherer Kapazität befahren werden.
Daha sonra çeşitli bölümler beş hacim tankbonda toplanmıştır .Die Kapitel erschienen auch gesammelt in fünf Tankōbon.
Ürün tankerleri ( ing.Petrochemiearbeiter).
Tank Avcıları Taburu.Aufgestellte Bataillone der Jägertruppe.
Tank beş kişilik mürettebata sahip olacaktı.Das Schiff wird mit fünf Besatzungsmitgliedern betrieben.
Uzun yıllar Amerikan ordusu tank üretimi için çok az bir bütçe ayırıyordu.In der Zwischenkriegszeit hatten die USA aufgrund von Budgetkürzungen nur eine kleine Anzahl Panzer in Dienst.
Erişim tarihi: 2008-08-03. ^ "The Tank Man".TR ZU 008/2011 „Über die Sicherheit von Spielzeugen“.
En büyük ve tünel akvaryumu da içine alan, akvaryum tankı 3,5 milyon litre su almaktadır.Die kleinsten im Handel erhältlichen Aquarien haben einen Wasserinhalt von 4,5 Liter.
Panzer IV İkinci Dünya Savaşı'nın en fazla ihraç edilen Alman tankı olmuştur.Er ist der letzte erhaltene deutsche Panzer aus dem Ersten Weltkrieg.
O, 1961 yılında Tank Kuvvetlerinin Tuğgeneralından ilk olarak vaz geçindi.Er wurde 1961 als Brigadegeneral der Panzertruppen zunächst entlassen.
Motor, şanzıman ve 100 lt kapasiteli yakıt tankı aracın arka kısmında bulunuyordu.Der Motor, das Getriebe und der 100 l fassende Kraftstofftank waren im Heck untergebracht.
Initially, 65 tankette taburu bulunuyordu.Ursprünglich hatte das Dakota 65 Suiten.
İlk MBT-80 tankı 1983 yılında üretildi.Die letzten GT3-Beiwagen wurden wahrscheinlich 1980 verschrottet.
Kendisi bir tank komutanı oldu.Er selbst wurde Kommanditist.
Bu kolorduların tank mevcudu 800 idi.Dazu gehört das Bataillon 800.
Aynı zamanda hemen hemen tüm Müttefik Kuvvetler tarafından kullanılan tek tanktı.Sie wurde von beinahe allen NATO-Truppen verwendet.
M-84AS, Sırbistan yapımı tank eski Yugoslav yapımı M-84lerin geliştirilmiş halidir.Beim M-84AS handelt es sich um eine Kampfwertsteigerung des jugoslawischen Kampfpanzers M-84.
Örneğin Amerikan Ordusu nun kullandığı tankların çıkış tankı M26 Pershing idi.Ein wichtiger Schritt auf dem Weg zum modernen Kampfpanzer war der M26 Pershing.
Örneğin bazı panzer tümenlerinde tank sayısı 54'e düşmüştür.Ein Panzerbataillon wies daher eine Stärke von 54 Kampfpanzern auf.
Projector, Infantry, Anti Tank (PIAT), Birleşik Krallık yapımı bir taşınabilir tanksavar silahıdır.Projector, Infantry, Anti Tank) war ein britischer Infanterie-Ladungswerfer aus dem Zweiten Weltkrieg.
Saat 14:00 dolaylarında istihkamcılar tanklar için bir geçit oluşturmuşlardı.Um 13:00 Uhr öffnete die Schicht den Weg zu den Lagertanks.
Bir tankın içinde olduğumuz için tankı yönlendiriyoruz.Eine der Aufgaben besteht darin, unter einem Panzer durchzukriechen.
Sovyet SU-100 tankını konu alır.Außerdem erhielten viele afrikanische Staaten die SU-100.
Bazı KV tankları savaşın sonuna kadar serviste kaldı.Der Mangel an gepanzerten Transportfahrzeugen blieb jedoch bis zum Ende des Krieges ein Problem.
En klasik modeli İngilizlere ait Carden Loyd Tankette'dir.Als Muster galt die britische Carden-Loyd Tankette.
Tank katili olarak ünlenmiştir.Sie wurden als Moorsoldaten berühmt.
Bu tank bazı Güney Amerika ordularında 1996 yılına kadar serviste kaldı.Im Jahr 1967 diente er für einige Monate in der US Army.
Yapımında M5 Hafif tank diğer adıyla(General Stuart VI) tank şasesi kullanılmıştır.Er wurde vor allem im Kampfpanzer Light Tank M3 "Stuart" verwendet.
1935 yılında T-24 tankının, topçu traktörü versiyonları tasarlandı.Ab 1973 wurde mit dem T-25A eine überarbeitete Version des Traktors gebaut.
O gün, tümenden geriye sadece bir adet tank kalmıştı.Von Ort blieb nur ein Trümmerhaufen übrig.
Çok ağır olan tank taretini düz olmayan arazide döndürmek imkânsızdı.Ein großflächiger Panzereinsatz war in der Trümmerlandschaft nicht möglich.
Model 52 mayını İsveç yapımı dairesel plywood kasalı tahripli tanksavar mayınıdır.Die Baureihe Z65 ist eine schwedische Kleindiesellokomotive.
Tanksavar toplarının gelişen yapısı bu silahların hareket özellikleri düştü.Eine bauliche Unterscheidung der Geschütze entstand durch die Art der Transportmöglichkeiten.
Bu tanklar daha sonra sinema filminde de kullanıldı.Auch das Rauchen war damals im Kino noch erlaubt.
Tinta Negra üzümünden üretilir ve estufa tanklarında olgunlaştırılır.Die Blüte produziert Nektar, der sich in Nektartaschen sammelt.
Rezervuar, tuvaletlerde işlem bittikten sonra temizleme amacıyla kullanılan tanktır.Bei neueren Geräten dienen Reinigungsdüsen im Tank der besseren Säuberung nach Beendigung des Einsatzes.
Japon tankeri IRO'nun enkazı üzerinde balıklar.Japanischer Tannenzapfenfisch.
Adımızı bilmediğimiz tek bölüm; çünkü tanktayız.Ihr tatsächlicher Name bleibt unbekannt, da dieser ein Teil des Mysterienkultes war.
Petrol tankerleri, ham petrol taşıyan gemilerdir.Öltanker sind Schiffe, die speziell für den Transport von Erdöl gebaut werden.
Comet tankı.Carsten Tank.
1979-1983 arasında 30 adet tank üretildi.Zwischen 1979 und 1984 wurden 13 Schiffe des Typs gebaut.
Tanklar ile olan üstünlüğü yüzünden piyade ve uçakları daha pahalıya üretir.So kann er auch gegen gepanzerte Fahrzeuge und Flugzeuge größeren Schaden anrichten.
Üretim onayı verilen aracınşasesi M24 Chaffee tank şasesi ile değişitrildi.Der Nachfolger des Modells war der M24 Chaffee.
Bu yeni tanka geçiş sürecinde bir ara-süreç tankı için T-34 tankını geliştirme yoluna da gittiler.Es war schnell genug, um mit den Panzern T-34 Schritt zu halten.
Sovyet kaynakları, Almanların 500-700 tankları olduğunu iddia etmektedir.Cependant, les sources soviétiques affirmèrent que les Allemands possédaient 500 à 700 chars.
13 Temmuz’da 70, 107 ve 74 tank olduğu belirtilir.Le 13 juillet, les témoignages indiquent 70, 107 et 74 chars disponibles.
Almanlar, 5 Temmuz’dan itibaren 1.000 Sovyet tankını imha ettiklerini iddia ettiler.Les Allemands revendiquent 1 000 blindés soviétiques détruits depuis le 5 juillet.
Fakat 1944 yılında ağır tankların geliştirilmesine son verildi.Cependant, en 1944, le développement des chars lourds a été interrompu.
Savaş sonrasında bazı ülkeler ucuz ve mekanik olarak güvenilir olan Stuart tankını kullandı.Après la guerre, quelques pays ont choisi d’équiper leurs armées de Stuart bon marché et fiables.
1943 yılında Kızıl Ordu M5 tankını denemiş ancak bu tankıda M3 den başarılı bulmamıştır.En 1943, l’Armée rouge essaya des M5 et constata que cette amélioration n’était pas suffisante.
Kasım 1941 tarihinde 170 adet Stuart tankı Crusader Harekatına katıldı.En novembre 1941, quelque 170 Stuart ont participé à l’opération Crusader.
10. Panzer Tugayı, 23 Haziran 1943 tarihinde kurulmuştu ve 45 Tiger tankından oluşan bir kuvvetti.La 10e brigade de Panzers avait été créée le 23 juin 1943 et était forte de 45 chars Tigre.
M3, M3A3, ve M5 tankları savaşın sonuna kadar İngiliz ordu servisinde kaldı.Les M3, M3A3, et M5 ont continué à être utilisés par les Britanniques jusqu'à la fin de la guerre.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.En revanche, dans une aire ouverte, il est très difficile de cacher un char.
Tanklar özellikle hava tehditlerine karşı çok savunmasızdır.Les chars sont particulièrement vulnérables aux menaces aériennes.
Tankların büyük çoğunluğunda en azından bir gövde makineli tüfeği bırakılmıştır.La plupart des chars gardèrent au moins une mitrailleuse.
Cavalier tankı daha deneme çalışmaları tamamlanmadan sipariş verildi.Le Cavalier fut commandé avant même les essais.