Seninle tanıştığım için mutluyum.I'm very happy to meet you.
Sizinle tanışmak bir zevkti.It was a pleasure to meet you.
Tanrım, buna inanamıyorum.Oh my God, I can't believe this.
On tane sığırımız var.We have ten cattle.
Wendy, ben kardeşim Sam ile tanışmanı istiyorum.Wendy, I'd like you to meet my brother Sam.
Şu ana kadar kimse Tanrıyı görmedi.No one has ever seen God.
Onu zerre kadar tanıyor musun?Do you know him at all?
Onu tanımak için ne zaman ve nereye geldin?When and where did you come to know her?
Seni hoş bir kızla tanıştıracağım.I'll get you a nice girl.
Hayır, kaç tane oyuncak değil, kaç tane anahtar?No, not how many toys, how many keys?
Bayan Allen ile konuşan genç kadını bana tanıtır mısın?Will you introduce me to the young woman talking with Mrs. Allen?
Bu iyi tanıdığım adamdır.That is the man whom I know well.
O, benim iyi tanıdığım kızdır.That is the girl whom I know well.
Alex'in kaç tane arabası var?How many cars does Alex have?
Paris'te tanıştığım şair odur.That is the poet I met in Paris.
Biz Amerikan tarihi dersinde tanıştık.We met in the American history class.
ABD 50 tane devletten oluşur.The USA is composed of 50 states.
Sen o kadar çok değiştin ki seni zorlukla tanıyabiliyorum.You have changed so much that I can hardly recognize you.
Adam gazetedeki tanımlamaya cevap verir.The man answers to the description in the newspaper.
Şu ikizler bezelyedeki iki tane gibi benziyorlar.Those twins look like two peas in a pod.
O gerçekten bir arkadaş değil, sadece bir tanıdık.He is not really a friend, just an acquaintance.
Onu ismen tanırım fakat şahsen değil.I know him by name, but not by sight.
Adamla tanıştın mı?Are you acquainted with the man?
Şu piyanist tekniği ile tanınır.That pianist is known for his technique.
O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?Do you know that nice-looking girl?
Karımı sana tanıtmam için bana izin ver.Allow me to introduce my wife to you.
Ailemle tanışmanı istiyorum.I want you to meet my parents.
Seni hatırlıyorum. Üç yıl önce tanıştık.I remember you. We met three years ago.
Onu tanıyor musunuz?Do you know him?
Büyük bir şapkası olan adamı tanıyor musunuz?Do you know that man with a big hat on?
Beni tanıyor musun?Do you know me?
Sen beni tanıyor musun?Do you know me?
Bana daha önce tanıdığım bir genci hatırlatıyorsun.You remind me of a boy I used to know.
Onları tanıyor musun?Do you know them?
Geçen sene kaç tane Noel kartı yazdın?How many Christmas cards did you write last year?
Kaç tane kurşun kalemin var?How many pencils do you have?
Kaç tane kız kardeşin var?How many sisters do you have?
Kaç tane kardeşin var?How many siblings do you have?
Kaç tane dil konuşursun?How many languages do you speak?
Onu bir zerre tanıyor musun?Do you know her at all?
Kaç tane raketin var?How many rackets do you have?
Bay Brown'ı tanıyor musunuz?Do you know Mr. Brown?
Ne sıklıkta Tanaka'yı görürsün?How often do you see Tanaka?
Tanığın beyanına inanıyor musunuz?Do you believe the witness's statement?
Ne kadar süredir Judy'yi tanıyorsun?How long have you known Judy?
Kaç tane odan var?How many rooms do you have?
Kaç tane elma istiyorsun?How many apples do you want?
Ağlayan oğlanı tanıyor musun?Do you know that crying boy?
Bir ayda kaç tane kitap okursun?How many books do you read a month?
1990'dan beri onu tanıyor musun?Have you known her since 1990?
"Mutluluğu" nasıl tanımlarsın?How would you define "happiness"?
Okulunda kaç tana öğrenci vardır?How many students are there in your school?
Kaza tanımın sürücününkine uyuyor.Your account of the accident corresponds with the driver's.
Sınıfınızda kaç tane erkek vardır?How many boys are there in your class?
Babanı tanıyorum.I am acquainted with your father.
Size annemi tanıtayım.Let me introduce my mother to you.
Seninle tanıştırdığım şirket başkanı, seni tekrar görmek istiyor.The president of the company, to whom I introduced you, wants to see you again.
Seninle tanışmak harika.It's great to meet you.
Sizinle tanışmak bir zevkti, Bay Tamori.It was a pleasure meeting you, Mr Tamori.
Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.I'm very glad to meet you.