tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u tanımam.I don't know Tom.
Onunla yeni tanıştım.I just met him.
Tom'u bir yerden tanıdığımı biliyordum.I knew I recognized Tom from somewhere.
Babanı tanırdım.I knew your father.
Hemen hemen her hafta sonu balık avlamaya giden bir adam tanıyorum.I know a guy who goes fishing almost every weekend.
Ben beş kız kardeşi olan bir adam tanıyorum.I know a guy who has five sisters.
Hiç kar görmemiş bir adam tanıyorum.I know a guy who's never seen snow.
Dondurma sevmediğini söyleyen bir adam tanıyorum.I know a guy who says he doesn't like ice cream.
Fagot çalabilen birini tanıyorum.I know someone who can play the bassoon.
Okyanusu hiç görmemiş birini tanıyorum.I know someone who has never seen the ocean.
Sizin mahallede yaşayan birini tanıyorum.I know someone who lives in your neighborhood.
Tom'u şahsen tanırım.I know Tom personally.
Tom'la birkaç yıl önce bir müzayedede tanıştım.I met Tom at an auction a few years ago.
Tom ile tanışmak istiyorum.I want to meet Tom.
Tom'la tanışmanı istiyorum.I want you to meet Tom.
Bana senin cinayete tanık olduğunun söylendi.I was told that you witnessed the murder.
Bir tane alacağım.I'll get one.
Öyle insanlarla tanıştım.I've met people like that.
Biz resmen tanıştırılmadık.We've never been formally introduced.
Biz birbirimizi uzun zamandır tanırız.We've known each other for a long time.
2008'de tanıştık. Bir yıl sonra evlendik.We met in 2008. A year later, we got married.
Henüz tanışmadık.We haven't met yet.
Tanrı'ya şükür bitti.Thank God it's over.
Sadece birbirimizi tanımıyormuş gibi yapalım.Let's just pretend like we don't know each other.
Tanıdık görünüyorsun.You look familiar.
Sen gerçekten beni tanımıyorsun.You don't really know me.
Tom'u benim tanıdığım gibi tanımıyorsun.You don't know Tom like I do.
Beni tanımıyorsun.You don't know me.
Beni şaşırtan şey Tom'un Mary'yi tanımamasıydı.What surprised me was that Tom didn't know Mary.
Tekerlekli sandalyedeki yaşlı adam bana annemi gençken tanıdığını söyledi.The old man in the wheelchair told me that he knew my mother when she was a teenager.
Lütfen beni yeni arkadaşlarına tanıt.Please introduce me to your new friends.
Onun adı tanıdık geliyor.His name sounds familiar.
Hey. Seni tanıyorum.Hey. I know you.
İşte tanışmanı istediğim biri.Here's someone I want you to meet.
Kazlar Tanrı'yı görüyor mu?Do geese see God?
Dün bana Kohei Tanaka'ya benzediğim söylendi.Yesterday I was told I looked like Kohei Tanaka.
Sadece bir tane al.Take only one.
O zaman onu tanımıyordum.I didn't know her at the time.
O zamanlar Tom'u tanımıyordum.I didn't know Tom at that time.
" Kaç tane erkek çocuğun var?" "Yalnızca bir tane.""How many boys do you have?" "I only have one."
Onlar bir tanışma randevusunda tanıştı.They met on a blind date.
Bir tanışma randevusunda tanıştık.We met on a blind date.
Sizinle tanışmak istiyorum.I would like to meet you.
Tandoori tavuğunu severim.I like Tandoori chicken.
Onu iyi tanır mıydınız?Did you know him well?
Onu iyi tanıdın mı?Did you know her well?
Tanrı adına beni bu deli kadından koru!In the name of God, protect me from this crazy woman!
Benimle tanışmayı kabul etmeni takdir ediyorum.I appreciate you agreeing to meet with me.
Pencereler bir şeyi tanıyamayacak kadar çok buğulanmıştı.The windows were too steamed up to be able to recognize something.
Ben bir ara Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom sometime.
Bir gün Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom someday.
Yapabilirsem Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom if I could.
En kısa sürede Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom as soon as possible.
Arkadaşlarından bazılarını tanımak isterim.I'd like to meet some of your friends.
Seni arkadaşlarımdan bazılarına tanıştırmak istiyorum.I'd like to introduce you to some of my friends.
Tom'u tanımak istiyorum.I'd like to get to know Tom.
Tom'u daha iyi tanımak istiyorum.I'd like to get to know Tom better.
Tansiyonunuzu kontrol etmek istiyorum.I'd like to check your blood pressure.
O, amcası ile tanıştı.She met her uncle.
Tanıdığım hiç kimse artık mektup yazmıyor.No one I know writes letters anymore.