tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tanrım ben açım.Gosh, I'm hungry.
Nathanael İsa'ya, "Beni nereden tanıyorsun?" diye sordu.Nathanael asked Jesus, "How do you know me?"
"Sen Tom'u tanıyorsun, değil mi?" "Tanıdığımı söyleyemem.""You know Tom, don't you?" "I can't say that I do."
"Bir içki ister miydin?" "Bir tane aldım bile.""Would you like a drink?" "I've already got one."
"Ben yeni öğretmenle tanıştım." "Nasıl biri?""I met the new teacher." "What's he like?"
"İkiniz nasıl tanıştınız?" "Uzun bir hikaye.""How did you two meet?" "It's a long story."
Beni tanımıyormuş gibi yapmayı bırak.Stop pretending you don't know me.
Seni Tom'la tanıştırayım.Let me introduce you to Tom.
Sadece Mary ile tanıştığımda yaptıklarımı yap. Ona güzel olduğunu söyle.Just do what I did when I met Mary. Tell her she's beautiful.
Yeni sınıf arkadaşlarından bazılarıyla tanışmaya gel.Come meet some of your new classmates.
Seninle tanıştığıma özellikle memnun oldum.I'm especially pleased to meet you.
İki tane gözüm var.I have two eyes.
Tom seni severdi. Birbirinizle hiç tanışmamış olmanız çok kötü.Tom would've liked you. It's too bad that you never met each other.
Tom tanıdık geliyor.Tom looks familiar.
Tom, Mary'yi başkasından daha iyi tanıyor.Tom knows Mary better than he knows anyone else.
Tom Mary'yi herkesten daha iyi tanıyor.Tom knows Mary better than anyone.
Tom Mary'yi başka herkesten daha iyi tanıyor.Tom knows Mary better than anyone else.
Tom Mary'yi başkasının tanıdığından daha iyi tanır.Tom knows Mary better than anyone else does.
Tom tek tanık. Başka tanıklar yok.Tom is the only witness. There are no other witnesses.
Keşke benim de bir tane olsa.I wish I had one.
Tom Mary'yi tanıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to recognize Mary.
Sizinle tanıştığıma memnun oldum.I am pleased to meet you.
Onlarla nerede tanıştınız?Where did you meet them?
Bu kadının iki tane çantası var.This woman has two bags.
Onunla Tom'un evinde tanıştım.I met her at Tom's house.
Bizim gizlilik politikalarımız ile kendinizi tanıtmak için lütfen bir dakika ayırın.Please take a moment to familiarize yourself with our privacy policies.
Tom Mary ile tanışabileceğini düşündü.Tom thought he was going to be able to meet Mary.
Tom o fabrikada çalışan birkaç adamı tanıyor.Tom knows a few guys who work at that factory.
Tom Mary'yi bile tanımıyor gibi davranıyor.Tom acts like he doesn't even know Mary.
Sen tanıdığım en aptal adamsın.You are the stupidest fellow I've ever met.
O iki tane kısa öykü derlemesi yayınladı.She published two collections of short stories.
Kısa öykülerden oluşan iki tane koleksiyon yayınladı.She published two collections of short stories.
Kaç tane solucan buldun?How many worms did you find?
Kaç tane gönüllü aldınız?How many volunteers did you get?
Kaç tane gönüllü buldun?How many volunteers did you find?
Kaç tane aldın?How many did you take?
Tom'u nasıl tanıyorsun?How do you know Tom?
Ebeveynlerimi nasıl tanıdın?How did you know my parents?
Tom Mary ile nasıl tanıştı?How did Tom meet Mary?
Tom'u tanımıyor musun?Don't you recognize Tom?
Onları tanımıyor musunuz?Don't you recognize them?
O adamı tanıyor musun?Do you recognize that man?
Tom'u tanıyor musun?Do you know Tom?
Tom'u bunu yapmasını isteyecek kadar iyi tanıyor musun?Do you know Tom well enough to ask him to do this?
Tom'u şahsen tanıyor musun?Do you know Tom personally?
Sizi tanıyor muyuz?Do we know you?
Tom'u tanıdın mı?Did you know Tom?
Tom'u iyi tanır mıydınız?Did you know Tom well?
Tom kaç tane elma alacağını Mary'ye söyledi mi?Did Tom tell Mary how many apples to buy?
Bahsettiğim kişiyi tanıyorsun, değil mi?You know the one I'm talking about, right?
Babamı tanımıyorsun, değil mi?You don't know my dad, do you?
Tom'u tanır mıydın?Would you recognize Tom?
Onu görsen Tom'u tanır mısın?Would you recognize Tom if you saw him?
Neden Tom'a beni tanımadığını söyledin?Why did you tell Tom that you don't know me?
Neden beni tanımıyormuş gibi davranıyorsun?Why are you pretending you don't know me?
Babamla nerede tanıştın?Where did you meet my father?
Siz arkadaşlar nerede tanıştınız?Where did you guys meet?
Bir tane de onda var.She has one too.
Onların da bir tane var.They have one too.
Tom'a Mary'yi tanıyıp tanımadığını sordum.I asked Tom if he knew Mary.