tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tanıdığım hiç kimse artık Tom'la konuşmuyor.No one I know talks to Tom anymore.
Tanıdığım hiç kimse artık Tom'u sevmiyor.No one I know likes Tom anymore.
Tanıdığım hiç kimse artık oraya gitmiyor.No one I know goes there anymore.
Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.No one I know can afford to eat out anymore.
Tom'un ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would want to meet my family.
Tom'un Mary'yi tanımayacağını düşündüm.I thought Tom wouldn't recognize Mary.
Onun onu tanımayacağını düşündüm.I thought he wouldn't recognize her.
Bütün köylüler onu tanır.All the villagers know him.
Kendi annemi tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own mother?
Kendi erkek kardeşimi tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own brother?
Kendi kız kardeşimi tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own sister?
Kendi babamı tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own father?
Kendi karımı tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own wife?
Kendi kocamı tanıdığımı düşünmüyor musun?Don't you think I know my own husband?
Tom'u tanık olarak çağıramayız.We can't call Tom as a witness.
Seni tanıklık yapmaya zorlayamam.I can't force you to testify.
Tom sizinle tanışmak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to meet you.
Sadece üç tanem kaldı.I only had three left.
Sadece bir tane satın almam gerekiyor.I only need to buy one.
Sadece bir tane istiyorum.I only want one.
Burada tanıdığım tek kişi Tom.The only person I know here is Tom.
Seni tanıdığımı sanıyordum.I thought I knew you.
Bu arabayı tanıdığımı düşündüm.I thought I recognized this car.
Bu yeri tanıdığımı düşündüm.I thought I recognized this place.
Tom'u tanıdığımı düşündüm.I thought I recognized Tom.
Seni tanıdığımı düşündüm.I thought I recognized you.
Gördüğüm birini tanıdığımı sandım.I thought I saw someone I knew.
Onların tanıdık göründüğünü düşündüm.I thought they looked familiar.
Bunun tanıdık göründüğünü düşündüm.I thought this looked familiar.
Tom'u tanımadığını düşündüm.I thought you didn't know Tom.
Tom'la tanışmak istediğini düşündüm.I thought you wanted to meet Tom.
Beni tanımayacağını düşündüm.I thought you wouldn't recognize me.
Ailemle tanışmak isteyeceğini düşündüm.I thought you'd want to meet my family.
Maalesef, onunla hiç tanışma şansım olmadı.Unfortunately, I never got the chance to meet her.
O kelimeyi Tanrı'nın evinde tekrar etmeyin.Don't repeat that word in God's house.
Senin ülkende yaşayan herhangi bir yabancı tanıyor musunuz?Do you know any foreigners living in your country?
Aslında Tom'la hiç tanışmadım.I never actually met Tom.
Bu hikaye herkesin bildiği ünlü bir tanedir.That story is a famous one that everyone knows.
Senin kadar aptal bir adamla hiç tanışmadım.I've never met a man as stupid as you.
Senin kadar aptal bir kadınla hiç tanışmadım.I've never met a woman as stupid as you.
Bu kentte üç tane güzellik salonu var.In this city, there are three beauty salons.
İlk tanışmadan sonraki yıl George ve Mary evliydi.The year after the first meeting, George and Mary were married.
Eşinle nasıl tanıştın?How did you meet your partner?
Eşinizle nasıl tanıştınız?How did you meet your partner?
Sen de Bay Kimura'yı tanıyorsun, değil mi?You, too, know Mr. Kimura, don't you?
Tom'a paranoid şizofren tanısı konulmuş.Tom has been diagnosed paranoid schizophrenic.
O seninle tanışmak istedi.He wanted to meet you.
O benimle tanışmak istedi.He wanted to meet me.
O büyük bir tane yakaladı.He caught a big one.
Kaç tane balık yakaladın?How many fish did you catch?
Büyük bir tane yakaladın gibi görünüyor.It looks like you've hooked a big one.
Onlar bir balık avı gezisinde tanıştı.They met on a fishing trip.
Dün babam üç tane balık yakaladı.Yesterday my father caught three fish.
Ben de bir tane istiyorum.I want one, too.
Bir tane istemiyorum.I don't want one.
Bir tane saklamak istiyorum.I want to keep one.
Tom bir tane istemiyordu.Tom didn't want one.
Onlar seninle tanışmak istiyor.They want to meet you.
Tom sizinle tanışmak istiyor.Tom wants to meet you.
Tom Mary ile tanışmak istiyor.Tom wants to meet Mary.