tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tanımadığın insanlardan gelen e-mail'ları hiçbir şey yokmuş gibi cevaplayamazsın.You can't just answer emails from people you don't know.
Ne Tanrı ne de Buda vardır.There is neither God nor Buddha.
Tanrı ve Buda yoktur.There is no God and no Buddha.
Bu web sitesi Facebook'tan daha bağımlılık yapıcı ve son derece daha faydalıdır.This website is more addicting than Facebook, and infinitely more useful.
Taro'yu on yıldır tanımaktayım.I have known Taro since ten years ago.
Nancy'nin arkadaşlarından bazılarını tanıyorum.I know some of Nancy's friends.
Higgs bozonu, Tanrı parçacığı olarak adlandırıldı.The Higgs boson has been called the God particle.
Bay Bingley'i tanıyor musunuz?Do you know Mr. Bingley?
Birbirinizi ne kadar zamandır tanıyorsunuz?How long have you known each other?
Timuçin, Yozgat'tan Varşova'ya Ryan Air ile uçtu.Timuçin flew from Yozgat to Warszawa with Ryan Air.
Polonya, Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden biriydi.Poland was one of the first countries to recognize the Republic of Turkey.
Tanrılar kendilerine yardım edenlere yardım ederler.The gods help them that help themselves.
O beni kızıyla tanıştırdı.He introduced me to his daughter.
Sen beni tanıyorsun gibi görünüyor ama ben seni tanımıyorum.It seems like you know me, but I don't know you.
Görünüşe göre sen beni tanıyorsun ama ben seni tanımıyorum.You seem to know me, but I don't know you.
Tom kırk yılda bir Tanrı'ya dua eder.Tom prays to God once in a blue moon.
Arkadaşlarımdan birinin sayesinde onu tanımak zorundayım.I got to know her through one of my friends.
Bir tane daha bira istiyorum.I want another beer.
Çocuk model tankını tahrip etti.The child blew up his model tank.
Çalışırken mırıldanan birini tanıyor musun?Do you know anyone who hums while they work?
Tabakta birçok kurabiye bulunmasına rağmen, sadece üç tane yedim.Even though there were many cookies on the dish, I only ate three.
Senin iPodunda kaç tane seslikitabın var?How many audiobooks do you have on your iPod?
Şimdiye kadar kaç tane arabanız oldu?How many cars have you owned so far?
Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu?How many computers have you had so far?
Kaç tane farklı okula devam ettin?How many different schools have you attended?
Her yıl otomobil kazaları nedeniyle kaç tane insan ölüyor?How many people die from automobile accidents each year?
Japonya'da her yıl kaç tane intihar olduğunu düşünüyorsunuz?How many suicides do you think there are every year in Japan?
Ben et yemeyen epeyce insan tanıyorum.I know quite a few people who don't eat meat.
Birinin beni tanımasının oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone knows me.
Bütün hayatı boyunca restoranda hiç yemek yemediğini söyleyen bir adamla tanıştım.I met an old man who says that he's never eaten at a restaurant in his whole life.
Geçen gün âşık olabileceğimi düşündüğüm biriyle tanıştım.I met someone the other day that I think I could fall in love with.
Bu kadar çok ünlü insanlarla tanışabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined that I'd be able to meet so many famous people.
Ben, bu ürünü tanıtmak için doğru zaman olduğunu düşünüyorum.I think the time is right to introduce this product.
Eşim aleyhine asla tanıklık etmezdim.I'd never testify against my wife.
Elimden geldiğince kısa sürede dışarı çıkacağım ve bir tane alacağım.I'll go out and buy one as soon as I can.
Küçük erkek kardeşinle her zaman tanışmak istedim.I've always wanted to meet your younger brother.
Beni senin kadar mutlu eden kimseyle tanışmadım.I've never met anyone who makes me as happy as you make me.
Birini iyi tanımak her zaman zaman alır.It always takes time to get to know someone well.
Sana dün tanıştığım bir kızdan bahsedeyim.Let me tell you about a girl I met yesterday.
Tek tanığımız tanıklık yapmayı reddediyor.Our only witness is refusing to testify.
Şu ana kadar tanıdığım en inanılmaz insansın.You're the most incredible person I've ever met.
Tanışmak istediğim kişi sensin.You're the one I've been wanting to meet.
Benim haricimde bu tür şeyle gerçekten ilgilenen tanıdığım tek kişi sensin.You're the only person I know besides me who is actually interested in this kind of thing.
Benim dışımda bunu yapmaktan hoşlanan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who likes to do that.
Sen benim dışımda bu sorunu gerçekten anlayan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who really understands this problem.
Benim dışımda bir çadırda yaşamayı tercih eden tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who would prefer to live in a tent.
Kendim dışında Beyzbol izlemeyi sevmeyen, tanıdığım tek kişi sensin.You're the only person I know besides myself who doesn't like watching baseball.
Boston'da burada tanıdığım tek insansın.You're the only person I know here in Boston.
Boston'da tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know in Boston.
Sen muz sevmeyen tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know that doesn't like bananas.
Sen sabahleyin erken kalkmayı seven tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know that likes getting up early in the morning.
Silahı olan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know that owns a gun.
Bana yardım edebilecek tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know who can help me.
Sen muhtemelen bu soruya cevap verebilecek tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know who can probably answer this question.
Sen ofisime girmeden önce kapıyı çalmayan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know who doesn't knock before entering my office.
Benim yaşımda olan tanıdığım tek kişisiniz.You're the only person I know who's my age.
Bir tane almalıyım.I need to get one.
Bir tane satın almalıyım.I need to buy one.
Onu tanıyan herkes ona saygı gösterir.Everyone who knows him respects him.
O kadının iki tane çantası var.That woman's got two bags.

İlgili Sayfalar