tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sekiz tane hobbit bir hobbyte oluşturur.Eight hobbits form one hobbyte.
Kimin öğretmeni Birleşik Krallık'tan geliyor?Whose teacher is coming from the United Kingdom?
Kısa sürede diğer Erasmus öğrencilerini tanıdı.He soon got to know the other Erasmus students.
Şimdi iki tane nişanlım var.Now I have two fiancées.
O, devrimin tanınmamış kahramanlarından biriydi.He was one of the unsung heroes of the revolution.
Kahvaltı için çayla tandır ekmeği yedim.I had naan with the tea for breakfast.
Çin'de, 56 tane azınlık vardır.In China, there are 56 minorities.
Onlar bu keçiyi Tanrı'ya bir kurban olarak öldürdüler.They killed this goat as a sacrifice to God.
O isimde birini tanımıyorum.I don't know anybody by that name.
En azından bir tane evim var.I have at least one house.
Sen Dr.Tanaka'ya sorsan iyi olur.You'd better ask Dr. Tanaka.
DVD'nin kesilmemiş versiyonu sadece bir tane ekstra sahne içeriyordu.The uncut version of the DVD only included one extra scene.
Dün iki tane buğulanmış çörek satın aldım.Yesterday I bought two steamed buns.
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
Orada toplam kaç tane öğrenci var?How many students are there in total?
Tango, yatay arzuların dikey anlatımıdır.Tango is the vertical expression of a horizontal desire.
Kaç tane soru var?How many questions are there?
Kaç tane kelime yazman gerekir?How many words should you write?
Yaşarken tanınmayan birçok büyük düşünür ölümden sonra ünlü oldu.Many great thinkers who were unknown while alive became famous after death.
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.He has got two cats, one is white, one is black.
Aman Tanrım,Ne ayıp.Oh dear. What a shame.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
Tango yatay arzunun dikey ifadesidir.Tango is the vertical expression of horizontal desire.
Hafızama 2.000 tane İngilizce sözcük kaydettim.I inscribed 2,000 English words into my memory.
Tanrı aşkına!For God's sake!
Evimin içinde iki tane zombi var.There are two zombies inside my house.
Hiçbirimizi tanımıyor.He knows none of us.
Putperestler hayatı tanrılaştırdılar ve hıristiyanlar ölümü tanrılaştırdılar.Pagans have deified life and Christians have deified death.
Ben Alex. Biz geçen hafta otelde tanışmıştık.I'm Alex. We met last week at the hotel.
Belli belirsiz tanıdık geliyor.Sounds vaguely familiar.
Beni tanıyıp tanımayacağını göreceğiz.We will see whether he will recognize me or not.
O yaşlı avcı, şerifi tanıyor.That old trapper knows the sheriff.
Merhaba. Ben Jarmila Kucerova. Tanıştığımıza memnun oldum.Hello. I'm Jarmila Kučerová. I'm glad to meet you.
Mattias'la İspanya'da tanıştım.I met Mattias in Spain.
Bu hanımı tanımıyorum.I do not know this lady.
Sadece sezon sebzeleri yiyen çok zengin bir kız tanıyorum.I know a very rich girl who only eats seasonal vegetables.
İki tane kitap ödünç aldım.I have borrowed two books.
Kaç tane istiyorsun?How many do you want?
Lütfen bana resimlerinden bir tanesini ver.Please, give me one of your pictures.
Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanmıyorum.I don't like meeting new people.
Neden kendinizi sadece bir taneyle sınırlıyorsunuz?Why limit yourself to just one?
İki saat önce bu masada iki tane kırmızı şapka vardı.There were two red hats on this table two hours ago.
Otelde iki tanınmış artist vardı.There were two famous artists at the hotel.
Ben Smith adında bir adam tanıyorum.I know a guy named Smith.
Grup, yeni albümlerinden birkaç şarkı tanıtıyor.The group is introducing some songs from their new album.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
O, uzun süredir onu tanımaktadır.She has known him for a long time.
Çocukluklarından beri onu tanır.She has known him since they were very young.
İki yıldan daha önce o, kız kardeşini ona tanıttı.She introduced her sister to him more than two years ago.
O, kız kardeşini ona tanıttı.She introduced her sister to him.
O, partide beni ona tanıttı.She introduced me to him at the party.
O onunla plajda tanıştı.She met him on the beach.
O onunla bu sabah tanıştı.She met him this morning.
O, onu derhal tanıdı.She recognized him immediately.
O, onun öldürülüşüne tanıklık etti.She witnessed him being killed.
Üzgünüm. Tanaka şu an için orada değil.I'm sorry. Tanaka is not there for the moment.
Dün tanıştığım kızı seviyorum.I love the girl I met yesterday.
Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.Gods created women to tame men.
Tanrı ile konuşma arzusu saçmadır. İdrak edemediğimiz birisiyle konuşamayız.The wish to talk to God is absurd. We cannot talk to one we cannot comprehend.