tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Öğretmenle tanışmak istiyorum.I want to meet the teacher.
Eğer Tanrı bizimle birlikteyse, öyleyse kim bize karşı?If God is with us, then who is against us?
İngiliz alfabesinde kaç tane harf var?How many letters are there in the English alphabet?
Üniversitenizde kaç tane öğrenci var?How many students are there in your university?
O, Amerika'dayken onunla tanıştı.He met her while in the U.S.
Onun babasını tanıyor musun?Do you know her father?
Yaklaşık kaç tane kitabın var?About how many books do you have?
İki yüz dolara kaç tane elma alabileceğine şaşıracaksın.You'd be amazed how many apples you can buy for two hundred dollars.
Senin ablan ile tanışmak istiyorum.I'd like to meet your older sister.
O, mükemmel bir bilim adamıdır, bu itibarla her yerde tanınır.She is an excellent scholar, and is recognized everywhere as such.
Bir bütün olarak tanımadan bir hatayı tekrarlamak hepsinin içinde en büyük hatadır.Repeating a mistake without recognizing it as one, is the biggest mistake of all.
Tanrı'ya şükür bu kazada kimse yara almadı.Thank God nobody got hurt in this accident.
Bölgeyi iyi tanıyor musun?Do you know the area well?
Tanınmış şair çalışma odasında intihar girişiminde bulundu.The well-known poet attempted to commit suicide in his study.
Onunla ilk tanıştığımızdan beri o aynı şeyleri yapıyor.He's been saying the same things since I first met him.
Tom'u ne zaman tanıdın?When did you get to know Tom?
Tom'la ilk defa ne zaman tanıştın?When did you first meet Tom?
Tom her zaman tanıdığı insanlarla karşılaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to always be running into people he knows.
Tom bana lisede tanıdığım birini hatırlatıyor.Tom reminds me of someone I used to know in high school.
Tom yardım için Tanrı'ya dua etti.Tom prayed to God for help.
Tom portakalı sever ve haftada üç ya da dört tane yer.Tom likes oranges and eats three or four a week.
Tom çikolata yemeyi sevmeyen bir kadın tanıyor.Tom knows a woman who doesn't like to eat chocolate.
Tom Bostonda yaşayan bir adam tanıyor.Tom knows a man who lives in Boston.
Tom birçok insan tanır.Tom knows a lot of people.
Tom Fransızcayı oldukça iyi konuşabilen bir kız tanıyor.Tom knows a girl who can speak French quite well.
Tom tek tekerli bir bisiklet sürebilen bir genç tanıyor.Tom knows a boy who can ride a unicycle.
Tom suçun tek tanığıdır.Tom is the only witness to the crime.
Tom tanıdığım en yetenekli insanlardan biridir.Tom is one of the most talented people I know.
Tom iş dünyasında tanıdığım en saygın insanlardan biridir.Tom is one of the most respected men in the business world.
Tom tanınmış bir ressamdır.Tom is a well-known painter.
Tom'un birbirlerini tanımayan iki kız arkadaşı var.Tom has two girlfriends who don't know about each other.
Tom'un üç tane amcası vardır.Tom has three uncles.
Tom'un düşük tansiyonu var.Tom has low blood pressure.
Tom'un yüksek tansiyonu var.Tom has high blood pressure.
Tom o kadar çok değişmiş ki onu tanımadım.Tom had changed so much that I didn't recognize him.
Tom okulumuzda kimseyi tanımıyor.Tom doesn't know anyone at our school.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom birkaç tane Fransızca şarkı söyleyebilir.Tom can sing a few French songs.
Tom aynı zamanda tanınmış bir web sitesini çalıştırır.Tom also runs a well-known website.
Tom satılık saksafonunun tanıtımını yaptı.Tom advertised his saxophone for sale.
Savcı benim Tom aleyhinde tanıklık yapmamı istiyor.The DA wants me to testify against Tom.
Ben Tom'un tanıdığı satranç oynayabilen tek kişiyim.I'm the only person Tom knows who can play chess.
Tom'un bu kasabada tanıdığı tek kişiyim.I'm the only person Tom knows in this town.
Ben, adı Tom olan genç bir adamla tanıştım.I met a young man whose name was Tom.
Tanıdığım herkes Tom'un kibirli olduğunu düşünüyor.Everybody I know thinks Tom is stuck up.
Tom Mary ile tanışamadı.Tom wasn't able to meet Mary.
Tom Mary ile tanıştığını hayal meyal hatırlıyor.Tom vaguely remembers meeting Mary.
Tom Mary'nin aleyhinde tanıklık etti.Tom testified against Mary.
Tom Mary'yi derhal tanıdı.Tom recognized Mary immediately.
Tom Mary'yi sesinden tanıdı.Tom recognized Mary by her voice.
Tom, görür görmez Mary'yi tanıdı.Tom recognized Mary as soon as he saw her.
Tom asla Mary ile tanışmadı.Tom never got to meet Mary.
Tom Mary ile üç yıl önce tanıştı.Tom met Mary three years ago.
Tom Mary'nin birlikte geldiği adamı tanır.Tom knows the man Mary came with.
Tom Mary'nin arkadaşlarından bazılarını tanır.Tom knows some of Mary's friends.
Tom Mary'nin babasını tanıyor.Tom knows Mary's father.
Tom Mary'yi çok iyi tanıyor.Tom knows Mary very well.
Tom Mary adında bir kız tanıyor.Tom knows a girl named Mary.
Mary'nin bu okulda tanıdığı tek öğrenci Tom'dur.Tom is the only student at this school that Mary knows.