tanımak ile cümle

tanımak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rusya bugün dört resmi geleneksel dini; Ortodoks Hristiyanlık, İslam, Yahudilik ve Budizmi tanımaktadır.俄羅斯政府指定了四個正式的“傳統”宗教:基督正教、伊斯蘭教、猶太教和佛教。
"Cevap: Nurettin Yıldız Kimdir? tanımak istiyorum".语婢云:“汝出问此是谁家儿?奇可念。
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.双胞胎兄弟从小就受到家人的溺爱。
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.밴드의 멤버들은 10살 때부터 서로를 알고 있었다.
Aktörleri savunmaktan ve ayrıcalık tanımaktan usanmıştım.연주자사가 되었으며 치적을 쌓아 백성들에게 칭찬을 받았다.
2016'da Fransız hükümeti, e-Sporlar düzenlemek ve tanımak için bir proje üzerinde çalışmaya başlamıştır.בשנת 2016, ממשלת צרפת החלה בתהליך לרגולציה ולהכרה בספורט אלקטרוני.
Grace kasabalılarla tanışır, kasabalılar onu tanımak için iki hafta süre verirler.גרייס מסכימה כי יינתנו לה שבועיים להוכיח לתושבי העיירה שהיא אכן אישה טובה ולהביא את אנשי העיירה לחבב אותה.
Ancak, Vahhabiler'in hâkimiyetini tanımak zorunda kalmıştı.היה קשה להעריך את כוחו של הווייטקונג.
"Cevap: Nurettin Yıldız Kimdir? tanımak istiyorum".השאלה "מה הייתה תרומתה של פרנקלין לגילוי?"
Üçüncü Makedonya savaşı'nın ardından, Trakya Roma otoritesini tanımak zorunda kaldı.לאחר המלחמה המוקדונית השלישית, תראקיה החלה להכיר בסמכות הרומית.
Yaklaşık 8-9 yaşında olan bu çocuklar hayatı daha yeni tanımaktadır.עבודת ילדים הקטנים מגיל 8-9 הייתה נפוצה.
Sistem, cep telefonu sahiplerine, cep telefonlarıyla ödeme yapma olanağı tanımaktadır.За какво да внимаваме в договорите с мобилните оператори?
Gezip tanımak istediğim Londra'da edindiğim arkadaş grubunun içindeydi.В Ротердам среща съпруга си, с когото се местят в Лондон.
Oysa daha o bu hayatı yeni tanımaktadır.Zaman Laurent için hiçbir şeye müsaade etmemektedir.Това обаче не се получава и Лоренсо не иска да знае нищо повече за нея.
Aktörleri savunmaktan ve ayrıcalık tanımaktan usanmıştım.Umoran sam od branjenja preplaćenih, privilegiranih glumaca.
Ayrıca Romalılar'ın Ermenistan Krallığı üzerindeki hakimiyetini tanımak zorunda kaldı.Također je morao priznati vrhovnu rimsku vlast nad Armenijom.
Gerboldt ve Enbert birbirlerini çocukluktan bu yana tanımaktaydılar.Brett i Zayne se poznaju još od kad su bili djeca.
Rusya bugün dört resmi geleneksel dini; Ortodoks Hristiyanlık, İslam, Yahudilik ve Budizmi tanımaktadır.Rusija službeno kao tradicijske vjere priznaje pravoslavlje, islam, judaizam i budizam.
Bu senaryo, önceki evrende yaşanan Büyük Çöküşten sonra bir Büyük Patlama yaşanmasına olanak tanımaktadır.Tento scenár umožňuje aby Veľký tresk nastal hneď po Veľkom kolapse predchádzajúceho vesmíru.
Gezip tanımak istediğim Londra'da edindiğim arkadaş grubunun içindeydi.Bila je "fellow" društva starinarjev v Londonu.
Ancak, Vahhabiler'in hâkimiyetini tanımak zorunda kalmıştı.Teko pripažinti varžovų pranašumą.
Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu.Neile uutele elanikele oli vaja leida elamispind.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).2 kohdistuvat vaikutukset vaihtelevat.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).2 směsici znečišťujících látek.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).2 znečisťujúcich látok.
2 üretkenlikte alanlara ve tarım sistemlerine öncelik tanımaktadır (36).Natural e leza za y biodi y biodiversidad ver si d ad y los sistemas agrarios más intensivos (36).
Aicha : Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.(Překladatelka) Chtěla jsem říct, že se musíme pokusit poznat ostatní lidi.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.하지만 우리는 다른 동물의 인식, 감정, 의식에서 이러한 연속성을 인정하는데 말도 많이 아꼈고 또 아주 더뎠습니다.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.Но мы гораздо медленнее и не так охотно признаём когнитивную непрерывность, эмоции и сознание других животных.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.אבל היינו הרבה יותר מאופקים, יותר איטיים בזיהויה של המשכיות זו בחשיבה, ברגש, במודעות בחיות אחרות.
Ama diğer hayvanlardaki bilişsel, duygusal ve bilinçsel devamlılığı tanımakta suskun ve çok yavaş kalıyoruz.意識といったものの連続性の認識は かなり遅れています 人間以外の動物も意識を持ち
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.De legfőképp, hogy mindez működjön -- - és ezt külön kiemelte - szükség volt az ottani közösség ismeretére.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.윌리도 강조했다시피, 이 일을 가능하게 만드는 데 가장 중요한 것은 그 동네의 사람을 "제대로 아는 것"이었습니다.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.Αυτό που τόνισε ήταν ότι χρειάστηκε να γνωρίζει τους ανθρώπους και τις κοινότητές τους.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.אך החשוב ביותר, כדי שזה יפעל - והוא הדגיש זאת - היה צורך להכיר את האנשים שחיים בקהילות.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.لكن الأهم حتى يكون ذلك ذا جدوى -- وهذا ما أكد عليه -- هو أنه لابد من معرفة الأفراد داخل المجتمعات.
Ancak, en önemlisi, zaten kendi de vurgulamıştı, gittikleri yerdeki toplumu tanımaktı.最も重要だったのは地域住民を 理解することだったとウィリーは強調していました 一緒に働く人と歩調が合っていなければ
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.En amour, on veut avoir, on veut connaître celui qu'on aime.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.En el amor, queremos tener, queremos conocer lo amado.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.Ha szerelmesek vagyunk, birtokolni akarjuk azt, akit szeretünk.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.I kærlighed, vil vi <i>have</i>, vi vil kende vores elskede.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.I kärlek vill vi "äga", vi vill vara säkra på den vi älskar.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.In amore, noi vogliamo avere, noi vogliamo conoscere l'amato.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.În iubire, vrem să avem, vrem să cunoaştem iubitul.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.In liefde willen we hebben, we willen de geliefde kennen.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.Když jsme zamilovaní, chceme mít, chceme znát milovaného.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.사랑할 때, 우리는 가지고 싶어하고, 우리가 사랑받는다는 것을 알고 싶어합니다.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.Kun olemme rakastuneita, tahdomme tuntea rakastetun.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.No amor, nós queremos ter, nós queremos conhecer quem amamos.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.Trong tình yêu, chúng ta muốn có, chúng ta muốn biết về người chúng ta yêu.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.V ljubezni želimo imeti, želimo poznati ljubljenega.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.W miłości chcemy mieć i znać ukochana osobę.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.Στην αγάπη, θέλουμε να έχουμε, θέλουμε να γνωρίζουμε το αγαπημένο πρόσωπο.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.В любовта, искаме да имаме, искаме да опознаем любимия.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.Когда мы любим, мы хотим иметь, мы хотим знать своего возлюбленного.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.У коханні ми хочемо мати та знати кохану людину.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.באהבה אנו רוצים שיהיה לנו, אנו רוצים לדעת את האהוב.
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.في الحب ، نحن نريد أن نملك ، نريد أن نعرف الحبيب .
Aşkta sahip olmak ve sevgiliyi tanımak isteriz.距離を縮めたい 隙間を埋めたい
Bana göre fen bilimleri dış dünyayı tanımak, anlamak ve ifade etmek için ortaya çıkardığımız sonuçlardır.제게 과학이란 이해와 경험을 공유하고 표현하려는 시도이며
İlgili Sayfalar