tanımak ile cümle

tanımak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.Gruppens medlemmar kände varandra sedan skoltiden.
Diğer biliminsanları 6 faklı popülasyon tanımaktadır.Utöva de sex typerna av medveten närvaro.
Mesela şu an Kosova çoğu diğer spor dalında dışlandığı halde Kosova Masa Tenisi Federasyonu'nu tanımaktadır.Till exempel släppte man in Kosovos bordtennisförbund fastän Kosovo uteslutits från många idrottsgrenar.
47 Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargı yetkisini tanımaktadır.11 oktober Europarådet beslutar att inrätta en domstol för mänskliga rättigheter .
Grace kasabalılarla tanışır, kasabalılar onu tanımak için iki hafta süre verirler.Жінці надали два тижні, щоб познайомитися з місцевими й переконати їх прийняти її в своє коло.
Yani Sokrates kendini bilmekte ve kendini tanımaktadır.Морхед розуміє, що вони знайомі.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.Всі троє знайомі один з одним.
Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu.На пошуки нові знайомі вирушають тепер компаньйонами.
Fakat Enkidu, onu bilmekte, tanımaktadır.Баоюй вирішив, що його впізнали.
Onunla çalışmak ve onu tanımak mükemmeldi.Працювати з ним легко і цікаво.
Tüm Türkiye Fırat'ı çocuk ve kadın katili olarak tanımaktadır.Ситуація ускладнюється тим, що Булут втратив пам'ять, і останні кілька днів просто зникли з його життя.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Nezapomeňte, proč jde do vězení.
Bazı kaynaklar ise 19 tür tanımaktadır.Sunt cunoscute 19 specii de foci.
Grace kasabalılarla tanışır, kasabalılar onu tanımak için iki hafta süre verirler.După două săptămâni, toată lumea votează la întâlnirea orașului ca lui Grace să i se permită să rămână.
Sistem herhangi bir hata durumunda süratli bir geri dönüşe imkân tanımaktadır.O traducere a acestuia ar fi: Sistemul s-a recuperat după o eroare serioasă.
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.Cei doi se consideră prieteni din copilărie.
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.A tagok már gyerekkoruk óta ismerik egymást.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Jogaival nagyon is tisztában léve vonul be másnap a börtönbe.
Yangınla mücadele ederken cesaret ve liderlik eylemlerini tanımak için yaratıltı.A háború kezdetétől fogva kitűnt bátorságával és vezetői képességeivel.
İnsanları boğulmaktan kurtarmak için gösterilen cesaret ve becerikliliği tanımak için yaratıltı.Felejthetetlen karaktere és bátorsága mentette meg a kivégzéstől.
Tom Mary'yi yıllardır tanımaktadır.Tom évek óta ismeri Marit.
Suçun kalbinden geldiği için suçu ve suçluları çok iyi tanımaktadır.Hänet tunnetaan erityisesti tuottamastaan rikossarjasta Kova laki ja sen sisarsarjoista.
Amerika’yı tanımak için bütün tatillerde Amerika’yı dolaştı.Hän käytti lomat tutustuakseen Yhdysvaltoihin.
Buna karşılık borçlu devlet de mutlaka borcunu tanımak ve ödeme yollarını aramak zorundadır.Velkaan liittyy yleensä takaisinmaksuvelvollisuus ja velvollisuus maksaa korkoa.
Bazı kaynaklar ise 19 tür tanımaktadır.Lajista tunnetaan 19 alalajia.
"Cevap: Nurettin Yıldız Kimdir? tanımak istiyorum".Toppari, Kirsti: "Kuka oli Tapani Harmaja?"
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.Elinkautinen vankeus on vankeusrangaistus, joka teoriassa kestää tuomitun kuolemaan saakka.
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.Παρά το γεγονός ότι αναγνώρισε τη σημασία του έργου της, η θέση της εξακολουθούσε να μην της παρέχει μισθό.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.Όλα τα μέλη γνώριζαν ο ένας τον άλλον.
Bu iki tip başkalarının çelişkilerini görmekte çok başarılı ama kendilerini tanımakta bir o kadar cahildirler.Οι δυο τους φαίνεται να τα πηγαίνουν καλά, παρά το ότι μόλις έχουν γνωριστεί.
1559 yılında yapılan anlaşmada Fransa, İspanya’nın İtalya’daki fetihlerini tanımaktadır.Το 1559 η συνθήκη του Σατό-Σαμβρέσις επικύρωνε την ισπανική κυριαρχία στην Ιταλία.
Rusya bugün dört resmi geleneksel dini; Ortodoks Hristiyanlık, İslam, Yahudilik ve Budizmi tanımaktadır.Οι τέσσερις παραδοσιακές θρησκείες της Ρωσίας είναι ο Χριστιανισμός, το Ισλάμ, ο Βουδισμός και ο Ιουδαϊσμός.
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.De tre har kendt hinanden, siden de var børn.
Amerika’yı tanımak için bütün tatillerde Amerika’yı dolaştı.I sine ferier udforskede han Amerika.
Üçüncü Makedonya savaşı'nın ardından, Trakya Roma otoritesini tanımak zorunda kaldı.Efter den Tredje makedonerkrig anerkendte Thrakien stort set romersk autoritet.
Peyton, biyolojik annesi Ellie Harp'ın göğüs kanseri olduğunu öğrendiğinde onu tanımak ister.Lige efter at have lært hendes biologiske mor, Ellie, at kende, mister hun hende til brystkræft.
Gerboldt ve Enbert birbirlerini çocukluktan bu yana tanımaktaydılar.Randy og Sharon har kendt hinanden siden barndommen..
Gezip tanımak istediğim Londra'da edindiğim arkadaş grubunun içindeydi.Hun boede i London hos en gammel bekendt af sin far.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.Alligevel føler de, at de kender hinanden.
Bu, sabitin doğrusal zamanda hesaplanabilmesine olanak tanımaktadır.Det svarer med vished, hvis det føler vished.
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.Bandmedlemmene har kjent hverandre siden de gikk på barneskolen.
Han çoğunluğunun dışında ÇHC, resmi olarak 55 tane farklı etnik azınlık grubu tanımaktadır.Utenom Hàn-etnisiteten anerkjenner myndighetene i Folkerepublikken Kina til sammen 55 etniske minoriteter.
Üçüncü Makedonya savaşı'nın ardından, Trakya Roma otoritesini tanımak zorunda kaldı.Etter den Tredje makedonerkrig anerkjente Trakia stort sett romersk autoritet.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.De to mennene kjente hverandre.
Sistem herhangi bir hata durumunda süratli bir geri dönüşe imkân tanımaktadır.Alarmen oppstod når det var en alvorlig feil på systemet.
Bu özelliği diğer Urartu mezarlarından da tanımaktayız.113) ^ Rasulullah adalah dapat mengetahui kondisi penghuni kubur tertentu.
Bu bir marifettir, yâni Rahman ve Rahim olarak Allah’ı tanımaktır.Allah Memiliki Maha Kuasa dan juga Allah Maha Pengasih dan Maha Penyayang.
Amerika’yı tanımak için bütün tatillerde Amerika’yı dolaştı.Ông dùng các kỳ nghỉ để tìm hiểu nước Mỹ.
Grace kasabalılarla tanışır, kasabalılar onu tanımak için iki hafta süre verirler.Vua lưu giữ cụ Nghiêm tại kinh thành hai tháng, rồi cho phép về thăm quê.
Bu senaryo, önceki evrende yaşanan Büyük Çöküşten sonra bir Büyük Patlama yaşanmasına olanak tanımaktadır.Viễn cảnh này cho phép Vụ nổ lớn diễn ra ngay lập tức trước Vụ co lớn của một vũ trụ trước đó.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.人物の何人かはお互いに知り合いである。
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.それは彼女の仕事の重要性を認めてはいたが、相変わらず給与は無かった。
Aktörleri savunmaktan ve ayrıcalık tanımaktan usanmıştım.出演俳優が次々と降板していく事で有名だった。
Dukak, Rıdvan'ın tabiiyetini tanımak zorunda kaldı.その頃、貴広は涼子の身体の異変に気付いていた。
"Cevap: Nurettin Yıldız Kimdir? tanımak istiyorum".口癖は「ギンギラ一番星を俺は目指す!」。
Aracın basit yapısı kolaylıkla tamir ve bakımı yapılabilmesine imkân tanımaktadır.父親のおかげで車の簡単な修理も出来る。
Gerek şeker oranı gerekse aroması ile 1. kalite şarapların yapılmasına imkân tanımaktadır.果実のような風味とドライな味が特徴で、第一級の食前酒と評される。
Onunla çalışmak ve onu tanımak mükemmeldi.僕が彼と働き理解できたことは幸運でした。
Bir kişiyi tanımak istersen gidip o kişiye direkt sor. En son sorma, olur mu?誰かを精通したいなら、名を直ちに尋ねて。後でじゃないね。
47 Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargı yetkisini tanımaktadır.迄今為止,歐洲委員會的47個成員國已全部承認歐洲人權法院的管轄權。
İlgili Sayfalar