tanımak ile cümle
tanımak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
RAB korkusudur bilgeliğin temeli. Akıl Kutsal Olanı tanımaktır.The fear of Yahweh is the beginning of wisdom. The knowledge of the Holy One is understanding.
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.Grace to you and peace be multiplied in the knowledge of God and of Jesus our Lord,
Fakat (O) sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine (Allah'ı bir tanımaktan) yüz çevirirsiniz.But when He brings you safely to land, you turn away (from Him).
Başkim, Batının Kosova'nın statüsünü tanımakta daha çabuk davranması gerektiğini düşünüyor.The West should move quickly to recognise Kosovo's status, he says.
De Hoop Scheffer, "Tanımak bizim işimiz değildir."Recognition is not our job.
Londo, "Bu, birbirimizi tanımak için büyük bir fırsattır," dedi."This is a great opportunity to know each other," he said.
"Kosova'yı bölmek için önce onu tanımak, sonra da masaya oturup onu bölmek gerekir.""To divide Kosovo, one has to recognise it first and then sit at a table and partition it," he said.
Rocen: Kosova'yı tanımak "kolay bir karar değil"Rocen: Kosovo recognition "not an easy decision"
Ülkemiz Kosova ve BH'yi iyi tanımaktadır ve her ikisi için de ilkelerimiz aynıdır.Our country knows Kosovo and BiH well and our principles for both are the same.
Amacımız okur kitlemizi daha iyi tanımak ve site hakkında düşündüklerinizi öğrenmektir.Our goal was to get to know our readership better, and to find out what you think about the site.
[1] Bazıları grup fotoğraflarında kendilerini tanımakta zorlanırlar.Some have difficulty recognising themselves in group photographs.
Böcekler sinyalleri birbirlerini tanımak ve bulmak için kullanırlar.The insects use the signals to recognize and locate each other.
"Bu seçimleri tanımak, askeri bir işgali meşrulaştırmak anlamına gelir."Recognising these elections would mean legitimising a military occupation.
Faaliyetleri arasında Litvanya Tatar kültürünü teşvik etmek, tanımak ve yaymak yer alıyor.Its activities include fostering, getting to know and disseminating Lithuanian Tartar culture.
Daha spesifik olarak, bir nesnenin en temel görsel bileşenlerini tanımak çok daha uzun sürer.More specifically, recognizing the most basic visual components of an object takes a lot longer.
Araştırmalar uykunun beynin dinlenmesine imkan tanımaktan daha fazlasını yaptığını belirtiyor.Research indicates that sleep does more than allow the brain to rest.
Ders aralarında ve sonrasında sohbet etmek ve birbirlerini tanımak için zaman ayırırlardı.They would spend time between and after classes to talk and get to know each other.
Marifet kapısı Marifet Allah’ı tanımaktır.Der verborgene Umgang mit Gott.
47 Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargı yetkisini tanımaktadır.Das Plenum ist die Versammlung aller 47 Richter beim Europäischen Gerichtshofs für Menschenrechte.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.Sie erkennen einander.
Ayrıca Romalılar'ın Ermenistan Krallığı üzerindeki hakimiyetini tanımak zorunda kaldı.Außerdem musste Narseh die römische Oberherrschaft über das Königreich Armenien anerkennen.
Yunan kültürünü yakından tanımak için öncelikle Yunancayı öğrenmek gerekir.Jonas begann unter dessen Einfluss die griechische Sprache zu erlernen.
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.Sie kannten einander größtenteils bereits seit ihrer Kindheit.
Onu tanımak zorunda mıyım?Est-ce que je dois le connaître ?
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.Les deux se connaissent depuis la maternelle.
48 saatlik ziyaret sırasında damat tarafını yakından tanımak istemektedirler.Le couple s'enlace durant 48 heures pour l'accouplement.
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.Bien qu'elle reconnaisse l'importance de ses travaux, cette affectation ne lui procure toujours aucun salaire.
Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu.Pour les articles homonymes, voir Les Hommes nouveaux.
Onu tanımıyorum ve tanımak istediğimi sanmıyorum.No la conozco, y creo que no quiero conocerla.
Onu tanımak zorunda mıyım?¿Tengo que conocerlo?
192 Birleşmiş Milletler üyesi devletin 160'ı (%83) İsrail'i tanımaktadır.160 de los 192 otros estados miembros de la ONU (83%) actualmente reconocen a Israel.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.Se reconocen mutuamente entre sí.
Ayrıca tüfek, tek tek mermi sürülmesine de olanak tanımaktadır.Marina le confiesa que sólo le queda una bala.
Savaşın sonunda İran Herat'tan çekilerek Afganistan'ı tanımak zorunda kaldı.Al término de la guerra Masud debió exiliarse a Irán.
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.Aunque se reconocía la importancia de su trabajo, el puesto aún no conllevaba la percepción de un salario.
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istedi.Tom voleva conoscere meglio Mary.
Ayrıca tüfek, tek tek mermi sürülmesine de olanak tanımaktadır.Soltanto il tempo lo dirà... e forse anche qualche proiettile.
Gezip tanımak istediğim Londra'da edindiğim arkadaş grubunun içindeydi.È un collega di lavoro di Arimi, conosciuto a Londra.
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.Пожизненное лишение свободы теоретически длится до конца жизни заключённого.
İnsanlar birbirlerini tanımaktadır.نحن قوم بعضنا يعرف بعضا!
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.على الرغم من أنه كان يدرك اهمية عملها إلا كان هذا التعيين بدون اجر.
Bu durum karşısında İngiliz ler bu kurulları tanımak durumunda kalırlar.وتتابع الحكام البريطانيون على تلك المستعمرة.
Örneğin, Şahmerdan'daki öykülerde yazar, sevdiği insanların dünyalarını tanımak için sürekli gezer.وأفضل مثال على ذلك أن الكاتب كان يتجول باستمرار من أجل التعرف على عالم الذين يحبهم في قصصه التي في قصة الحفار.
"Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak", "Pasif İyiden Aktif İyiye", "İslâm Nedir?" yayımlanmış son kitaplarıdır.Seu último livro (2003) foi Allah weet het beter ("Alá sabe melhor"), no qual ele condenou fortemente o Islã.
Molosya pek çok mikroulusu tanımaktadır ve bunlarla pek çok "antlaşma" yapmıştır.Molossia reconhece várias outras micronações, com numerosos tratados aprovadas para esse fim.
Ayrıca bu sözleşmeye İtalyan hükümeti Türkiye'nin Karaada üzerindeki egemenliğini tanımaktaydı.Outro ponto importante foi a quem correspondia o direito de conquista sobre as Ilhas Canárias.
Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu.Era preciso encontrar gente nova.
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.Estas são inculcadas aos membros de cada grupo desde a infância.
192 Birleşmiş Milletler üyesi devletin 160'ı (%83) İsrail'i tanımaktadır.Fora dos 192 outros Estados-membros das Nações Unidas(ONU), 161 atualmente reconhecem Israel.
Bu durum karşısında İngiliz ler bu kurulları tanımak durumunda kalırlar.Por esse motivo, não admira que os ingleses se tenham querido apoderar dessas possessões.
Onu tanımak zorunda mıyım?Eu tenho que conhecê-lo?
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.In theorie kan dit neerkomen op een levenslange gevangenisstraf.
İstanbul Hükümeti Temsil Heyetini tanımak istemedi.De regering in Istanboel weigerde nog steeds de realiteit te erkennen.
Gerboldt ve Enbert birbirlerini çocukluktan bu yana tanımaktaydılar.Herman Brood en Van Boeyen leerden elkaar in hun jonge jaren kennen.
Onu tanımak zorunda mıyım?Moet ik hem kennen?
Fakat Enkidu, onu bilmekte, tanımaktadır.Czy Tixing zna go, czy nie?
Diğer biliminsanları 6 faklı popülasyon tanımaktadır.Inni z kolei naukowcy rozpoznają sześć wyraźnych populacji.
Ayrıca tüfek, tek tek mermi sürülmesine de olanak tanımaktadır.Załóżmy, że mamy wyciągnąć z urny jedną kulę.
Aktörleri savunmaktan ve ayrıcalık tanımaktan usanmıştım.Przyznanie jej miało zapewnić uhonorowanym artystom prestiż i sławę.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Do zgłoszenia się w więzieniu został mu dzień.