tanıklık ile cümle
tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.И мы видели и свидетельствуем, что Отец послал Сына Спасителем миру.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.ואנחנו חזינו ונעידה כי האב שלח את הבן מושיע העולם׃
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.ونحن قد نظرنا ونشهد ان الآب قد ارسل الابن مخلّصا للعالم.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.父 差 子 作 世 人 的 救 主 、 這 是 我 們 所 看 見 且 作 見 證 的
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.父 差 子 作 世人 的 救主 、 這是 我 們所 看 見且 作 見證 的
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.A to mi pripadalo ako zlý začiatok posmrtného života, vidieť svoj vlastný pohreb a cítiť sa radostne.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.그리고 제게 사후에 여러분의 장례식을 보고 만족감을 느끼는 것은 불운한 시작입니다.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Og det var for mig en dårlig start på efterlivet, at skulle se sin egen begravelse og føle sig glad.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Według mnie to zły początek życia pozagrobowego, patrzeć na własny pogrzeb i czuć zadowolenie.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Y, para mí, fue un mal comienzo hacia la otra vida presenciar el propio funeral y sentirse gratificado.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Мне кажется, это не лучшее начало загробной жизни, наблюдать за собственными похоронами и чувствовать радость.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.ובעיני זו התחלה גרועה לחיי העולם הבא, לראות את ההלווייה שלך ולהרגיש מרוצה.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.死後の生活の始まりとして あまりいいものには思えなかったのです それでは『死者』という短い詩をお聞きください
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Älä ole syyttä todistajana lähimmäistäsi vastaan, vai petätkö sinä huulillasi?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Bär icke vittnesbörd mot din nästa utan sak; icke vill du bedraga med dina läppar?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Chớ làm chứng vô cớ nghịch kẻ lân cận mình; Con há muốn lấy môi miệng mình mà phỉnh gạt sao?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Chớ làm_chứng vô_cớ nghịch kẻ lân_cận mình ; Con há muốn lấy môi miệng mình mà phỉnh gạt sao ?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Janganlah menjadi saksi terhadap orang lain tanpa alasan yang patut; janganlah juga berdusta mengenai dia
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.너는 까닭없이 네 이웃을 쳐서 증인이 되지 말며 네 입술로 속이지 말지니라
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.légy bizonyság ok nélkül a te felebarátod ellen; avagy ámítanál-é [valakit] a te ajkaiddal?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Não sejas testemunha sem causa contra o teu próximo; e não enganes com os teus lábios.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Ne bodi brez sile priča zoper bližnjega svojega, in zakaj bi varal z ustnami svojimi?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nebuď svedkom proti svojmu blížnemu, bez príčiny, a čo by si azda navádzal a klamal svojimi rtami?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nebývej svědkem všetečným proti bližnímu svému, aniž lahodně namlouvej rty svými.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Ne témoigne pas à la légère contre ton prochain; Voudrais-tu tromper par tes lèvres?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nie bądź świadkiem lekkomyślnym przeciw bliźniemu swemu, ani czyń łagodnych namów wargami swemi.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Non testimoniare alla leggera contro il tuo prossimo e non ingannare con le labbra
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.No testifiques sin causa contra tu prójimo, ni le engañes con tus labios
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Nu vorbi în chip uşuratic împotriva aproapelui tău; ori ai vrea să înşeli cu buzele tale? -
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Sei nicht Zeuge ohne Ursache wider deinen Nächsten und betrüge nicht mit deinem Munde.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Treed niet zomaar op als getuige tegen uw naaste, want een onjuist getuigenis is niet goed.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Vær ikke vidne mot din næste uten årsak! Eller skulde du gjøre svik med dine leber?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Vidn ikke falsk mod din Næste, vær ikke letsindig med dine Læber;
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Μη ησο μαρτυς αδικος κατα του πλησιον σου, μηδε απατα δια των χειλεων σου.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Не бивай свидетел против ближния си без причина, Нито мами с устните си.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.Не будь лжесвидетелем на ближнего твоего: к чему тебе обманывать устами твоими?
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.אל תהי עד חנם ברעך והפתית בשפתיך׃
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.لا تكن شاهدا على قريبك بلا سبب. فهل تخادع بشفتيك.
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.不 可 無 故 作 見 證 、 陷 害 鄰 舍 . 也 不 可 用 嘴 欺 騙 人
Başkalarına karşı nedensiz tanıklık etme Ve dudaklarınla aldatma.不可無 故作 見證 、 陷害 鄰舍 . 也 不 可 用嘴 欺騙人
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Een man, die vals getuigt tegen zijn naaste, is als een hamer, een zwaard en een scherpe pijl.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.En stridshammare och ett svärd och en skarp pil är den som bär falskt vittnesbörd mot sin nästa.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Każdy, kto mówi fałszywe świadectwo przeciw bliźniemu swemu, jest jako młot, i miecz, i strzała ostra.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kẻ nào đối chứng giả dối cho người lân cận mình, Khác nào một cái búa, một cây gươm, một mũi tên nhọn.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kẻ nào đối_chứng giả_dối cho người lân_cận mình , Khác_nào một cái búa , một cây gươm , một mũi_tên nhọn .
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kladivo a meč a střela ostrá jest každý, kdož mluví falešné svědectví proti bližnímu svému.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kladivo in meč in pšica ostra je mož, ki priča krivo zoper bližnjega svojega.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.그 이웃을 쳐서 거짓 증거하는 사람은 방망이요 칼이요 뾰족한 살이니라
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Kyjak, meč a ostrá strela, taký je človek, ktorý hovorí proti svojmu blížnemu, falošný svedok.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Malho, e espada, e flecha aguda é o homem que levanta falso testemunho contra o seu próximo.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Mazo, espada y flecha dentada es el hombre que da falso testimonio contra su prójimo
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Mazza, spada e freccia acuta è colui che depone il falso contro il suo prossimo
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Nuija ja miekka ja terävä nuoli on mies, joka väärin todistaa lähimmäistänsä vastaan.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Põröly és kard és éles nyíl az olyan ember, a ki hamis bizonyságot szól felebarátja ellen.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Som en hammer, et sverd, en hvass pil er en mann som fører falskt vidnesbyrd mot sin næste.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Som Stridsøkse, Sværd og hvassen Pil er den, der vidner falsk mod sin Næste.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Tuduhan palsu dapat mematikan, seperti pedang, palu atau panah yang tajam
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Wer wider seinen Nächsten falsch Zeugnis redet, der ist ein Spieß, Schwert und scharfer Pfeil.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Ο ανθρωπος, οστις μαρτυρει κατα του πλησιον αυτου μαρτυριαν ψευδη, ειναι ως ροπαλον και μαχαιρα και βελος οξυ.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.Човек, който лъжесвидетелствува против ближния си, Е като чук, нож и остра стрела.