tanıklık ile cümle
tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.E nem assim concordava o seu testemunho.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.오히려 그 증거도 서로 합하지 않더라
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Lecz i tak nie było zgodne świadectwo ich.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Maar ook deze verhalen klopten niet.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Ma nemmeno su questo punto la loro testimonianza era concorde
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Même sur ce point-là leur témoignage ne s`accordait pas.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Men icke ens i det stycket stämde deras vittnesbörd överens.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Mutta eivät näinkään heidän todistuksensa olleet yhtäpitäviä.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Nici chiar în privinţa aceasta nu se potrivea mărturisirea lor.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Og enda stemte ikke deres vidnesbyrd overens.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Og end ikke således stemte deres Vidnesbyrd overens.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Pero ni aun así concordaba el testimonio de ellos
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Song về điều nầy , lời chứng của họ cũng chẳng hiệp nhau nữa .
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Song về điều nầy, lời chứng của họ cũng chẳng hiệp nhau nữa.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Tetapi kesaksian orang-orang itu pun bertentangan satu sama lain
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Πλην ουδε ουτως ητο συμφωνος μαρτυρια αυτων.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Но и така свидетелствата им не бяха съгласни.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Но и такое свидетельство их не былодостаточно.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Та й так не сходились сьвідчення їх.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.וגם בזאת עדותם לא שותה׃
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.ولا بهذا كانت شهادتهم تتفق.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.他 們 就 是 這 麼 作 見 證 、 也 是 各 不 相 合
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.他 們就是 這麼 作 見證 、 也是 各 不 相合
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.A publicação também conta histórias de mulheres que testemunharam os protestos de 1998.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.Nowela zawiera też opowieść kobiety, która była obserwatorem zamieszek z 1998 roku.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.Presenta anche le storie di donne che hanno assistito alle sommosse del 1998.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.También incluye las historias de mujeres que presenciaron los disturbios de 1998.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.Taktéž jsme viděli, že v Číně je obrovská inflace.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.Taktiež sme videli že v Číne je obrovská inflácia.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.También hemos visto que hay muchísima inflación en China.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.Widzieliśmy także, że jest duża inflacja w Chinach.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.نحن نلمس اليوم معدل التضخم في الصين.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.내가 아버지께로서 너희에게 보낼 보혜사 곧 아버지께로서 나오시는 진리의 성령이 오실 때에 그가 나를 증거하실 것이요
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.Бащите ни са яли манната в пустинята, както е писано: +Хляб от небето им даде да ядат+.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.Як же прийде Утїшитель, що я пішлю вам од Отця, Дух правди що від Отця виходить, Той сьвідкувати ме про мене.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.ובבוא הפרקליט אשר אשלחנו לכם מאת אבי רוח האמת היוצא מאת אבי הוא יעיד עלי׃
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.ومتى جاء المعزي الذي سأرسله انا اليكم من الآب روح الحق الذي من عند الآب ينبثق فهو يشهد لي.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.但 我 要 從 父 那 裡 差 保 惠 師 來 、 就 是 從 父 出 來 真 理 的 聖 靈 . 他 來 了 、 就 要 為 我 作 見 證
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.但 我 要 從父 那 裡 差保惠 師來 、 就 是 從父 出 來 真理 的 聖靈 . 他 來 了 、 就 要 為 我 作 見證
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A my sme videli a svedčíme, že Otec poslal Syna za Spasiteľa sveta.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A myśmy widzieli i świadczymy, iż Ojciec posłał Syna, aby był Zbawicielem świata.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A myť jsme viděli, a svědčíme, že Otec poslal Syna svého spasitele světa.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Chúng ta lại đã thấy và làm chứng rằng Ðức Chúa Cha đã sai Ðức Chúa Con đặng làm Cứu Chúa thế gian.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Chúng_ta lại đã thấy và làm_chứng rằng Ðức_Chúa_Cha đã sai Ðức_Chúa_Con đặng làm Cứu_Chúa thế_gian .
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.E noi stessi abbiamo veduto e attestiamo che il Padre ha mandato il suo Figlio come salvatore del mondo
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.E nós temos visto, e testificamos que o Pai enviou seu Filho como Salvador do mundo.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.És mi láttuk és bizonyságot teszünk, hogy az Atya elküldte a Fiút a világ üdvözítõjéül.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Et nous, nous avons vu et nous attestons que le Père a envoyé le Fils comme Sauveur du monde.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.In mi smo videli in pričujemo, da je Oče poslal Sina kot Zveličarja sveta.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Ja me olemme nähneet ja todistamme, että Isä on lähettänyt Poikansa maailman Vapahtajaksi.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.아버지가 아들을 세상의 구주로 보내신 것을 우리가 보았고 또 증거하노니
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Och vi hava själva sett, och vi vittna om att Fadern har sänt sin Son till att vara världens Frälsare.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Og vi har sett og vidner at Faderen har sendt sin Sønn til frelse for verden.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Og vi have skuet og vidne, at Faderen bar udsendt Sønnen til Frelser for Verden.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Şi noi am văzut şi mărturisim că Tatăl a trimes pe Fiul ca să fie Mîntuitorul lumii.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Und wir haben gesehen und zeugen, daß der Vater den Sohn gesandt hat zum Heiland der Welt.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Y nosotros hemos visto y testificamos que el Padre ha enviado al Hijo como Salvador del mundo
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Και ημεις ειδομεν και μαρτυρουμεν οτι ο Πατηρ απεστειλε τον Υιον Σωτηρα του κοσμου.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.А ми видїли й сьвідкувмо, що Отець післав Сина, Спасителя сьвіта.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.защото ето що е любов към Бога: да пазим неговите заповеди; а заповедите Му не са тежки.