tanıklık ile cümle

tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tanıklık yapacak kimse kalmamıştır, senatörün bu işteki rolü hasır altına itilmiş olur.Kein Anschluss unter diesem Kollegen – Ein Autist im Job.
Tarihi birçok olaya tanıklık eden Çaybaşıfuadiye Mahallesi, birçok savaş görmüş geçirmiştir.Sie wurde von vielen Kölnern, die den Krieg erlebt hatten, als Mahnmal gesehen.
Örnek: İncil'de açıkça "yanlış tanıklık yapmamalısın" der.Zum andern lehrt die Kirche ausdrücklich: „Die Kirche betet darum, dass niemand verlorengeht“.
Yarın mahkemede tanıklık etmek zorundayım.Je dois témoigner au Tribunal demain.
Onun masumiyetine tanıklık edebilirim.Je peux témoigner de son innocence.
Eğer onun aleyhinde tanıklık ederseniz, memnuniyetle onu parmaklıklar ardına koyabiliriz.Si vous témoignez contre lui, nous pouvons le mettre derrière les barreaux pour de bon.
Bu tanıklık medyada daha büyük yankı buldu ve Arnold’unkinden daha inanılır, güvenilir bulundu.Ce témoignage paraît pour les médias plus crédible que celui d'Arnold.
Lee Soon-ok, altı yıl orada hapsedildi ve Amerika Birleşik Devletleri Senatosu önünde tanıklık yaptı.Lee Soon-ok y a été emprisonné six ans.
Tarihe Tanıklık.Les faux témoignages.
İşe başladığı ilk gün hastalardan birinin intiharına tanıklık eder.Dès son premier jour, elle doit faire ses preuves avec une patiente.
İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istediğini sık sık belirtmiştir.Sheppard lui rétorqua qu'il repensait souvent à ce qui s'était passé ce jour-là.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Fueron llevadas a Núremberg para testificar en los juicios, siendo liberadas en noviembre de 1946.
Ben sizi böyle görüyorum ve size böyle tanıklık ediyorum, siz de bana böyle tanıklık ediyorsunuz.Veníos con toda brevedad: de mí seréis bien mirados, y aprovechados.
İdama tanıklık eden Lilly, Meghan ile birlikte hapishaneye ulaşır.Lilly, que es testigo de la ejecución, llega a la prisión con el cuerpo inerte de Meghan.
Kültün coğrafi genişlemesine tanıklık eden bu yapılardan bazıları günümüzde halen görülebilir durumdadır.Algunas de las diferencias dialectales que aparecen en esta obra todavía se pueden observar en la actualidad.
Bu devir aynı zamanda metalürjik üretimde bir artışa da tanıklık etti.Así mismo, esta edición presentó un avance histórico en la metatrama.
Dal (12 Eylül'ün İşkence Merkezi) adlı kitapta dönemin tanıklıklarına yer verilmiştir.Sono riprese le vicende narrate nel libro La nave della magia, a distanza di qualche settimana.
Bununla birlikte, onun için tanıklık etmesine yardımcı olanların çoğu serbest bırakıldılar.In ogni caso, molti di coloro che aveva aiutato testimoniarono in suo favore e venne rilasciato.
İşe başladığı ilk gün hastalardan birinin intiharına tanıklık eder.Nel suo primo giorno di servizio si trova a lavorare all'omicidio di un bambino.
Bu devir aynı zamanda metalürjik üretimde bir artışa da tanıklık etti.In tempi più recenti tale processo si è esteso anche nel settore dei materiali metallici.
On ikinci yüzyılda, saf filozofinin baş tacı edilişine tanıklık eder.Il XII secolo vide l'apoteosi della filosofia pura.
Otto Fibonacci Abruzzi aleyhinde tanıklık etti.Prime informazioni su Fibonacci a John Abruzzi.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Они были доставлены в Нюрнберг для дачи показаний, и в ноябре 1946 года наконец отпущены.
Bu durumda işkencenin kanıtlanması için şahitlerin tanıklık etmesi gerekmektedir.При этом для осуждения человека требовались свидетельство очевидца.
Tanık olarak verdiği ifadede görgüye dayalı tanıklık değil, bilirkişi gibi konuşmuştur.Свои слова он расценил не как оскорбление, а констатацию факта.
Muhtemelen bu olaya tanıklık etmişti.Вероятно, тогда же была сослана.
Tanıklık: Tanıklıklar alakalı veya alakasız alıntılardır.Тест состоит из утверждений, с которыми надо либо согласиться, либо нет.
Barok dönemi ayrıca müzik teorisinin öneminin artışına tanıklık etmiştir.В эпоху барокко наблюдался подъём интереса к теории музыки.
Tanıklık etmek için kürsüye çıkan kişi, Dent'e silah çeker.Появляется полицейский, который просит Дэна показать его ружьё.
Tarihte birçok önemli olaya tanıklık etmiştir.Тому есть много примеров из истории.
Lee Soon-ok, altı yıl orada hapsedildi ve Amerika Birleşik Devletleri Senatosu önünde tanıklık yaptı.Lee em Breve-ok , foi preso por seis anos no local e testemunhou perante o Senado dos Estados Unidos.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Foram levadas para Nuremberga para testemunharem nos julgamentos, e foram libertadas em Novembro de 1946.
Barok dönemi ayrıca müzik teorisinin öneminin artışına tanıklık etmiştir.O período barroco também viveu a ascensão da teoria musical.
Ve yine tanıklık ederim ki, Muhammed Onun kulu ve elçisidir. .Testemunho que Maomé é seu profeta mensageiro").
Tarihe Tanıklık.Carta Testemunho.
Özellikle otelin ikinci katı pek çok ünlü ziyaretçiye tanıklık etmiştir.Het hotel verleende vaak onderdak aan voorname bezoekers.
Tarihe Tanıklık.Getuigenis/Témoignage.
Savaş sonrası Japonya büyük bir ekonomik mucizeye tanıklık etti.In de naoorlogse decennia kende Mexico een stabiele economische ontwikkeling.
Akademik bir araştırmadan çok tanıklık ettiği olaylar ve duyduğu bazı şeyleri anlatıyor.Zostawiają zawsze jednego żywego świadka, aby opowiedział o tym, co zobaczył.
Tarihe Tanıklık.Falskt vittnesbörd.
Fakat o da iyi tanıklık yapamaz.Hon lyckades dock inte utverka någon audiens.
Savaş sonrası Japonya büyük bir ekonomik mucizeye tanıklık etti.Efter ockupationens avslutande genomförde Japan en anmärkningsvärd ekonomisk återhämtning.
Bununla birlikte, onun için tanıklık etmesine yardımcı olanların çoğu serbest bırakıldılar.Många av vittnena var beredda att ge sina liv för sitt vittnesbörd.
1998-2006 dönemi Somali sınırları içinde birkaç özerk yönetimin ortaya çıkmasına tanıklık etmiştir.Under perioden 1998–2006 utropades flera autonoma områden inom Somalia.
Livorno, 1921'de İtalyan Komünist Partisi'nin (PCI) doğuşuna da tanıklık etti.Antonio Gramsci deltog 1921 i bildandet av Italienska kommunistpartiet (Partito Comunista Italiano, PCI).
Örnek: İncil'de açıkça "yanlış tanıklık yapmamalısın" der.Ještě zřetelněji to vyjadřuje Bible: Nepřidáš se k většině, když páchá zlo.
İşte ikilinin bu sohbetlerine gizlice tanıklık edenler doktorun da hasta olduğu düşüncesine kapılır.Těmito zpaměti kreslenými díly chtěl i přesvědčit lékaře o navracejícím se zdraví.
Örnek: İncil'de açıkça "yanlış tanıklık yapmamalısın" der.Un alt exemplu: Biblia afirmă că este fără erori.
1995 yılı My Dying Bride'ın bir sonraki albümüne tanıklık etti: The Angel and the Dark River.A következő nagylemez 1995-ben jelent meg The Angel and the Dark River címmel.
Savaştan sonra Nürnberg mahkemelerinde tanıklık yaptı.A háború végén Nürnbergben bíróság elé állították.
Şarm El-Şeyh hiç ölüme olayına tanıklık etmemişti ve orada çok az sorun çıkmıştı.Sarm es-Sejkben a tüntetéseknek nem volt halálos áldozata, csak kisebb összetűzések alakultak ki.
19. yüzyıl İsveç ile Norveç'in birleşmesine tanıklık etti.1800-luvulla Norja oli unionissa Ruotsin kanssa.
Sabra ve Şatilla Katliamı'na bizzat tanıklık etti.Myöhemmin hän oli osoittamassa mieltään Sabran ja Shatilan verilöylyjä vastaan.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Στάλθηκαν στην Νυρεμβέργη για να δικαστούν και αφέθηκαν ελεύθερες τον Νοέμβριο του 1946.
Muhtemelen bu olaya tanıklık etmişti.Ίσως πρόκειται για μάρτυρα ο οποίος μιλάει.
Tanıklık gönüllü ya da yasa zoruyla yapılabilmektedir.Η συμμετοχή στη διαμεσολάβηση μπορεί να είναι εκούσια ή υποχρεωτική από το νόμο.
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.I sin korte tid i militæret oplevede han meget og var vidne til krigens konsekvenser.
Bununla birlikte, onun için tanıklık etmesine yardımcı olanların çoğu serbest bırakıldılar.I de fleste sager er de tiltalte blevet frifundet.
Ben sizi böyle görüyorum ve size böyle tanıklık ediyorum, siz de bana böyle tanıklık ediyorsunuz.Den skal være vitne mellom meg og deg.»
Görgü tanıkları bir suça tanıklık ettikten sonra olay sonrası bilgileriyle karşılaşabilirler.Etter partene føres eventuelle vitner.

İlgili Sayfalar