tanıklık ile cümle
tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez.Който е приел Неговото свидетелство потвърдил е с печата си, че Бог е истинен.
Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez.ואת אשר ראה ושמע את זאת יעיד ואין מקבל עדותו׃
Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez.وما رآه وسمعه به يشهد وشهادته ليس احد يقبلها.
Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez.他 將 所 見 所 聞 的 見 證 出 來 、 只 是 沒 有 人 領 受 他 的 見 證
Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez.他 將所見所聞 的 見證 出來 、 只是 沒有人 領受 他 的 見證
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Albowiem daję im świadectwo, iż gorliwość ku Bogu mają, ale nie według wiadomości.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Denn ich gebe ihnen das Zeugnis, daß sie eifern um Gott, aber mit Unverstand.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.For jeg gir dem det vidnesbyrd at de har nidkjærhet for Gud, men ikke med skjønnsomhet;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ik weet dat zij met veel toewijding God dienen, maar met verkeerde ijver.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Je leur rends le témoignage qu`ils ont du zèle pour Dieu, mais sans intelligence:
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Kajti pričujem jim, da imajo gorečnost za Boga, ali ne po pravem spoznanju.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.내가 증거하노니 저희가 하나님께 열심이 있으나 지식을 좇은 것이 아니라
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Lebo im dávam svedoctvo, že majú horlivosť Božiu, ale nie podľa pravého poznania.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Le mărturisesc că ei au rîvnă pentru Dumnezeu, dar fără pricepere:
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Mert bizonyságot teszek felõlök, hogy Isten iránt való buzgóság van bennök, de nem megismerés szerint.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Neboť jim svědectví vydávám, žeť horlivost Boží mají, ale ne podle umění.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Porque lhes dou testemunho de que têm zelo por Deus, mas não com entendimento.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Porque yo les doy testimonio de que tienen celo por Dios, pero no de acuerdo con un conocimiento pleno
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Rendo infatti loro testimonianza che hanno zelo per Dio, ma non secondo una retta conoscenza
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Sillä minä todistan heistä, että heillä on kiivaus Jumalan puolesta, mutta ei taidon mukaan;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Thi jeg giver dem det Vidnesbyrd, at de have Nidkærhed for Gud, men ikke med Forstand;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ty det vittnesbördet giver jag dem, att de nitälska för Gud. Dock göra de detta icke med rätt insikt.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.διοτι μαρτυρω περι αυτων οτι εχουσι ζηλον Θεου, αλλ' ουχι κατ' επιγνωσιν.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ибо свидетельствую им, что имеют ревность по Боге, но не по рассуждению.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Сьвідкую бо їм, що ревність Божу мають, та не по розуму.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.כי מעיד אני עליהם שיש להם קנאה לאלהים אך לא בדעת׃
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.لاني اشهد لهم ان لهم غيرة الله ولكن ليس حسب المعرفة.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.我 可 以 證 明 他 們 向 神 有 熱 心 、 但 不 是 按 著 真 知 識
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.我 可以 證明 他 們向神 有 熱心 、 但 不 是 按 著 真知識
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.21世紀に突入して まだ7年しか経過していませんが
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.르완다에서 벌어진 잔인한 대학살을 목격해야 했습니다.
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.Stalina, Hitlera, Mao, Pol Pota, Ruandy i innych ludobójstw,
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.סטלין, היטלר, מאו, פול פוט, רואנדה והשמדות-עם נוספות,
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.كل من ستالين , هتلر , ماو , بول بوت , رواندا و غيرها من إبادات جماعية
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ånden selv vidner med vår ånd at vi er Guds barn;
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ånden selv vidner med vor Ånd, at vi ere Guds Børn.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Anden själv vittnar med vår ande att vi äro Guds barn.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.A tenť Duch osvědčuje duchu našemu, že jsme synové Boží.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Chính Ðức Thánh Linh làm chứng cho lòng chúng ta rằng chúng ta là con cái Ðức Chúa Trời.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Chính_Ðức_Thánh_Linh làm_chứng cho lòng chúng_ta rằng chúng_ta là con_cái Ðức_Chúa_Trời .
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Derselbe Geist gibt Zeugnis unserem Geist, daß wir Kinder Gottes sind.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.El Espíritu mismo da testimonio juntamente con nuestro espíritu de que somos hijos de Dios
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ez a Lélek bizonyságot tesz a mi lelkünkkel együtt, hogy Isten gyermekei vagyunk.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Henki itse todistaa meidän henkemme kanssa, että me olemme Jumalan lapsia.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Însuş Duhul adevereşte împreună cu duhul nostru că sîntem copii ai lui Dumnezeu.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.성령이 친히 우리 영으로 더불어 우리가 하나님의 자녀인 것을 증거하시나니
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.L`Esprit lui-même rend témoignage à notre esprit que nous sommes enfants de Dieu.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Lo Spirito stesso attesta al nostro spirito che siamo figli di Dio
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.O Espírito mesmo testifica com o nosso espírito que somos filhos de Deus;
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Roh Allah bersama-sama dengan roh kita menyatakan bahwa kita adalah anak-anak Allah
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Sám ten Duch spolu svedčí s naším duchom, že sme deťmi Božími.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Ta Duh sam izpričuje z našim duhom vred, da smo otroci Božji.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Tenże duch poświadcza duchowi naszemu, iż jesteśmy dziećmi Bożymi.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Want in ons diepste wezen overtuigt Gods Geest ons ervan dat wij kinderen van God zijn.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Αυτο το Πνευμα συμμαρτυρει με το πνευμα ημων οτι ειμεθα τεκνα Θεου.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Понеже създанието беше подчинено на немощ ( Гръцки: Суетност ), не своеволно, но чрез Този, Който го подчини,
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Сей самий Дух сьвідкує нашому духові, що ми дїти Божі,
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.Сей самый Дух свидетельствует духу нашему, что мы – дети Божии.
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.והרוח ההוא מעיד ברוחנו כי בני אלהים אנחנו׃
Ruhun kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrının çocukları olduğumuza tanıklık eder.الروح نفسه ايضا يشهد لارواحنا اننا اولاد الله.