tanıklık ile cümle

tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!"Höre, mein Volk, laß mich reden; Israel, laß mich unter dir zeugen: Ich, Gott, bin dein Gott.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Hør, mit Folk, jeg vil tale, Israel, jeg vil vidne imod dig, Gud, din Gud er jeg!
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Hör, mitt folk, jag vill tala; Israel, låt mig varna dig. Gud, din Gud, är jag.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Hør, mitt folk, jeg vil tale, Israel, jeg vil vidne for dig: Gud, din Gud, er jeg.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!내 백성아 들을지어다 내가 말하리라 이스라엘아 내가 네게 증거하리라 나는 하나님 곧 네 하나님이로다
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Luister, mijn volk! Israël, Ik zal nu spreken en tegen u getuigen. Ik ben God, uw God.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Ouve, povo meu, e eu falarei; ouve, ó Israel, e eu te protestarei: Eu sou Deus, o teu Deus.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Počuj, môj ľude, a budem hovoriť; pozoruj, Izraelu, a budem svedčiť proti tebe: Bohom, tvojím Bohom som ja!
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Słuchaj, ludu mój! a będę mówił; słuchaj, Izraelu! a oświadczę się przed tobą: Jam Bóg, Bóg twój Jam jest.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Slyš, lide můj, a buduť mluviti, Izraeli, a buduť tebou osvědčovati. Já zajisté Bůh, Bůh tvůj jsem.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Ακουσον, λαε μου, και θελω λαλησει Ισραηλ, και θελω διαμαρτυρησει κατα σου Ο Θεος, ο Θεος σου ειμαι εγω.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Слушайте, люде Мои, и ще говоря, - Израилю, и ще заявя пред тебе: Бог, твоят Бог съм Аз.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!שמעה עמי ואדברה ישראל ואעידה בך אלהים אלהיך אנכי׃
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!اسمع يا شعبي فاتكلم. يا اسرائيل فاشهد عليك. الله الهك انا‎.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!我 的 民 哪 、 你 們 當 聽 我 的 話 . 以 色 列 阿 、 我 要 勸 戒 你 . 我 是 神 、 是 你 的 神
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!我的民 哪 、 你 們當聽 我的話 . 以色列 阿 、 我 要 勸戒 你 . 我 是 神 、 是 你 的 神
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.A farizeovia mu povedali: Ty svedčíš sám o sebe; tvoje svedoctvo nie je pravdivé.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler."Daar zegt U nogal wat", merkten de Farizeeërs op. "Er is geen enkel bewijs dat U de waarheid spreekt."
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Då sade fariséerna till honom: »Du vittnar om dig själv; ditt vittnesbörd gäller icke.»
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Da sagde Farisæerne til ham: "Du vidner om dig selv; dit Vidnesbyrd er ikke sandt."
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Da sprachen die Pharisäer zu ihm: Du zeugst von dir selbst; dein Zeugnis ist nicht wahr.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Disseram-lhe, pois, os fariseus: Tu dás testemunho de ti mesmo; o teu testemunho não é verdadeiro.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Entonces los fariseos le dijeron: --Tú das testimonio de ti mismo; tu testimonio no es verdadero
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Fariseerne sa da til ham: Du vidner om dig selv; ditt vidnesbyrd er ikke sant.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Gli dissero allora i farisei: «Tu dai testimonianza di te stesso; la tua testimonianza non è vera»
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.I řekli jemu farizeové: Ty sám o sobě svědectví vydáváš, svědectví tvé není pravé.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.I rzekli mu tedy Faryzeuszowie: Ty sam o sobie świadczysz, a świadectwo twoje nie jest prawdziwe.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.바리새인들이 가로되 네가 너를 위하여 증거하니 네 증거는 참되지 아니하도다
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Là-dessus, les pharisiens lui dirent: Tu rends témoignage de toi-même; ton témoignage n`est pas vrai.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Mondának azért néki a farizeusok: Te magadról teszel bizonyságot; a te bizonyságtételed nem igaz.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Người Pha-ri-si bèn nói rằng: Thầy tự làm chứng về mình, thì lời chứng thầy không đáng tin.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Người_Pha - ri-si bèn nói rằng : Thầy tự làm_chứng về mình , thì lời chứng thầy không đáng tin .
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Niin fariseukset sanoivat hänelle: "Sinä todistat itsestäsi; sinun todistuksesi ei ole pätevä".
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Reko mu pa farizeji: Ti sam zase pričuješ; pričevanje tvoje ni resnično.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Ειπον λοιπον προς αυτον οι Φαρισαιοι Συ περι σεαυτου μαρτυρεις η μαρτυρια σου δεν ειναι αληθης.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Казали тодї Йому Фарисеї: Ти про себе сьвідкуєш; сьвідченне Твоє неправдиве.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.Тогда фарисеи сказали Ему: Ты Сам о Себе свидетельствуешь, свидетельство Твое не истинно.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.ויאמרו הפרושים על נשפך מעיד אתה עדותך איננה נאמנה׃
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.فقال له الفريسيون انت تشهد لنفسك شهادتك ليست حقا.
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.法 利 賽 人 對 他 說 、 你 是 為 自 己 作 見 證 . 你 的 見 證 不 真
Ferisiler, ‹‹Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil›› dediler.法 利賽人對 他 說 、 你 是 為自己 作 見證 . 你 的 見證 不 真
Geçip gidişe, gelip gidişe tanıklık yapan-Ese que está atestiguando el pasar, las idas y venidas -
Geçip gidişe, gelip gidişe tanıklık yapan- O gelip gidiyor mu?Ce qui est le témoin de ce qui passe, de ce qui va et vient, est-ce que 'Cela' vient et s'en va ?
Geçip gidişe, gelip gidişe tanıklık yapan- O gelip gidiyor mu? Neye benziyor O?То, что наблюдает прохождения, приход и уход, оно и есть приходящее и уходящее?
Geçip gidişe, gelip gidişe tanıklık yapan- O gelip gidiyor mu?To, čo pozoruje nestálosť, príchody a odchody, je to prichádzajúce alebo odchádzajúce?
Geçip gidişe, gelip gidişe tanıklık yapan-それも行き来するのかい
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Căci vă mărturisesc că are o mare rîvnă pentru voi, pentru cei din Laodicea şi pentru cei din Ierapole.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.for jeg gir ham det vidnesbyrd at han har meget strev for eder og dem i Laodikea og dem i Hierapolis.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Gli rendo testimonianza che si impegna a fondo per voi, come per quelli di Laodicèa e di Geràpoli
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Ich gebe ihm Zeugnis, daß er großen Fleiß hat um euch und um die zu Laodizea und zu Hierapolis.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.그가 너희와 라오디게아에 있는 자들과 히에라볼리에 있는 자들을 위하여 많이 수고하는 것을 내가 증거하노라
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Porque doy testimonio de él, de que tiene gran celo por vosotros, por los de Laodicea y por los de Hierápolis
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Pričam mu namreč, da ima mnogo truda za vas in zanje, ki so v Laodiceji, in zanje, ki so v Hierapolu.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Thi jeg giver ham det Vidnesbyrd, at han har megen Møje for eder og dem i Laodikea og dem i Hierapolis,
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.διοτι μαρτυρω περι αυτου οτι εχει ζηλον πολυν δια σας και τους εν Λαοδικεια και τους εν Ιεραπολει.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Свидетельствую о нем, что он имеет великую ревность и заботу о вас и о находящихся в Лаодикии и Иераполе.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.Сьвідкую бо за нього, що мав велику ревність про вас і про Лаодичан і Єрополян.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.כי מעיד אני עליו כי קנאה גדולה הוא מקנא לכם ולאנשי לודקיא ולאנשי הירפוליס׃
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.فاني اشهد فيه ان له غيرة كثيرة لاجلكم ولاجل الذين في لاودكية والذين في هيرابوليس.
Gerek sizin gerekse Laodikya ve Hierapolistekiler için çok emek verdiğine tanıklık ederim.他 為 你 們 和 老 底 嘉 並 希 拉 波 立 的 弟 兄 、 多 多 的 勞 苦 . 這 是 我 可 以 給 他 作 見 證 的

İlgili Sayfalar