tanıklık ile cümle
tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Ak ja svedčím sám o sebe, moje svedoctvo nie je pravdivé.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Ako sam za sebe pričam, pričevanje moje ni resnično.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Als Ik iets over Mijzelf zeg, is dat niet geloofwaardig.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Andaikata Aku memberi kesaksian tentang diri sendiri, kesaksian itu tak dapat dipercaya
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Dacă Eu mărturisesc despre Mine însumi, mărturia Mea nu este adevărată.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Dersom jeg vidner om mig selv, er mit Vidnesbyrd ikke sandt".
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Ha én teszek bizonyságot magamról, az én bizonyságtételem nem igaz.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Jeźliżeć ja sam o sobie świadczę, świadectwo moje nie jest prawdziwe.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Jos minä itsestäni todistan, ei minun todistukseni ole pätevä.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.내가 만일 나를 위하여 증거하면 내 증거는 참되지 아니하되
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Nếu ta tự mình làm chứng lấy, thì sự làm chứng ấy không đáng tin.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Nếu ta tự mình làm_chứng lấy , thì sự làm_chứng ấy không đáng tin .
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Om jag själv vittnar om mig, så gäller icke mitt vittnesbörd.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Se eu der testemunho de mim mesmo, o meu testemunho não é verdadeiro.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Se fossi io a render testimonianza a me stesso, la mia testimonianza non sarebbe vera
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Si c`est moi qui rends témoignage de moi-même, mon témoignage n`est pas vrai.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Si yo doy testimonio de mí mismo, mi testimonio no es verdadero
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.So ich von mir selbst zeuge, so ist mein Zeugnis nicht wahr.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Vidner jeg om mig selv, da er mitt vidnesbyrd ikke sant;
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Vydám-liť já svědectví sám o sobě, svědectví mé není pravé.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Εαν εγω μαρτυρω περι εμαυτου, η μαρτυρια μου δεν ειναι αληθης.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Друг има, Който свидетелствува за Мене; и зная, че свидетелството, което Той дава за Мене е истинно.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Если Я свидетельствую Сам о Себе, то свидетельство Мое не есть истинно.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.Коли я сьвідкую про себе, сьвідченнє моє не правдиве.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.אם אנכי מעיד עלי עדותי איננה נאמנה׃
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.ان كنت اشهد لنفسي فشهادتي ليست حقا.
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.我 若 為 自 己 作 見 證 、 我 的 見 證 就 不 真
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz.我 若 為 自己 作 見證 、 我 的 見證 就 不 真
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Bo daję im świadectwo, że według możności i nad możność ochotnymi się pokazali.
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Denn nach allem Vermögen (das bezeuge ich) und über Vermögen waren sie willig
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.For efter evne gav de, det vidner jeg, ja over evne, av egen drift;
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Ils ont, je l`atteste, donné volontairement selon leurs moyens, et même au delà de leurs moyens,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Kajti po svoji moči, da, pričam, čez svojo moč so dali dobrovoljno,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.내가 증거하노니 저희가 힘대로 할뿐 아니라 힘에 지나도록 자원하여
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Mert, bizonyság vagyok rá, erejük szerint, sõt erejük felett is adakoznak,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Nebo svědectví jim vydávám, že podle možnosti, ba i nad možnost hotovi byli sděliti se,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Posso testimoniare infatti che hanno dato secondo i loro mezzi e anche al di là dei loro mezzi, spontaneamente
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Pretože podľa možnosti, svedčím, ba i nad možnosť z vlastného popudu
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Saya dapat memastikan bahwa mereka memberi semampu mereka, bahkan lebih. Tanpa ada yang menyuruh
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Sillä voimiensa mukaan, sen minä todistan, jopa yli voimiensakin he antoivat omasta halustansa,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Thi efter Evne (det vidner jeg) gave de, ja, over Evne af egen Drift,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Ty de hava givit efter sin förmåga, ja, över sin förmåga, och det självmant; därom kan jag vittna.
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Vă mărturisesc că au dat de bună voie, după puterea lor, şi chiar peste puterile lor.
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Vì tôi làm chứng cho họ rằng họ đã tự ý quyên tiền theo sức mình, hoặc cũng quá sức nữa,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Vì tôi làm_chứng cho họ rằng họ đã tự_ý quyên tiền theo sức mình , hoặc cũng quá_sức nữa ,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.διοτι υπηρξαν κατα δυναμιν, μαρτυρω τουτο, και υπερ δυναμιν αυτοπροαιρετοι,
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Бо вони по силї - се я сьвідкую - і над силу доброхітні.
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.Ибо они доброхотны по силам и сверх сил – я свидетель:
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.כי מעיד אנכי אשר לפי כחם ויותר מכחם התנדבו׃
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.لانهم اعطوا حسب الطاقة انا اشهد وفوق الطاقة من تلقاء انفسهم
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.我 可 以 證 明 他 們 是 按 著 力 量 、 而 且 也 過 了 力 量 、 自 己 甘 心 樂 意 的 捐 助
Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını kendi istekleriyle verdiklerine tanıklık ederim.我 可以 證明 他 們是 按 著 力量 、 而且 也 過 了 力量 、 自己 甘心 樂意 的 捐助
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!(49:7) „Слушай, народ Мой, Я буду говорить; Израиль! Я буду свидетельствовать против тебя: Я Бог, твой Бог.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!«Ascolta, popolo mio, voglio parlare, testimonierò contro di te, Israele: Io sono Dio, il tuo Dio
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Ascultă, poporul Meu, şi voi vorbi; ascultă, Israele, şi te voi înştiinţa. Eu sînt Dumnezeu, Dumnezeul tău.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Čuj, ljudstvo moje, in govoril bom, o Izrael, in zoper tebe bom pričal! Bog, tvoj Bog sem jaz.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!"Dengarlah, umat-Ku, Aku mau berbicara, Israel, Aku mau bersaksi terhadap kamu; Aku ini Allah, Allahmu
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Écoute, mon peuple! et je parlerai; Israël! et je t`avertirai. Je suis Dieu, ton Dieu.
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!"Escucha, oh pueblo mío, y hablaré; testificaré contra ti, oh Israel. Yo soy Dios, el Dios tuyo
‹‹Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrıyım, senin Tanrınım!Hallgass én népem, hadd szóljak! Te Izráel, hadd tegyek bizonyságot rólad; Isten vagyok én, a te Istened.