tanıklık ile cümle
tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Og her er det dødelige Mennesker, som tager Tiende; men der er det en, om hvem der vidnes, at han lever.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Og her er det dødelige mennesker som tar tiende, men der en som har det vidnesbyrd at han lever.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.und hier nehmen die Zehnten die sterbenden Menschen, aber dort einer, dem bezeugt wird, daß er lebe.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Και εδω μεν θνητοι ανθρωποι λαμβανουσι δεκατα, εκει δε λαμβανει ο μαρτυρουμενος οτι ζη.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.защото за Него свидетелствува: "Ти си свещеник до века Според чина Мелхиседеков";
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.И здесь десятины берут человеки смертные, а там – имеющий о себе свидетельство, что он живет.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.І тут беруть десятини люде, що мруть, а там - той, про кого сьвідчить ся, що він живе.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.ופה בני אדם שימותו לקחים את המעשר אבל שם לקחו מי שהועד עליו כי הוא חי׃
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.وهنا اناس مائتون يأخذون عشرا واما هناك فالمشهود له بانه حيّ.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.在 這 裡 收 十 分 之 一 的 都 是 必 死 的 人 . 但 在 那 裡 收 十 分 之 一 的 、 有 為 他 作 見 證 的 說 、 他 是 活 的
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.在 這裡 收 十分之一 的 都 是 必死 的 人 . 但 在 那 裡收 十分之一 的 、 有為 他 作見證 的 說 、 他 是 活的
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.Dans l'esprit d'un homme et d'une femme, nous regardons constamment la contradiction entre mâle et femelle.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.En las mentes de un hombre y una mujer miramos constantemente la contradicción entre masculino y femenino.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.I manden og kvindens sind leder vi konstant efter modsætningen mellem mand og kvinde.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.In den Köpfen eines Mannes und einer Frau sehen wir immer nur den Unterschied zwischen männlich und weiblich.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.În mintea unui bărbat şi a unei femei, căutăm constat contradicţia dintre mascul şi femelă.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.남자와 여자의 마음에서, 우리는 끊임없이 남성과 여성의 모순을 보고 있으면서
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.Nella mente di un uomo e di una donna, cerchiamo costantemente la contraddizione tra uomo e donna.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.W umyśle mężczyzny i kobiety ciągle patrzymy na sprzeczność pomiędzy tym, co męskie i żeńskie.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.В душе мужчины и женщины мы постоянно видим противоречие между мужским и женским началом.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.В ума на един мъж и една жена постоянно гледаме противоречието между мъжко и женско.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.У думках чоловіка і жінки ми увесь час є свідками протистояння чоловічого і жіночого начал.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.במוחם של גבר ואישה, לעולם אנו נחפש אחר הקונפליקט בין זכר לנקבה.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.في عقل الرجل وعقل المرأة، نحن دوما في مواجهة التناقض بين الذكر والأنثى.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.常に男性と女性の 矛盾があります 私たちはその中で調和を見いだそうとするのです
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Altså give I eder selv det Vidnesbyrd, at I ere Sønner af dem, som have ihjelslået Profeterne.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Así dais testimonio contra vosotros mismos de que sois hijos de aquellos que mataron a los profetas
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Assim, vós testemunhais contra vós mesmos que sois filhos daqueles que mataram os profetas.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak sami si vydávate svedoctvo, že ste synovia tých, ktorí povraždili prorokov.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak świadczycie sami przeciwko sobie, że jesteście synowie tych, którzy proroki pozabijali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó , các ngươi tự làm_chứng cho mình rằng thật_là con_cháu những người giết các đấng tiên_tri .
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó, các ngươi tự làm chứng cho mình rằng thật là con cháu những người giết các đấng tiên tri.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.e così testimoniate, contro voi stessi, di essere figli degli uccisori dei profeti
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Így hát magatok ellen tesztek bizonyságot, hogy fiai vagytok azoknak, a kik megölték a prófétákat.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Jadi kalian mengaku sendiri bahwa kalianlah keturunan orang-orang yang membunuh nabi-nabi
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.그러면 너희가 선지자를 죽인 자의 자손 됨을 스스로 증거함이로다
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Prin aceasta mărturisiţi despre voi înşivă că sînteţi fiii celor ce au omorît pe prooroci.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Protož osvědčujete sami proti sobě, že jste synové těch, kteříž proroky zmordovali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så gir I da eder selv det vidnesbyrd at I er deres barn som slo profetene ihjel;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så vittnen I då om eder själva, att I ären barn av dem som dräpte profeterna.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.So gebt ihr über euch selbst Zeugnis, daß ihr Kinder seid derer, die die Propheten getötet haben.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Tako pričate sami zoper sebe, da ste sinovi teh, ki so morili proroke.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Täyttäkää siis te isäinne mitta.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.U erkent dus dat u zonen bent van hen, die de profeten hebben vermoord.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Vous témoignez ainsi contre vous-mêmes que vous êtes les fils de ceux qui ont tué les prophètes.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ωστε μαρτυρειτε εις εαυτους οτι εισθε υιοι των φονευσαντων τους προφητας.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Сим же сьвідкуєте самі на себе, що ви сини тих, що вбивали пророків.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Така щото свидетелствувате против себе си, че сте синове на ония, които избиха пророците.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.таким образом вы сами против себя свидетельствуете, что вы сыновья тех, которые избили пророков;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.ובכן תעידו על נפשכם כי בנים אתם לרוצחי הנביאים׃
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.فانتم تشهدون على انفسكم انكم ابناء قتلة الانبياء.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自 己 證 明 、 是 殺 害 先 知 者 的 子 孫 了
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自己 證明 、 是 殺害 先 知者 的 子孫了
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Dopo abbiamo una serie di dei e dee in opposizione a loro.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.In het midden wordt Athene geboren, uit het hoofd van haar vader Zeus.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Mai apoi avem o serie de zei si zeite reactionand la acest eveniment.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Pak je tu skupina bohů a bohyň, kteří na to reagují.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Μετά έχουμε μια σειρά θεών και θεαινών όπου αντιδρούν σε αυτό.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Далі маємо численних богів і богинь, що на це реагують.
Bu ana tanıklık eden tanrıları ve tanrıçaları görüyoruz.Затем мы видим реакцию богов и богинь на это событие.