tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.És ne tégy a te felebarátod ellen hamis tanubizonyságot.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Jangan memberi kesaksian palsu tentang orang lain
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Jangan memberi kesaksian palsu tentang orang lain
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.네 이웃에 대하여 거짓 증거하지도 말지니라
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.네 이웃에 대하여 거짓 증거하지 말지니라
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Não dirás falso testemunho contra o teu proximo.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Não dirás falso testemunho contra o teu próximo.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ne govori krivega pričevanja zoper bližnjega svojega.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ne govori krivega pričevanja zoper bližnjega svojega.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Nepovieš na svojho blížneho falošného svedoctva!
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Nepovieš na svojho blížneho falošného svedoctva!
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Nepromluvíš proti bližnímu svému křivého svědectví.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Nepromluvíš proti bližnímu svému křivého svědectví.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ne tégy a te felebarátod ellen hamis tanúbizonyságot.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ngươi chớ làm chứng dối cho kẻ lân cận mình.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ngươi chớ làm_chứng dối cho kẻ lân_cận mình .
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ngươi chớ nói chứng dối cho kẻ lân cận mình.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Ngươi chớ nói chứng dối cho kẻ lân_cận mình .
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Nie będziesz mówił przeciw bliźniemu twemu świadectwa fałszywego.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Nie będziesz mówił przeciw bliźniemu twemu świadectwa fałszywego.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."'No darás falso testimonio contra tu prójimo
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."No darás falso testimonio contra tu prójimo
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Non pronunciare falsa testimonianza contro il tuo prossimo
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Non pronunciare falsa testimonianza contro il tuo prossimo
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Og du skal ikke si falskt vidnesbyrd mot din næste.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Să nu mărturiseşti strîmb împotriva aproapelui tău.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Să nu mărturiseşti strîmb împotriva aproapelui tău.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Tu ne porteras point de faux témoignage contre ton prochain.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Tu ne porteras point de faux témoignage contre ton prochain.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.U mag geen leugens vertellen aan andere mensen.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.U mag niet liegen.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Και μη ψευδομαρτυρησης κατα του πλησιον σου μαρτυριαν ψευδη.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Μη ψευδομαρτυρησης κατα του πλησιον σου μαρτυριαν ψευδη.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не произноси ложного свидетельства на ближнего твоего.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не произноси ложного свидетельства на ближнего твоего.
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не свидетелствувай лъжливо против ближния си.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.Не свидетелствувай против ближния си лъжливо свидетелство.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.ולא תענה ברעך עד שוא׃
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.לא תענה ברעך עד שקר׃
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.لا تشهد على قريبك شهادة زور.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.ولا تشهد على قريبك شهادة زور.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作 假 見 證 陷 害 人
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作假 見證 陷害人
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作 假 見 證 陷 害 人
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin.不 可 作假 見證 陷害人
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Am văzut violențe teribile, teribile, teribile.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Byłam świadkiem okrutnej przemocy.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Eu vi uma violência terrível, terrível, terrível.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.He visto una violencia terrible, terrible, terrible.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Ho visto violenze terribili, terribili, terribili.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Ich habe furchtbare, furchtbare, furchtbare Gewalt gesehen.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Ik heb vreselijk, vreselijk, vreselijk geweld gezien.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.J'ai vu des violences terribles, terribles, terribles.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.끔찍하기 그지 없는 폭력들을 보았습니다.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Είδα απίστευτα τρομακτική βία.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Видях ужасно, ужасно, ужасно насилие.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.Я видела ужасающее, ужасающее, ужасающее насилие.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.ראיתי אלימות נוראה, נוראה, נוראה.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.لقد رايت عنفا فظيعا فظيعا فظيعا.
Korkunç, çok korkunç şiddete tanık oldum.でも そのような暴力を見る中で気がついたのは
İlgili Sayfalar