tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:Я очень много знал о том, как спецслужбы работали по вопросу Ирака и его оружия массового поражения.
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:והיה לי ידע עמוק בכל מה שקשור למודיעין לעירק ולגבי הנשק להשמדה המונית שלה, העדות שלי בחקירה אמרה שלושה דברים:
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:وكنت قد تدخلت في اجهزة الاستخبارات في العراق وفي أسلحة دمارها الشامل، وشهادتي في هذا التحقيق تمثلت في 3 أمور :
Irak ve kitle imha silahları istihbaratına daldım ve benim verdiğim tanıklık üç şey gösteriyordu:精通していました 証言では三つのことを述べました まず 政府によって情報が誇張されたこと
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Albowiem sam Jezus świadectwo wydał, iż prorok w ojczyźnie swojej nie jest we czci.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Căci El însuş spusese că un prooroc nu este preţuit în patria sa.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.car il avait déclaré lui-même qu`un prophète n`est pas honoré dans sa propre patrie.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Denn er selber, Jesus, zeugte, daß ein Prophet daheim nichts gilt.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.for Jesus vidnet selv at en profet blir ikke aktet på sitt eget hjemsted.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Hij had gezegd dat een profeet in zijn vaderland niet geëerd wordt.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Kajti Jezus sam je pričal, da prorok nima časti v svoji domovini.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.친히 증거하시기를 선지자가 고향에서는 높임을 받지 못한다 하시고
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.lebo sám Ježiš vysvedčil, že prorok nemá cti vo svojej vlasti.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Ma Gesù stesso aveva dichiarato che un profeta non riceve onore nella sua patria
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Mert Jézus maga tett bizonyságot arról, hogy a prófétának nincs tisztessége a maga hazájában.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Nebo sám Ježíš byl svědectví vydal, že prorok v vlasti své v vážnosti není.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Porque Jesus mesmo testificou que um profeta não recebe honra na sua própria pátria.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.porque Jesús mismo dio testimonio de que un profeta no tiene honra en su propia tierra
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Sillä Jeesus itse todisti, ettei profeetalla ole arvoa omassa isiensä maassa.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Thi Jesus vidnede selv, at en Profet ikke bliver æret i sit eget Fædreland.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Ty Jesus vittnade själv att en profet icke är aktad i sitt eget fädernesland.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.( vì chính Ngài đã phán rằng một người tiên_tri chẳng bao_giờ được tôn_kính trong quê_hương mình ) .
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.(vì chính Ngài đã phán rằng một người tiên tri chẳng bao giờ được tôn kính trong quê hương mình).
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Yesus sendiri telah berkata, "Seorang nabi tidak dihormati di negerinya sendiri.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Διοτι αυτος ο Ιησους εμαρτυρησεν οτι προφητης εν τη πατριδι αυτου δεν εχει τιμην.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.ибо Сам Иисус свидетельствовал, что пророк не имеет чести в своем отечестве.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Сам бо Ісус сьвідкував, що пророк у своїй отчинї чести не має.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.כי הוא ישוע העיד כי נביא בארץ מולדתו איננו נכבד׃
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.لان يسوع نفسه شهد ان ليس لنبي كرامة في وطنه.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.因 為 耶 穌 自 己 作 過 見 證 說 、 先 知 在 本 地 是 沒 有 人 尊 敬 的
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.因 為耶穌 自己 作 過見 證說 、 先知 在 本地 是 沒 有 人 尊敬 的
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.A megkínzott és eltüntetett családok csendes szemtanúi voltak a dolognak.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.As famílias dos torturados e sumidos foram testemunhos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.De anhöriga till de torterade och försvunna var tysta vittnen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Die Familien der Gefolterten und Verschwundenen waren stumme Zeugen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Družine mučenih in izginulih so bile tihe priče.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Keluarga mereka yang disiksa dan dihilangkan adalah saksi bisunya
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Las familias de los torturados y desaparecidos fueron testigos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Le famiglie dei torturati e degli scomparsi erano testimoni silenziosi.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodiny mučených a nezvestných boli tichými svedkami.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodziny torturowanych i zaginionych były milczącymi świadkami
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Οι οικογένειες των βασανισμένων και των εξαφανισμένων ήταν οι σιωπηλοί μάρτυρες.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Семействата на измъчваните и изчезналите са мълчаливи свидетели.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Семьи тех, кого пытали и пропавших без вести были молчаливыми свидетелями
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.המשפחות של אלו שעונו ונעלמו .היו עדים שקטים
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.皮肉ではなくこの実験は "ショック療法"と呼ばれました
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.Ale pýcha Izraelova svedčí do jeho tvári. A Izrael a Efraim klesnú pre svoju neprávosť, klesne s nimi i Júda.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.Dlatego ociosywałem ich przez proroków, zabijałem ich słowy ust moich, aby światłość sądów twoich weszła.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.이스라엘의 교만이 그 얼굴에 증거가 되나니 그 죄악을 인하여 이스라엘과 에브라임이 넘어지고 유다도 저희와 한가지로 넘어지리라
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.Mod Israel vidner dets Hovmod; Efraim styrter for sin Brøde, med dem skal og Juda styrte.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.И гордость Израиля унижена в глазах их; и Израиль и Ефрем падут от нечестия своего; падет и Иуда с ними.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.וענה גאון ישראל בפניו וישראל ואפרים יכשלו בעונם כשל גם יהודה עמם׃
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.وقد أذلّت عظمة اسرائيل في وجهه فيتعثر اسرائيل وافرايم في اثمهما ويتعثر يهوذا ايضا معهما.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.以 色 列 的 驕 傲 當 面 見 證 自 己 . 故 此 、 以 色 列 和 以 法 蓮 必 因 自 己 的 罪 孽 跌 倒 、 猶 大 也 必 與 他 們 一 同 跌 倒
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.以色列 的 驕傲當面 見證 自己 . 故此 、 以色列 和 以法 蓮必 因 自己 的 罪孽 跌倒 、 猶大 也 必與 他 們一同 跌倒
Kâhin Uriya ile Yeverekya oğlu Zekeriyayı kendime güvenilir tanık seçiyorum.›› anlamına gelir.Am luat cu mine nişte martori vrednici de credinţă: pe preotul Urie, şi pe Zaharia, fiul lui Berechia.
Kâhin Uriya ile Yeverekya oğlu Zekeriyayı kendime güvenilir tanık seçiyorum.›› anlamına gelir.A vzal som si verných svedkov, kňaza Uriáša a Zachariáša, syna Jeberechiášovho.
Kâhin Uriya ile Yeverekya oğlu Zekeriyayı kendime güvenilir tanık seçiyorum.›› anlamına gelir.És én hív tanúkul választom magamnak Úriást, a papot és Zakariást, Jeberekiás fiát.
Kâhin Uriya ile Yeverekya oğlu Zekeriyayı kendime güvenilir tanık seçiyorum.›› anlamına gelir.In vzel sem si zvesti priči: Urija, duhovnika, in Zeharija, sina Jeberekijevega.
Kâhin Uriya ile Yeverekya oğlu Zekeriyayı kendime güvenilir tanık seçiyorum.›› anlamına gelir.Io mi presi testimoni fidati, il sacerdote Uria e Zaccaria figlio di Iebarachìa
İlgili Sayfalar