tanık ile cümle
tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Maka mereka berkata, "Tidak perlu lagi saksi! Kita sudah mendengar dari mulut-Nya sendiri!
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Men de sagde: "Hvad have vi længere Vidnesbyrd nødig? vi have jo selv hørt det af hans Mund!"
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Risposero: «Che bisogno abbiamo ancora di testimonianza? L'abbiamo udito noi stessi dalla sua bocca»
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Sie aber sprachen: Was bedürfen wir weiteres Zeugnis? Wir haben's selbst gehört aus seinem Munde.
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››"Waarom zouden we er nu nog getuigen bij halen?" schreeuwden ze. "We hebben het uit Zijn eigen mond gehoord!"
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Οι δε ειπον Τι χρειαν εχομεν πλεον μαρτυριας; διοτι ημεις αυτοι ηκουσαμεν απο του στοματος αυτου.
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››А те рекоха: Каква нужда имаме вече от свидетелство? Защото сами ние чухме от устата Му.
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Вони ж сказали: На що нам ще сьвідчення? самі бо чули з уст Його.
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››Они же сказали: какое еще нужно нам свидетельство?ибо мы сами слышали из уст Его.
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››ויאמרו מה לנו עוד לבקש עדות הלא באזנינו שמענוה מפיו׃
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››فقالوا ما حاجتنا بعد الى شهادة لاننا نحن سمعنا من فمه
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››他 們 說 、 何 必 再 用 見 證 呢 . 他 親 口 所 說 的 、 我 們 都 親 自 聽 見 了
‹‹Artık tanıklığa ne ihtiyacımız var?›› dediler. ‹‹İşte kendi ağzından duyduk!››他 們說 、 何必 再 用 見證 呢 . 他 親口 所 說 的 、 我們 都 親自聽見了
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.A publicação também conta histórias de mulheres que testemunharam os protestos de 1998.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.Nowela zawiera też opowieść kobiety, która była obserwatorem zamieszek z 1998 roku.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.Presenta anche le storie di donne che hanno assistito alle sommosse del 1998.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.También incluye las historias de mujeres que presenciaron los disturbios de 1998.
Aynı zamanda Uganda ve Bihar'da tanık olduğum sorunların çözümü için umut saçıyor.문제를 해결하기 위한 대단한 희망이 되고 있죠. 저는 우간다와 비하르에 대해 증언합니다.
Aynı zamanda Uganda ve Bihar'da tanık olduğum sorunların çözümü için umut saçıyor.Są nadzieją na rozwiązanie problemów, których byłem świadkiem w Ugandzie i Biharze.
Aynı zamanda Uganda ve Bihar'da tanık olduğum sorunların çözümü için umut saçıyor.Und dies lässt stärker hoffen, dass die Probleme die ich in Uganda und Bihar sah, gelöst werden können.
Aynı zamanda Uganda ve Bihar'da tanık olduğum sorunların çözümü için umut saçıyor.וזה מפיח תקוה בנוגע לבעיות שראיתי באוגנדה ובביהאר.
Aynı zamanda Uganda ve Bihar'da tanık olduğum sorunların çözümü için umut saçıyor.والتي أيضا تحمل أماﻻً كبيرة للمشكلات التي شهدتها في أوغندا وبيهار.
Aynı zamanda Uganda ve Bihar'da tanık olduğum sorunların çözümü için umut saçıyor.大きな希望を抱かせてくれます 最初の変化の鍵は オープンな知識です
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.Taktéž jsme viděli, že v Číně je obrovská inflace.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.Taktiež sme videli že v Číne je obrovská inflácia.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.También hemos visto que hay muchísima inflación en China.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.Widzieliśmy także, że jest duża inflacja w Chinach.
Ayrıca Çin'de çok büyük oranda enflasyon olduğuna da tanıklık ettik.نحن نلمس اليوم معدل التضخم في الصين.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.내가 아버지께로서 너희에게 보낼 보혜사 곧 아버지께로서 나오시는 진리의 성령이 오실 때에 그가 나를 증거하실 것이요
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.Бащите ни са яли манната в пустинята, както е писано: +Хляб от небето им даде да ядат+.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.Як же прийде Утїшитель, що я пішлю вам од Отця, Дух правди що від Отця виходить, Той сьвідкувати ме про мене.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.ובבוא הפרקליט אשר אשלחנו לכם מאת אבי רוח האמת היוצא מאת אבי הוא יעיד עלי׃
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.ومتى جاء المعزي الذي سأرسله انا اليكم من الآب روح الحق الذي من عند الآب ينبثق فهو يشهد لي.
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.但 我 要 從 父 那 裡 差 保 惠 師 來 、 就 是 從 父 出 來 真 理 的 聖 靈 . 他 來 了 、 就 要 為 我 作 見 證
‹‹Babadan size göndereceğim Yardımcı, yani Babadan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.但 我 要 從父 那 裡 差保惠 師來 、 就 是 從父 出 來 真理 的 聖靈 . 他 來 了 、 就 要 為 我 作 見證
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A my sme videli a svedčíme, že Otec poslal Syna za Spasiteľa sveta.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A myśmy widzieli i świadczymy, iż Ojciec posłał Syna, aby był Zbawicielem świata.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.A myť jsme viděli, a svědčíme, že Otec poslal Syna svého spasitele světa.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Chúng ta lại đã thấy và làm chứng rằng Ðức Chúa Cha đã sai Ðức Chúa Con đặng làm Cứu Chúa thế gian.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Chúng_ta lại đã thấy và làm_chứng rằng Ðức_Chúa_Cha đã sai Ðức_Chúa_Con đặng làm Cứu_Chúa thế_gian .
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.E noi stessi abbiamo veduto e attestiamo che il Padre ha mandato il suo Figlio come salvatore del mondo
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.E nós temos visto, e testificamos que o Pai enviou seu Filho como Salvador do mundo.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.És mi láttuk és bizonyságot teszünk, hogy az Atya elküldte a Fiút a világ üdvözítõjéül.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Et nous, nous avons vu et nous attestons que le Père a envoyé le Fils comme Sauveur du monde.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.In mi smo videli in pričujemo, da je Oče poslal Sina kot Zveličarja sveta.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Ja me olemme nähneet ja todistamme, että Isä on lähettänyt Poikansa maailman Vapahtajaksi.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.아버지가 아들을 세상의 구주로 보내신 것을 우리가 보았고 또 증거하노니
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Och vi hava själva sett, och vi vittna om att Fadern har sänt sin Son till att vara världens Frälsare.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Og vi har sett og vidner at Faderen har sendt sin Sønn til frelse for verden.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Og vi have skuet og vidne, at Faderen bar udsendt Sønnen til Frelser for Verden.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Şi noi am văzut şi mărturisim că Tatăl a trimes pe Fiul ca să fie Mîntuitorul lumii.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Und wir haben gesehen und zeugen, daß der Vater den Sohn gesandt hat zum Heiland der Welt.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Y nosotros hemos visto y testificamos que el Padre ha enviado al Hijo como Salvador del mundo
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.Και ημεις ειδομεν και μαρτυρουμεν οτι ο Πατηρ απεστειλε τον Υιον Σωτηρα του κοσμου.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.А ми видїли й сьвідкувмо, що Отець післав Сина, Спасителя сьвіта.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.защото ето що е любов към Бога: да пазим неговите заповеди; а заповедите Му не са тежки.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.И мы видели и свидетельствуем, что Отец послал Сына Спасителем миру.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.ואנחנו חזינו ונעידה כי האב שלח את הבן מושיע העולם׃
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.ونحن قد نظرنا ونشهد ان الآب قد ارسل الابن مخلّصا للعالم.
Babanın Oğlunu dünyanın Kurtarıcısı olarak gönderdiğini gördük, şimdi buna tanıklık ediyoruz.父 差 子 作 世 人 的 救 主 、 這 是 我 們 所 看 見 且 作 見 證 的
İlgili Sayfalar