tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
ASTP önünündeki beş yıl için son insanlı Amerikalı uzay aracının uçuşununa tanık oldu.이 임무는 1975년 아폴로-소유스 시험 계획 이후, 6년 만에 재개된 미국의 유인 우주 비행 임무가 되었다.
11 Eylül 2001 tarihinde kent Amerika tarihinin en büyük terör olayına tanık oldu.9.11 테러는 국제적 테러 사건으로는 가장 큰 사망자수를 낸 사건이었다.
Arşiv ve Tanık) IV.1.행정예고(行政豫告)란 1.
Büyükbabası 1906 San Francisco depremine tanık olmuştur.1906년 샌프란시스코 지진.
Bu olayı özellikle ABD'de binlerce tanıklık izledi.특히 미국에 이 이름을 가진 지명이 상당히 많다.
Bir gece çocuğun annesi olaya tanık olur ve dehşete düşer.그러던 어느 날 성찬의 모친이 자식이 심부름꾼 노릇을 하는 걸 목격한다.
Ve ayrıca "Yahya O’na tanıklık etti.“야훼께서 나에게 말씀을 내리셨다.
Roma'da kaldığı uzun süre boyunca neredeyse tüm artistik stillerle ve ana değişimlere tanıklık etti.로마에서 오랫동안 활동하며 미술의 흐름을 급격히 변화시켰다.
Tanıkların hepsi Tschudi ailesinin dostlarıydı.양친은 모두 교회 장로였다.
Lee Soon-ok, altı yıl orada hapsedildi ve Amerika Birleşik Devletleri Senatosu önünde tanıklık yaptı.לי סון אוק היה כלוא במשך 6 שנים במחנה ונתן את עדותו בפני הסנאט של ארצות הברית.
İran efsanesine göre, bu kuş o kadar yaşlıdır ki dünyanın yıkılışına üç kez tanık olmuştur.אגדות איראניות אחרות מנסות לבחון את מצבה של הציפור אשר חזתה את הרס העולם 3 פעמים.
Bennett Şah ile ilk karşılaşmasından Tanık (1974) adlı otobiyografisinde bahseder: Başlangıçta ihtiyatlıydım.בנט כתב על הפגישה הראשונה שלו עם שאה באוטוביוגרפיה שלו מתן עדות (1974): בהתחלה נזהרתי.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.לאחר שהובאו להעיד במשפטי נירנברג, שוחררו בנובמבר 1946.
Orada tüm tanıklarla konuşur ve kanıt toplamaya çalışır.הם עוזרים לנו להגיע לדבר עם עדים, לברר תלונות.
Gerekli görürse duruşma yapar, tanık dinler, soruşturma ve araştırma yapar.יהיה עליו לעמוד למשפט, להעיד, להיחקר ולהיות במרכז העניינים.
"Bu yıl bir dizi korkunç olaya tanık oldu."התרחשו מספר התפרעויות השנה.
Ancak ellerinde beş farklı tanık ve beş farklı hikâyeyle yola çıkarlar.תושבי הכפר הם יוצאי חמישה שבטים שונים, ונמנים עם כ-30 משפחות שונות.
Barok dönemi ayrıca müzik teorisinin öneminin artışına tanıklık etmiştir.בתקופת הבארוק עלתה חשיבותה של תאוריית המוזיקה.
Asker tanıkların ifadesine göre saldırgan ateşe başlamadan önce Allahu Ekber diye bağırdı.אחד הניצולים אמר כי היורה צעק "אללה אכבר" בהתקפה.
Fransız Tümgeneral François Sevez ise resmi tanık olarak imzaladı.Френският майор-генерал Франсоа Севез подписва като официален свидетел.
Davalı "çocuk", tanıklar da "yaşlı adam" ve "karşı sokaktaki kadın" şeklinde anılır.Обвиняемият е наричан „момчето“, а двамата свидетели съответно: „старецът“ и „жената през улицата“.
Louvre'u ziyaret etmek için Paris'e geldiğinde, pek çok ressamın eski ustaları taklit ettiğine tanık oldu.Когато отива в Париж, за да посети Лувъра, Моне вижда как художниците копират старите майстори.
5 haftalık yargılama sonucunda savunma ve iddia makamı 100'den fazla kişiyi tanıklık etmeleri için çağırdı.За повече от 5 месеца комисията изслушва над 100 свидетели.
Karşı tarafın da aynı koşullar altında rasyonel davranarak tanıklık edeceği kaçınılmaz olacaktır.При това противоречащите си гледни точки са еднакво доказуеми по логичен път.
Tanıkların hepsinin dürüst olduğuna ve gerçeği söylediklerine de inanır.И четиримата младежи твърдят, че казват истината.
2006 - ABD tarihinin en büyük grevlerinden birine tanık oldu.През 2006 прави едно от най-посещаваните турнета в САЩ.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Претендентите дали исканата клетва.
Aleyhindeki tanıkları sakız çiğneyerek dinledi.Рапърите са обвинени по чл.
"Bu yıl bir dizi korkunç olaya tanık oldu.Същата година се случва сериозен инцидент.
ASTP önünündeki beş yıl için son insanlı Amerikalı uzay aracının uçuşununa tanık oldu.Полетът на Купър е по-дълъг от всичките пет предишни американски пилотирани космически полети взети заедно.
Galet, "tanıklık yığını" anlamına gelir.Веданта означава „заключението на Веда“.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.В същия момент на борба пред института минава връщашия се от селото Найденов.
Sonraki tanık olarak Alice çağrılır.За свидетел е призован Том.
Sen hiç bir mahkeme davasında bir tanık olarak hizmet verdin mi?Служил ли си някога като свидетел в съдебно дело?
Tanık olarak konuşan bir doktor Emily'nin epilepsi ve psikoz rahatsızlığının olduğunu söyler.Jedan od stručnjaka je posvjedočio da je Emily patila i od epilepsije i od psihoze.
Muhtemelen bu olaya tanıklık etmişti.Vjerojatno je bio svejed.
Çoğu zaman yeminli tanıkların ifadeleri de kanıt sayılır.Osim toga, često se prakticiralo ispitivanje svjedoka pod zakletvom.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.Nakon oslobođenja, svi preživjeli vraćaju se u selo.
Ve aynı zamanda çok zırvalıklar ve çok kötü şeylere de tanık oldum.Također, doživjela mnoge obrade i remikseve.
Görgü tanıklarına göre bu cümle “Allahu ekber” şeklindedir.Tekbir je svako izgovaranje riječi "Allahu ekber".
Kendi vatandaşlarının Fransız askerlerine boyun eğdiğine tanık oluyordu.Časnički činovi dodjeljuju se samo francuskim vojnicima.
Livorno, 1921'de İtalyan Komünist Partisi'nin (PCI) doğuşuna da tanıklık etti.Bartini je postao član talijanske Komunističke partije u 1921.
Kelime-i Şehadet bu tanıklığın dille açıklanması anlamına gelmektedir.Ova definicija upućuje na zaključak da je riječ o procesu.
İddia makamı kırk tane şahiti tanık kürsüsüne davet etti.Súd si vypočul svedectvá trinástich svedkov.
Fakat o da iyi tanıklık yapamaz.Nemohli dediť ani svedčiť.
Tanıklık: Tanıklıklar alakalı veya alakasız alıntılardır.Používajú sa ako nepriame alebo podporné dôkazy.
Saldırının ardından görgü tanıklarından sağlanan bilgiler ışığında saldırganın robot resmi çizilmiştir.Z informácií skreslených protokolov sa po donútení obvineného pripravil presný scenár procesu.
Arşiv ve Tanık) IV.1.Archidamos IV. alebo Archidámos IV. (starogr.
Savaştan sonra Nisan 1946'da Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nde tanık oldu.V októbri 1947 sa ako svedok vypovedal pred Medzinárodným vojenským tribunálom v Norimbergu.
Bazı tanıkların belirttiğine göre Klaus Mann daha on iki yaşında iken her gün bir kitap bitiriyordu.Z dvanajstimi leti je Klaus Mann po lastni volji vsak dan prebral eno knjigo.
1 Şubat 2008'de erişilmiştir. ^ "13 Ekim, Cuma, Shawna Vela'nın tanıklığı".Pridobljeno dne 1. februar 2008. »Petek, 13. oktober - Pričanje Shawne Vele«.
Suriye, Filistin ve Arabistan'da bu sırada patlayan veba salgınına tanık oldu.Naslednje leto se je začela po Siriji, Palestini in Arabiji širiti kuga.
2 Eylül 1945 tarihinde, Japonyanın teslim olmasına tanık oldu.2. septembra 1945 je japonska oblast sporočila kapitulacijo.
Tarihe Tanıklık.Dejansko je Pričevanje.
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.V njegovem kratkem službovanju se je nagledal vojnih grozot.
İlk romanı Testimone inconsapevole (İstemeden Tanıklık) 2002’de yayımlanmıştır.Dekle, ne poizveduj (1994), besedilo neznano.
75. doğum gününde Hindistan'ın bağımsızlığına tanık olur.1826, na 50. obletnico sprejema Deklaracije neodvisnosti.
Büyükbabası 1906 San Francisco depremine tanık olmuştur.1906 m. apylinkes sudrebino San Fransisko žemės drebėjimas.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.Karius, kurie atsisakydavo šaudyti į civilius, sušaudydavo kariuomenė.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Šaukiamas liudytoju asmuo privalo atvykti į teismą ir duoti teisingus parodymus.
İlgili Sayfalar