tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tanıklık etmek için kürsüye çıkan kişi, Dent'e silah çeker.Появляется полицейский, который просит Дэна показать его ружьё.
Kısa süre sonra Müyesser; evin etrafında gizemli olayla tanık olur.Вскоре они узнают, что город стал жертвой загадочного нападения.
Olay tanıkları da kayıt altına alınabilmektedir.Были поставлены под сомнение и показания других свидетелей.
Alevîler son yüzyıllarda ilk kez inanç bakımından bu kadar ciddi bir ayrışmaya tanık olmuşlardır.Измена впервые изведала твердость веры.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Появление этих свидетелей по мнению осуждённого могло бы повлиять на вердикт присяжных.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.После своих раздумий герой уезжает обратно к себе домой.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Очевидно, он был вынужден прыгать из горящего самолёта.
O, Yahudi olan arkadaşlarının ve meslektaşlarının kovulmalarına ve aşağılanmalarına tanık oldu.Вспоминая причинённые Пророку унижения и оскорбления, он направился в Йемен.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.По словам свидетелей, стрельба в учебном заведении продолжалось около 10 минут.
Tarihte birçok önemli olaya tanıklık etmiştir.Тому есть много примеров из истории.
Daniel Nugent: Cinayet davasında Victor'a karşı bir tanık.دانيال نوجنت: شاهد ضد فيكتور في محاكمته بتهمة القتل.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.وأكدوا أيضا أن الجنود الذين رفضوا إطلاق النار على المدنيين أعدموا على أيدي الجيش السوري.
İtalya, anarşistler ile faşistler arasındaki ilk çatışmalara tanık oldu.شهدت إيطاليا النزاع الأول مع الفاشية.
Olay sırasında birçok tanık şüpheliyi duymuştur ancak hangi dili konuştuğunu anlayamamıştır.روى عدة شهود عدة أشياء عن المشتبه، وإن لم يتفق أحد على اللغة التي تحدث بها.
Meymûn dedi ki: Ömer'e hançerlediği sırada tanık oldum.قال: فلما رآه قد لج قال: فإني سائر.
Ancak filmin sonlarına doğru değişim geçirdiğine, çıktığı bu yolculuğun onu yorduğuna tanık oluruz".لكن عندما حدث تغير في نهاية الفيلم مباشرة شهدنا تعب هذه الرحلة التي خرجت ".
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.عهد على قول الحق..
İddia makamı kırk tane şahiti tanık kürsüsüne davet etti.وعقدت المحكمة 34 جلسة استمعت فيها إلى أقوال 30 شاهدا.
Knut'un ölümüne yaklaşık 600 ila 700 hayvanat bahçesi ziyaretçisi tanık oldu.شهد نفوق كنوت ما بين 600 و700 زائر للحديقة.
İkisi birlikte çalılar önünde yürüyorlardı tanıklara göre.ويبدو أن أحدهما تم أكله، وفقا لشهود العيان.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.يتضمن تحقيقات تهمّ المشاهد لمدة ساعة من الوقت.
Olayın görgü tanıkları, Kuran yakma diye bir şeyin söz konusu olmadığını söylemişti.أقسم الضباط الذين كانوا موجودون بالحادثة علي عدم التفوه بكلمة واحدة.
Fransız Tümgeneral François Sevez ise resmi tanık olarak imzaladı.O Major-General francês François Sevez assinou como testemunha oficial.
İran efsanesine göre, bu kuş o kadar yaşlıdır ki dünyanın yıkılışına üç kez tanık olmuştur.Lendas iranianas consideram a criatura tão velha que viu a destruição do Mundo por três vezes.
Bu olaya tanık olan kimse yoktur ve olaydan 30 saat sonra ölmüştür.Não houve testemunhas e ele morreu trinta horas depois.
Lee Soon-ok, altı yıl orada hapsedildi ve Amerika Birleşik Devletleri Senatosu önünde tanıklık yaptı.Lee em Breve-ok , foi preso por seis anos no local e testemunhou perante o Senado dos Estados Unidos.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Foram levadas para Nuremberga para testemunharem nos julgamentos, e foram libertadas em Novembro de 1946.
Barok dönemi ayrıca müzik teorisinin öneminin artışına tanıklık etmiştir.O período barroco também viveu a ascensão da teoria musical.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Geralmente, suas observações são baseadas em suas próprias experiências como testemunha ocular dos eventos.
Carnero işlerini biran önce bitirmek istemektedir ve Czipra'yı bir bilgili tanık olarak çağırır.O Comissário sugere continuar com o trabalho e chamar Czipra como testemunha.
Ve yine tanıklık ederim ki, Muhammed Onun kulu ve elçisidir. .Testemunho que Maomé é seu profeta mensageiro").
Benjamin Radford'a göre hikâye, görgü tanıkları, incelemeler ve adlî delillerle çürütülmüştür.De acordo com Benjamin Radford, a história foi "refutada por testemunhas, investigações e provas forenses".
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.As testemunhas relataram a morte de 182 a 257 texanos.
11 Eylül 2001 tarihinde kent Amerika tarihinin en büyük terör olayına tanık oldu.No dia 11 de setembro de 2001, os Estados Unidos viveram o seu maior ataque terrorista de sua história.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Eles juraram ser mentira.
Himmler ile 1941 yılında Minsk'teki Yahudi esirleri arasında bir infaza tanık olduğunu söyledi.Em Agosto de 1941, Himmler assistiu à execução de 100 judeus em Minsk.
1906'da "Collier's Weekly" dergisinde 1906 San Fransisco depremi üzerine görgü tanıklığı raporu yayımlandı.Em 1906, London publicou na revista Collier's seu testemunho do terremoto de São Francisco.
11 Eylül 2001'de Demaison, Manhattan'daki ofisinde 11 Eylül saldırılarına tanık oldu.Em 2001, Lewin foi morto nos Ataques do 11 de setembro.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır: Duruşma, yargıç, tanık ve sanık.São três os principais sujeitos do processo: o juiz, o autor e o réu.
Willow aynı sahnenin pek çok kez yaşandığına tanık olur.Vieira apareceu como ela própria na série por várias vezes.
Bu döneme ait belge ve bilgi eksikliğini o dönemin canlı tanıkları ile konuşarak tamamladı.Promessa feita e perfeitamente cumprida, afirmam testemunhas desta história.
Tarihe Tanıklık.Carta Testemunho.
Görgü tanıkları da polisin bazı geçiş noktalarını kapattığını anlattı.Um porta-voz da polícia local disse que ela passou por interrogatório.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.De acordo com relatórios das testemunhas, o Milagre do Sol durou aproximadamente dez minutos.
Ardından devlet memuru olarak görev almış ve bu dönemde demokratik sisteme geçişe tanık olmuştur.Durante esse período chegou a assumir o governo do Estado, durante viagem do então intervento estadual.
Bu topluluk, tarihte ilk kez Dünya'nın kendi ekseni etrafında döndüğüne tanık olmuştur.Após esse dia, a opinião pública mundial focou sua atenção pela primeira vez na questão do apartheid.
Ayrıca Caprice suçları için tek tanıktır ve sonunda Boş olduğu ortaya çıkar.Piaf é interrogada e acusada de cúmplice, mas acabou sendo absolvida mais tarde.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.Een paar soldaten zeiden dat zij getuige waren geweest van de executie van ongewapende gevangenen.
Hakim Fang tarafından sorgulanırken bir tanık Oliver’ın masum olduğuna şahitlik eder.Tijdens de rechtszaak wordt hij echter vrijgesproken omdat een getuige meldt dat Oliver onschuldig is.
Sonraki tanık olarak Alice çağrılır.Daarna wordt Alice opgeroepen.
Temmuz 1947 yılında suçlanan eski Devlet Bakanı Franz Schlegelberger için bir tanık olarak ortaya çıktı.In juli 1947 trad hij op als getuige ten ontlaste voor de vroegere staatssecretaris Franz Schlegelberger.
Birçok hikâye bu üç karakterin çatışmasına tanık olur.In veel verhalen botsten de persoonlijkheden van de drie.
Özellikle otelin ikinci katı pek çok ünlü ziyaretçiye tanıklık etmiştir.Het hotel verleende vaak onderdak aan voorname bezoekers.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Ooggetuigen meldden dat de jongen het vuur opende en lukraak schoot in de klaslokalen en gangen.
Tanık olmak, tanık olarak yaşamını sürdürmeye çalışmak.Deze is bereid als getuige op te treden.
Arşiv ve Tanık) IV.1.Antwerpen) en VC Herentals (1e prov.
Tarihe Tanıklık.Getuigenis/Témoignage.
Çılgın olayın sonunda tanık köyüne geri döner.Tijdens het onderzoek op de plaats delict komt de weduwe haar huis binnen.
Halk öyküleri toplumların sosyal konumlarına göre değişik yapılanma evrelerine tanık olmuştur.De samenstelling van de bevolking was bij verschillende volkstellingen als volgt:
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Hij vraagt hem te zweren dat hij Andy de waarheid vertelde.
İlgili Sayfalar