İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Druga, bardziej uczciwa droga to rzeczywista naprawa modelu.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Druhá -- čestnější možnost je skutečně napravit ten model.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Druhá, viac čestná možnosť, je opraviť ten model.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.좀 더 솔직한 두번째 방법은 모델을 수정해 보는것이죠.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.La deuxième, plus honnête, est en fait de modifier le modèle.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.La seconda, e più onesta opzione, è quella di aggiustare proprio il modello.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.La segunda manera, que es más honesta, es realmente solucionar el modelo.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Thứ hai, cách trung thực hơn là thực sự sửa chữa mô hình.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Zweitens, der ehrlichere Weg ist, das Modell direkt in Ordnung zu bringen.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Ο δεύτερος, πιο τίμιος, τρόπος είναι όντως να διορθώσεις το μοντέλο.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Вторият, по-честен начин е наистина да подобрите модела.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.Второй, более честный путь — исправить модель.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.שתיים, דרך הוגנת יותר היא לתקן ממש את המודל.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.اثنان، طريقة أكثر مصداقية هو بالفعل اصلاح النموذج.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.実際にモデルを修正することです 変化はゆっくり訪れます
İki-üç dakika içinde arabayı tamir etti. Arabayı alıp, baktım.Intentó ponerle las llantas y lo logró en pocos minutos.
İki-üç dakika içinde arabayı tamir etti.И успя, само за няколко минути.
İletişim kopukluğu var. Ben de bu kopukluğu tamire çalışıyorum.C'è una tale disconnessione, e per me, questo film è come riconnettere un po'.
- Kaç para istedi tamirci senden?Yuh cheat! Sure, kid !saw little of either, to cheat
Kadınlar tamir etti.Femeile fix-le.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Ciągłe ich użycie oznacza ciągłe uszkodzenia.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Cơ liên tục được sử dụng- liên tục bị tổn thương.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.El músculo está siendo usado constantemente -- está siendo constantemente lesionado.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.I muscoli sono usati di continuo - e quindi vengono danneggiati di continuo.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.근육은 끊임없이 사용하는만큼 계속해서 손상되니까요.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Les muscle sont constamment utilisés, constamment endommagés.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Muşchii sunt folosiţi în permanenţă -- şi vătămaţi incontinuu.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Muskeln werden ständig gebraucht - und ständig beschädigt.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Os músculos estão sempre a ser usados, sempre a ser danificados.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Spieren worden constant gebruikt, constant beschadigd.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Οι μύες είναι σε συνεχή λειτουργία -- φθείρονται συνέχεια.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Мускулите се използват непрекъснато -- непрекъснато се увреждат.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.Мышцы постоянно используются и постоянно травмируются.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.שרירים הם בשימוש תמידי - והם כל הזמן נפגעים.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.العضل يستخدم باستمرار - يتضرر باستمرار.
Kas sürekli kullanılıyor - sürekli tamir ediliyor.肉離れしたり 筋肉のストレッチをしたり
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.Ik heb mezelf leren naaien, koken, sanitair repareren en meubels maken.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.저는 바느질도, 요리도, 파이프를 고치고 가구를 만드는 일도 혼자 배웠어요
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.Sam nauczyłem się szyć, gotować, majsterkować, budować, mogę się też, w razie potrzeby, poklepać po plecach.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.Я научился шить, готовить, чинить водопровод, собирать мебель, я могу сам себя похлопать по плечу, если надо.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim."יש רק עוד דבר אחד שכדאי שתביני. "לימדתי את עצמי לתפור, "לבשל, לתקן את הצנרת, לבנות רהיטים.
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.لقد علّمت نفسي الخياطة ، الطبخ ، أعمال السباكة ، وعمل الأثاث ،
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.必要なら自分で自分を褒めてやることだってできる
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Aku heran ia belum dilaporkan. - Yah, kita akan melaporkan 'em ... segera setelah kita kembali ke daratan.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Der Graf hat nämlich nur eine Barkasse. Und die wird gerade repariert.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Ihmettelen sitä ei ole raportoitu. - No, me raportti 'em ... aivan heti kun saamme takaisin mantereelle.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Látod, a gróf csak egy elindítása ... és ez alatt javításra.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Le comte ne possède qu'une seule vedette et elle est actuellement en réparation
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Mi chiedo non è stato segnalato. - Bene, faremo rapporto 'em ... non appena torniamo alla terraferma.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.U ziet, de telling heeft slechts een te lanceren ... en dat is in reparatie.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Vei vedea, numărul de are doar o lansare ... şi care este în reparaţie.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Vidiš, štetje ima le en začetek ... in to je v popravilu.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Víte, hrabě má jen jednu loď, a ta je zrovna v opravě.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Zastanawiam się, nie została podana. - Cóż, będziemy raport 'em ... jak tylko wrócimy z lądem.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Zaujímalo by ma, nebolo hlásené. - No, tak sme sa správa 'em ... len čo sa vrátime na pevninu.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.Вие виждате, графът има само едно старта ... и това е в ремонт.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Интересно, он не поступало. - Хорошо, мы сообщим им, ... как только мы вернемся на материк.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.- Цікаво, він не надходило. - Добре, ми повідомимо їм, ... як тільки ми повернемося на материк.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.直後に我々が取り戻すと 本土へ。 あなたは、カウントを参照してください。 唯一の打ち上げを持っています... それは修理の下です。
Kusurlar daha da kötüleşmeden tamir etmek önemlidir.Det är viktigt att felen åtgärdas snabbt, innan de förvärras.