Eğer öyleyse, siz bunu nasıl tamir ederdiniz?]Si sí, como lo arreglaría?
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Ich war nie besonders gut darin, Sachen zu reparieren als ich noch mein altes Leben hatte.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Ik was nooit goed in dingen repareren in mijn oude leven,
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Je n'avais jamais été douée pour le bricolage dans la vie que je menais avant.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.예전에는 물건을 잘 못고쳤어요
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Nigdy nie byłam zbyt dobra w naprawianiu rzeczy, kiedy żyłam moim dawnym życiem.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Nikdy jsem nebyla kutil během svého starého života.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Nunca había sido muy buena arreglando las cosas en mi vida anterior.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Tôi đã chẳng bao giờ giỏi sửa chữa các thứ khi tôi sống như trước kia.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Никога не съм била добра в това да оправям неща в предишния ми начин на живот.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.Починка вещей никогда не была моей сильной стороной в той, прошлой жизни.
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.אף פעם לא הייתי ממש טובה בלתקן דברים כשחייתי את חיי הקודמים,
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.أنا لم أكن أبداً ماهرة فى أصلاح الأشياء حينما كنت أحيا حياتى السابقة
Eski yaşamımda birşeyleri tamir etmekte asla iyi olmamıştım.物の修理は得意でなかったのに 海のど真ん中で 陸にたどり着くには
Evet. Malikanenin tamiri bahanesiyle, kilere asker ve silah taşıdık.Med reparationerna som täckmantel flyttade vi dit soldater och vapen.
Evet. Malikanenin tamiri bahanesiyle, kilere asker ve silah taşıdık.Med reparationerne som dække flyttede vi soldater og våben ind.
Evet. Malikanenin tamiri bahanesiyle, kilere asker ve silah taşıdık.Siirsimme sotilaita ja aseita kellariin remontin varjolla.
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim. Babam yapamamıştı.¡Arreglé el motor de la barca el otoño pasado!
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim. Babam yapamamıştı.Ho riparato il motore della barca, lo scorso autunno!
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim. Babam yapamamıştı.Jag lagade båtmotorn förra hösten.
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim. Babam yapamamıştı.Letzten Herbst habe ich den Bootmotor repariert!
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim. Babam yapamamıştı.Vloni jsem opravil motor u člunu, táta to neuměl.
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim. Babam yapamamıştı.Το φθινόπωρο επιδιόρθωσα τη μηχανή του σκάφους.
Geçen sonbahar teknenin motorunu tamir etmiştim.Zeszłego roku naprawiłem silnik na łodzi.
Gücünün bir kısmını siktiğim solunum cihazını tamir etmek için kullan.Necesitas un seguro de vida. Usa algo de tu "Fuerza" para arreglar tu maldito respirador.
Gücünün bir kısmını siktiğim solunum cihazını tamir etmek için kullan.Usa un po' della tua forza per riparare quel cazzo di respiratore!
Gücünün bir kısmını siktiğim solunum cihazını tamir etmek için kullan.Utilise donc ta force pour fixer ce putain d'inhalateur
Hayal kýrýklýklarýný, bende tamir etmeye çalýţma!Έχω τα δικά μου σχέδια.
Hayal kýrýklýklarýný, bende tamir etmeye çalýţma!Разбра ли? Не се опитвай да осъществиш мечтите си чрез мен!
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.¡Al, siento haberte hecho esperar! - ¿Puedes arreglarle enseguida?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.-Consegues consertá-lo já?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.-Kan du fixa honom direkt?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.- Kan du ordne ham nu?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.Naprawisz go od ręki?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.- Puoi sistemarlo al volo?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.-Voitko korjata hänet heti?
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.-Μπορείς να τον φτιάξεις τώρα; -Ναι.
-Hemen tamir edebilir misin? -Hı hı.- Ты сразу же его почнишь?
Henfrey saat tamiri, koyar.Henfrey asettaa se, kelloa-korjaukset.
Henfrey saat tamiri, koyar.눈부신 씨가 Henfrey이 시계 수선에서 그것을두고 있으므로.
Henfrey saat tamiri, koyar.الصارخة ، لذلك السيد Henfrey يضعه ، في اصلاح مدار الساعة.
Henfrey saat tamiri, koyar.氏Henfreyだけでなく、時計の針、と顔を離陸したが、抽出さ
Hey, bu şirin küçük kız kim? Tamircim.-Kuka tämä söpö pikkutyttö on?
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Ce truc fonctionne bien, donc je ne vais pas commencer à le bidouiller.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Doe niets. Als het niet kapot is, repareer het dan niet.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Isto não está avariado, por isso não vou arranjá-la.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Lucrul ăsta nu e stricat așa că n-o să încerc să-l repar.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Non c'é niente di rotto, quindi non lo riparo.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Tdk ada yg rusak jadi tdk ada yg perlu diperbaiki
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.TED 는 망가지지 않았기 때문에, 저는 고치지 않을겁니다.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Thứ này không bị phá vỡ, vì thế tôi sẽ không phải sửa nó.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.To działa dobrze, więc nie potrzeba zmian.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Tue nichts. TED ist nicht kaputt, also werde ich es nicht reparieren.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Μην κάνεις τίποτα. Αυτο το πράγμα δεν έχει φαληρίσει, οπότε δεν πρόκειται να το φτιάξω.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Не е счупено, затова не го и поправяй.
Hiçbir şey yapma, bu iş bozuk değil, bu yüzden tamirime gerek yok.Это штука не сломана, так что я не буду и чинить ее.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.A doua cale, mai cinstită, este să repari modelul.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.A második, becsületesebb út, a modell megjavítása.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz. Değişim zamanla olur.Kedua, yang lebih jujur, adalah dengan memperbaiki model. perubahan berlangsung lambat.
İkincisi, daha dürüst bir şekilde, gerçekten modeli tamir edersiniz.De tweede, eerlijkere manier is om het model te verbeteren.