Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra mayın hasarının tamiri için mayıs ayına dek tamirde kaldı.Han måtte også stå over EM senere i mai på grunn av skulderskaden.
Geçirdiği tamirler sonucu yine faaliyetine devam etmiştir.Bilen hennes har brutt sammen gang på gang.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.Pada tahun 1946, ia meninggalkan perusahaan tersebut dan mendirikan toko reparasi radio di Tokyo.
Yıkılmış tahkimatlar da Edessa, Batnae ve Amida'da tamir edildi.Pada saat yang sama, perbentengan yang rusak juga diperbaharui di Edessa, Batnae dan Amida.
Tamirde en az işi yapan odur ama her tamirde ilk o söz alır.Mazmur ini berbentuk akrostik, yaitu tiap ayat dimulai dengan huruf abjad Ibrani secara berurutan.
1997 - Uzay mekiği Discovery'nin astronotları, Hubble teleskopu'nu tamir etmeye başladılar.1997 - Pesawat Discovery diluncurkan pada misi perbaikan ke teleskop luar angkasa Hubble.
Hatta tamir için eşya gerekiyorsa, bu eşyalar bulunup yerleştirilmelidir.Selain itu jika jaringan harus diperbaharui maka peralatan baru harus diinstal.
Kenan Sofuoğlu; motor tamircisi bir babanın (İrfan Sofuoğlu) en küçük oğludur.Dan bin Yakub memiliki anak tersedikit (1 anak), sedangkan Benyamin terbanyak (10 anak).
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Lalu ia akan menyetel timer di jam tangannya.
Samantha'nın Honda Civic'ini tamir ediyor.Honda Civic Si adalah trim sport kompak dari Honda Civic.
Tahrip edilen bölgeler tamir edilmiştir, fakat yenilenmesi birçok kez ertelenmiştir.Pohon yang asli telah dihancurkan, dan telah diganti beberapa kali.
Engineer: Düşman araçlarını yok eder, dost araçları tamir eder.Bom ini digunakan untuk membunuh personel musuh dan menghancurkan kendaraan.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Sekali lagi CC 201 45 mengalami kerusakan dan harus diperbaiki.
Doktor motoru tamir etmesinde yardım eder.Anak laki-laki kemudian memperbaiki mesinnya.
Tamir için Wilhelmshaven'e gönderildi.Con tàu được gửi đến Wilhelmshaven để sửa chữa.
Yıkılmış tahkimatlar da Edessa, Batnae ve Amida'da tamir edildi.Đồng thời, các công sự đổ nát cũng phải được nâng cấp tại các thành phố Edessa, Batnae và Amida.
Bozulmuş radyoları tamir etmekten de zevk alırdı.Nó cũng dễ điều chỉnh bước sóng của tia xạ.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Điều này đã được sửa chữa bởi các bản vá lỗi.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Đạn súng cối đơn giản, rất rẻ.
Mayıs 2007'de Markt 29'daki evin ve komşu evinin tamiri başladı.Tháng 5 năm 2007, người ta đã trùng tu ngôi nhà tại Markt 29 và ngôi nhà bên cạnh.
Eskiden tamircilik yapıyordu.Trước đây thường dùng trong nghề mộc.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Karakulak Suyunun tamirini kararlaştırdı.Ví dụ, hội đồng thành phố đang cân nhắc xây dựng nhà máy xử lý nước thải.
Makineyi tamir edip geri dönerler.Chiếc máy bay đã được sửa chữa và hoạt động trở lại.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Ví dụ: Ông A bị mất một chiếc đồng hồ quý trong phòng làm việc.
Eski okul binası tamir ettirilmiş ve çeşitli toplantılar için kullanılmaktadır.Cơ sở vật chất của nhà trường được cải tạo, sửa sang tu bổ nhiều hạng mục.
Daha sonra üçü birlikte uçağı tamir ederler.Do tai nạn nên máy bay được sửa chữa lại toàn bộ.
Bu elbise kendi kendini tamir edebilir ve şekil değiştirebilir.Vị thần này có thể tự thay đổi hình dạng của mình.
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.Cú đánh trúng đã phá vỡ hầu hết phần đuôi của con tàu, và việc sửa chữa chỉ hoàn tất vào mùa Xuân năm 1941.
Aninden tamir yerinden araba gelmeye başlar.Đường bộ bắt đầu được cải thiện khi xuất hiện ô tô.
MÖ 19 yılında, Kral Herod tapınak kompleksinin tamirine başladı.Khoảng năm 19 trước CN, Herod Đại đế bắt đầu một công trình vĩ đại tại Núi Đền.
Medrese 1965-1966'da tamir edilmiş ve müze haline getirilmiştir.Giữa năm 1955 và 1966 nó được xây dựng lại như một bảo tàng.
Küba Hava Kuvvetleri uçakları tamir ettiremiyor ya da yedek parça alamıyordu.Máy bay không thể ném bom, tham gia không chiến hoặc hỗ trợ bộ binh.
Tamirde en az işi yapan odur ama her tamirde ilk o söz alır.座右の銘は「いのちと申す者はァ 一切の財の中にィ 第一の財なり」。
Arızalandıklarında, tamir edilmesi çok zahmetlidir.一旦破損すると修理は困難となる。
Kamera ise yeniden satılacak şekilde tamir edilmekteydi.カメラは再生されて販売される。
Çeşitli tamirler görmüştür.わたしはまた、多くの座を見た。
Geary 24 saat içinde tamir edileceğini garanti eder.パットンは48時間で出来ると答えた。
Bu ev tamir edilerek kullanılmıştır.建物は修繕の必要があった。
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.叔父にもらった時計を修理してくれという。
Kenan Sofuoğlu; motor tamircisi bir babanın (İrfan Sofuoğlu) en küçük oğludur.小さいころは父(やべみつのり)と朝から晩までつくしを採って食べていたという。
Latin İmparatorluğu sırasında, Saray kullanılmaya devam edilse de, para yokluğundan tamir ettirilememiştir.その後のラテン帝国でも大宮殿を使い続けたが、修復するための資金がなかった。
Bakü füniküleri 2001'de ve 2007'de iki kez esaslı tekrar tamir edilmiştir.当ケーブルカーは、2001年および2007年に見事に修理された。
Hasar çok geniş kapsamlıdır, reaktörun tamir için ayrılması gerekir.ダメージは大したことはなく、応急修理でしのいだ。
Kendinizde iyi bakın." der ve tamir yerine doğru gitmeye başlar.「もどれ」と言うと術が解け、元に戻る。
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.リュッツォウは艦尾部を破損し、その修理は1941年春まで完了しなかった。
İkincisi ve daha mantıklı olanı ise eski yıkılmış köprüyü tamir ettirdiği yönünde olanıdır.三度目に再建された橋は近代化されつつも以前の橋のスタイルを維持している。
Sonraki yıllar yine birçok kez tamir ve bakım görmüştür.その後数年間、維持と補修の頻度は増した。
Özellikle 1782 yılında çıkan yangında harap hale gelmiş, ardından da tekrar tamir edilmiştir.1788年の天明の大火により焼失し、その後、再建された。
Aninden tamir yerinden araba gelmeye başlar.ここから車が破損し始める。
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.サイードはどうにかトランシーバーを修理するが、それは信号を発せられず、電池残量も限られていた。
Bu durumda hücrenin kendini tamir yeteneğine bağlı olarak hasar giderilebilir.そのため修復自体は可能な模様。
Sağlık evinin tamir edilmesi gerekmektedir.家屋の補修が必要になる。
Bu hüneri sayesinde araç cephede kolaylıkla tamir edilebilmektedir.このロールは容易に舵によって修正できた。
Araba tamircisi olarak iş bulması bir yılını aldı.確かめるため、車に乗って1時間くらい探していた。
Aracın basit yapısı kolaylıkla tamir ve bakımı yapılabilmesine imkân tanımaktadır.父親のおかげで車の簡単な修理も出来る。
Safevî ve Akkoyunlu tehlikesi sona erince kale tamir ettirilmemiştir.砂やホコリによる機関部の不具合は結局解消されなかった。
Ev tamir işlerinde çalışan babasının yanında, duvar kağıdı ve boyama işlerinde çocuk yaşlarda çalıştı.幼少時は便利屋の子として、住宅塗装や壁紙貼りなど、父の仕事を手伝った。
Çatı mutlaka tamir edilmeli.屋根をぜひ修理する必要がある。
Temmuz 1915'te bir İngiliz denizaltısı tarafından torpillense de limana geri dönebildi ve tamir edildi.它于1915年7月被一艘英国潜艇的鱼雷击中,但仍可自行返回港口并进行维修。
Geçici olarak iki uçağı taşıdı ve bunun için herhangi bir kalıcı değişiklik veya tamirat geçirmedi.舰只临时搭载了两架飞机,并且没有进行任何永久性的改装以支持它们。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod