Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu ev tamir edilerek kullanılmıştır.Dit gebouw is gerenoveerd.
Daha önceleri de birçok tamirat geçiren cami son olarak 1955-63 yılları arasında restore edilmiştir.Veel van deze elementen zijn bij de restauratie van 1955-1965 weer verwijderd.
Bisikletimi tamir ettirmeliyim.Ik moet mijn fiets laten repareren.
Saati tamir et.Repareer de klok.
Bisikletim dün tamir edildi.Mijn fiets is gisteren hersteld.
Onlara arabamı tamir ettireceğim.Ik laat hen mijn auto repareren.
Onlar, arabalarını tamir ettiğim insanlardır.Dat zijn de mensen van wie ik de auto heb hersteld.
Arabayı tamir edecektim.Ik zou de auto repareren.
Araba tarafımdan tamir edilecekti.De auto zou door mij gerepareerd worden.
Bu arabanın tamirinden bıktık.We zijn de reparaties die nodig zijn aan deze auto zat.
Tom çiti tamir etti.Tom heeft het hek gerepareerd.
Otomotiv üreticisi DKW'de tamirci olarak çalıştı.Pracował jako mechanik samochodowy dla producenta DKW.
Ayrıca bir saat tamircisi ve saat koleksiyoncusudur.Jest kolekcjonerem i koneserem zegarków.
Otto: Yeşil maymundur ve takımın tamircisidir.Otto – to zielona Robo-Małpa i spełnia rolę mechanika.
25 yıldan fazladır restorasyon için kapatılıp, iskele kurulsa da hiçbir tamirat yapılmıyor.Eksploatowany był ponad miarę przez 50 lat, bez napraw i czyszczenia.
TARDIS'in kendi kendisini tamir etmesini beklerken, yeni yüzünü keşfetmeye başlar.Kiedy Doktor dowiaduje się, że TARDIS dokonała już niezbędnych napraw, postanawia ją przetestować.
Ve kısmen tamir edildi.Następnie częściowo je zrestrukturyzowano.
Selçuklu eserlerini tamir ve restore ettirdi.Wzmocniłem i poprawiłem jej (tj. świątyni) konstrukcję.
2007 yılından bu yana havaalanı tamir edildi ve genişletildi.Od 2004 roku linia lotnicza zrekonstruowała oraz poszerzyła system usług lotniczych.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Była dworką Friggi.
Samantha'nın Honda Civic'ini tamir ediyor.Pośrednio model Integra zastępuje Honda Civic.
Tamir için Wilhelmshaven'e gönderildi.Siergiej Mieżeninow został zrehabilitowany.
TJ: Araba tamircisi.W: Motoryzacja .
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Próbowano te błędy poprawić.
1997 - Uzay mekiği Discovery'nin astronotları, Hubble teleskopu'nu tamir etmeye başladılar.1993 – Załoga wahadłowca Endeavour rozpoczęła naprawę Kosmicznego Teleskopu Hubble’a.
Bozulmuş radyoları tamir etmekten de zevk alırdı.Pomagał w montowaniu nielegalnych radioodbiorników.
Küba Hava Kuvvetleri uçakları tamir ettiremiyor ya da yedek parça alamıyordu.Dywizjonu nie wymieniły w samolotach uzbrojenia ani nie wykonały remontu silników czy selekcję amunicji.
Kamu işleri tamamlandı, tapınaklar inşa edildi ve duvarlar tamir edildi.Spłonęło całe wyposażenie świątyni, mury zachowały się.
Bu sandalyeyi nasıl tamir edebilirim?Chciałbym zwrócić krzesło.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.År 1945 lämnade han företaget och grundade en egen radioverkstad i Tokyo.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Han återuppbyggde 82 tempel för att visa sin aktning inför de romerska gudarna.
Chris Pratt, Jim Preston, tamirci.Chris Pratt som Jim Preston, en mekanikingenjör.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.Tornet kom dock att repareras och byggas om flera gånger.
Tersane gemilerin inşa ve tamir edildiği tesise verilen addır.Därtill kommer fartyg som reparerats eller byggts om.
Uçağın iniş takımları hasarlıydı ve asla tamir edilemedi.Flygplanet totalhavererade, och gick inte att återställa.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Till exempel ankarrörelsen i äldre klockor.
Marangozluk ve ayakkabı tamirciliği gibi işlerde çalıştı.Han arbetade som traktor- och bilmekaniker.
Müteaddit zamanlarda tamir görmüştür.Dessa saker korrigerades med tiden.
Otomotiv üreticisi DKW'de tamirci olarak çalıştı.Kempka utbildade sig till elektromekaniker och arbetade som mekaniker för motortillverkaren DKW.
Gerçekten brick hale gelmiş cihazlarda tamir çok zordur ya da imkansızdır.Evakuering och materialtransporter gjordes mycket svåra eller helt omöjliga.
Savaştan sonra, şehrin sakinleri hızla bombalamadan kaynaklanan hasarları tamir etti.Gisslan flydde efter att bomben oavsiktligt exploderat i förtid.
Fitch, silah tamirinde uzman birisidir.Georg är egentligen bara duktig på en sak, pistolskytte.
Bu durumda hücrenin kendini tamir yeteneğine bağlı olarak hasar giderilebilir.Dessa finns för att försäkra att cellen dödar sig själv endast när det är ändamålsenligt.
Ve kısmen tamir edildi.Takmålningen delvis bevarad.
1960-1961 yıllarında da tamir görmüştür.В 1960–1961 роках вона була реставрована.
Doğal membran tamir mekanizmaları şokun ardından bu delikleri kısa sürede onarırlar.Природні механізми відновлення мембрани згодом латають ці отвори.
Depremden sonra esaslı bir tamir gördü.Після землетрусу частково відновлене.
TJ: Araba tamircisi.Якіра) — автомобільний.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Його власником був поміщик Мороз.
Tamir olanakları özelleştirilmiştir.Удосконалювались форми виконання.
Ayrıca DNA tamiri ve genetik rekombinasyonda kullanılırlar.Крім того вони використовуються в репарації ДНК і гомологічній рекомбінації.
Bir araba tamircisine giderek arabayı başka renge boyattılar ve plakasını değiştirdiler.Заїхати до автомайстерні і перефарбувати машину.
Bir kasnakçının ve bir makine tamircisinin yanında çırak olarak çalıştı.Потім був помічником машиніста та машиністом врубової машини на цій же шахті.
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.Вони відремонтували і перебудували замок.
İtfaiye binası Olle Qvarnström tarafından tasarlanan yoğun genişletme, onarım ve tamirata maruz kaldı.Пожежне депо пройшло велику перебудову і розширення, розроблене Оле Кванстремом.
Ve kısmen tamir edildi.Територія частково впорядкована.
Yaygın zombiler salgını kapmış polis, asker, tamirci ve diğer sivillerden oluşur.Самотній маніяк чи змова спецслужб, терористів і мафії?
Tamiratın başlamasından önce 500 ton kömürün gemiden indirilmesi gerekti.Щоб розпочати будівництво школи потрібно було 1500 карбованців.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.На вежі встановлено невеликий годинник.
Ayrıca bir saat tamircisi ve saat koleksiyoncusudur.В приставці також є годинник та будильник.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod