Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sayid telsizi tamir etmeyi başarır fakat yeterli bataryası yoktur ve sinyal alamamaktadırlar.Sayid riesce a riparare la radio, ma non riesce a ricevere un segnale e la batteria avrà vita breve.
Fitch, silah tamirinde uzman birisidir.Sedgman è una tiratrice specializzata nella carabina.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Per conoscere la quantità di ore eguali.
İnsomnia doğal uyuma dengesini bozar ve tamiri oldukça zor olabilir.L'insonnia altera il naturale ciclo del sonno, che può risultare difficile da restaurare.
Ayrıca DNA tamiri ve genetik rekombinasyonda kullanılırlar.Esse rivestono un ruolo importante anche nella riparazione del DNA e nella ricombinazione genetica.
Yıkılmış tahkimatlar da Edessa, Batnae ve Amida'da tamir edildi.Vennero riparate anche le fortificazioni di Edessa, Batne e Amida.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Sulla facciata è posto un orologio.
Geary 24 saat içinde tamir edileceğini garanti eder.L'eliminazione per via renale si completa entro 24 ore.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Non possiamo evitare il riprodursi degli errori in questo procedimento.
Trenton semtinde kendisine ait olan garajda oto tamircilik yapar.Colleen riesce a penetrare nel garage dove si sta svolgendo l'asta.
En son 1981–1984 yılları arasında geniş bir tamirattan ve restorasyondan geçmiştir.Tra il 1981 e il 1983 subì un restauro generale.
2014 yılında türbe Vakıflar İdaresi tarafından yeniden tamir edilip ziyarete açıldı.Nel 2014 ha subito un profondo restauro su iniziativa del governo turco.
Samantha'nın Honda Civic'ini tamir ediyor.Il nome deriva dalla Honda Civic Ferio.
Sultan II. Mahmud ayrıca, İstanbul'daki bütün büyük camilerin tamirini de yaptırdı.Al-Muʿizz fece costruire anche una nuova grande sala nel palazzo.
Daha sonra bir plaja inen Tolga aracı bir tamirciye götürür.(3 secondi) Riprese di una macchina che procede verso la spiaggia.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.Il soffitto fu più volte rifatto e ristrutturato.
O, saati benim için tamir etti.Он починил мне часы.
O, saatini tamir ettirdi.Ему починили часы.
Isınma sistemini tamir ettikleri için mutluyum, ancak şimdi de çok sıcak.Я рад, что они исправили систему отопления, но теперь слишком жарко.
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.Я разобрал радиоприёмник на части, чтобы починить его.
Çatıyı tamir etmenin maliyeti onu şok etti.Стоимость ремонта крыши шокировала её.
Çatı mutlaka tamir edilmeli.Крыша действительно нуждается в ремонте.
Onu tamir etmeliyim.Я должен это починить.
Bunu tamir edebilir misiniz?Вы можете это починить?
Tom bilgisayarı tamir edebilmeli.Том должен справиться с ремонтом компьютера.
Mart 2011'de anıtın tamir edilmesi gerektiği bildirilmiştir.По состоянию на март 2011 года памятник находится в состоянии, требующем ремонта.
Tamirci çağırdıklarında ise büyük bir sorun olduğu ortadadır.После по телефонному автомату ему сообщают, что у него большие проблемы.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Овальные карабины самые простые и дешёвые.
Üvey babası bir stok otomobil yarışcısı ve ayrıca Formula One sürücüsü Dan Gurney'in tamircisiydi.Его отчим был водителем серийных автомобилей, а также работал механиком пилота Формулы-1 Дэна Герни.
Bazı boyacılar ufak ayakkabı tamiratı işlerini de yaparlar.Государству перешёл контроль и над мелкими обувными предприятиями.
Kırımdan sonra tamir edilip okul olarak kullanıldı.После революции она была переоборудована и использовалась как школа.
İtfaiye binası Olle Qvarnström tarafından tasarlanan yoğun genişletme, onarım ve tamirata maruz kaldı.Пожарное депо пережило большую реконструкцию и расширение под руководством Олле Кванстрёма.
Daha sonra üçü birlikte uçağı tamir ederler.В дальнейшем собрал ещё три самолёта своей конструкции.
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Нерва во время этих событий не пострадал, но его власть была, таким образом, поколеблена.
Oyundaki iskeleyi tamir ederek açık sularda balık avlayabilirsiniz.На сбросном канале станции может разводиться рыба.
Chris Pratt, Jim Preston, tamirci.Джеймс Фостер, Майк Прайс.
1997 - Uzay mekiği Discovery'nin astronotları, Hubble teleskopu'nu tamir etmeye başladılar.1997 — Команда шаттла Discovery отправляется ремонтировать и обновлять телескоп Hubble.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Пробили часы где-то в квартире?
1946 yılında tamirci dükkanından saat çalarken tutuklandı.В 1943 во время ограбления магазина был схвачен полицией.
Binaların bazıları tamir için yıkılmıştır.Частично здания отреставрированы.
Bu tamiratlar sonucu toprak çatı, önce kiremitle örtülmüş; sonra bakırla kaplanmıştır.Это слепой скоростной поворот, находящийся на вершине холма и выводящий на стартовую прямую.
Ve kısmen tamir edildi.К настоящему времени частично восстановлен.
Tamirine izin verilmeyen kilise ve manastır bölümleri yıkılmaya terk edilmiştir.Церковь и дворец утрачены без следа.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.Башня разрушалась и реконструировалась несколько раз.
Ama çok tamir görmüş mendirek hala bulunmaktadır.Сохранилось несколько сильно перестроенных дополнительных строений.
1971'de film tamir edilerek tekrar gösterildi.Фильм повторно восстановлен в 1977 году.
Ayrıca Dale'in karavanını da tamir ederek yaklaşan kışa hazırlanmaktadırlar.В рамках реконструкции внутреннего двора планировалось также разбить зимний сад.
Oyuncu, tamirhanede serbestçe dolaşabilmektedir.Игрок может свободно перемещаться между этажами на лифте.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.При пожаре в 1655 году костёл пострадал, но был быстро восстановлен.
Yasak Şehrin bölümlerini ilerleyen bir şekilde kapamayı, tamir ve restorasyonunu kapsar.Куда бы он ни пришёл служить, везде сразу же затевал капитальные ремонты и строительство.
Bir araba tamircisine giderek arabayı başka renge boyattılar ve plakasını değiştirdiler.Позже они маскирут такси под обычную машину и меняют номера.
Hasar gören araçları da tamir edebilme yeteneğine sahip ikinci sınıfımız.Repair Item — умение чинить повреждённые предметы.
25 yıldan fazladır restorasyon için kapatılıp, iskele kurulsa da hiçbir tamirat yapılmıyor.Ещё двадцать пять лет башня стояла без ремонта.
Hata tamiri bazı polimerazların bir özelliği olmakla beraber hepsinde görülmez.Ходоки компенсируют отсутствие каких-либо специальностей особенностей своим количеством.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.كما أعاد ترميم 82 معبد مختلف ليُظهر رعايته للآلهة الرومانية.
Saray 1481 depreminde hasar gördü, biraz ardından tamir edildi.ألحق أضرار بالقصر بسبب الزلزال الذي وقع في 1481، وقد تم إصلاحه بعد ذلك بوقت قصير.
Çeşitli elektrikli tamir işlerinde ve günde 2 dolara hendek kazıcı olarak çalışmak zorunda kaldı.اضطر تسلا للعمل في عدد من وظائف الصيانة الكهربائية وكحفّار للخنادق مقابل دولارين في اليوم.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.في عام 1945 غادر الشركة وأسس ورشة لإصلاح الراديو في طوكيو.
14. yüzyılın ilk çeyreğinde, sarayı tamir edip birkaç ana tadilat yaptılar.في الربع الأول من القرن الرابع عشر، قام الفرسان بإصلاح قصر وحصلت من التعديلات الرئيسية.
Tamirde en az işi yapan odur ama her tamirde ilk o söz alır.قال تعالى: (هو الأول والآخر) أي الأول قبل كل شيء بلا بداية، والآخر بعد كل شيء بلا نهاية.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod